© BRT

'Akaryakıt zamları yoksulluğu derinleştiriyor'

Merkezi İstanbul'da bulunan Tüketiciyi Koruma Derneği, bir basın bildirisi yayımlayarak akaryakıta ardı ardına yapılan zamlara tepki gösterdi. Başkan Aziz Koçal imzasıyla yapılan açıklamada , "Akaryakıt zamları yoksulluğu derinleştiriyor" denildi.

TÜKODER'in basın bildirisinde son bir yılda motorinin fiyatının yaklaşık yüzde 58, benzinin fiyatının ise yaklaşık yüzde 41 arttığı belirtilerek,  “Motorinin litresine yansıtılan son zamla birlikte ulaşım ve üretim maliyetlerinin yanı sıra yoksul tüketicinin omuzlarındaki yük de daha da ağırlaşmıştır.” denildi.

     TÜKODER'in akaryakıta gelen zamlara tepki bildirisinde, Uluslararası savaşlar, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve döviz kurundaki artışların gerekçe gösterilse bile  yaşananların bütün bedelinin dar gelirli tüketicilere yüklendiği ifade edilerek “Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak, fiyat istikrarını sağlayacak ve tüketiciyi koruyacak uzun vadeli politikaların geliştirilememesinin faturası; emekliye, asgari ücretliye, öğrenciye, çiftçiye, esnafa ve işsize çıkarılmaktadır.” denildi.

     Akaryakıt fiyatlarındaki her artışın yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir zam olmadığın; zamların üretimden nakliyeye, tarımdan sanayiye, gıdadan temel tüketim maddelerine, şehir içi ulaşımdan okul servislerine kadar bütün mal ve hizmetlerin maliyetlerini artırdığını; zamların fiyat zincirinin tamamına yayılarak mutfaktaki ekmeği küçülttüğü ve tüketicinin alım gücünü daha da düşürdüğünü dile getiren TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal basın açıklamasında şöyle dedi:

     "Okulların açılmasına çok az bir zaman kala yapılan bu zam; zaten kırtasiye, okul kıyafeti, beslenme, barınma ve servis ücretleri altında ezilen velilerin bütçesine yeni bir yük getirecektir. Akaryakıt zammının okul servis ücretlerine, toplu ulaşıma ve eğitim araçlarının dağıtım maliyetlerine yansıması kaçınılmazdır. Eğitim hakkı, artan ulaşım ve yaşam maliyetleri nedeniyle erişilemez hâle getirilmemelidir.

     Sorun yalnızca uluslararası gelişmeler değildir. Akaryakıt fiyatları içindeki yüksek ÖTV ve KDV yükü, döviz kurundaki artış, enerjide dışa bağımlılık ve tüketiciyi koruyacak kalıcı bir fiyat politikasının bulunmaması da bu tablonun temel nedenleri arasındadır.

     Geçmiş aylarda eşel mobil sistemi kapsamında rafineri fiyatlarındaki artışların bir bölümü ÖTV indirimiyle karşılanmıştır. Ancak bu uygulama kalıcı ve yapısal bir vergi indirimi değildir. Üstelik 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren maliyet artışlarının yalnızca yüzde 25’i ÖTV’den karşılanırken yüzde 75’i pompa fiyatlarına yansıtılmaktadır. Sistemin 1 Ekim 2026 tarihinde tamamen sona erdirilmesi öngörülmektedir."

     Koçal, açıklamanın sonunda TÜKODER'in  taleplerini şöyle  açıkladı:

"Geçici ve sınırlı ÖTV indirimleriyle yetinilmemeli; akaryakıt üzerindeki ÖTV ve KDV yükü kalıcı ve hissedilir biçimde azaltılmalıdır.ÖTV’nin de içinde bulunduğu tutar üzerinden KDV hesaplanmasına, başka bir ifadeyle verginin vergisinin alınmasına son verilmelidir.Rafineri çıkış fiyatlarında meydana gelen düşüşler ÖTV artışıyla karşılanmamalı, eksiksiz ve doğrudan pompa fiyatlarına yansıtılmalıdır.Eşel mobil sistemi tüketici yararına yeniden düzenlenmeli; sistemin tamamen kaldırılması yerine fiyat artışlarının dar gelirli tüketiciler üzerindeki etkisini azaltacak kalıcı bir fiyat istikrar mekanizması oluşturulmalıdır.Toplu taşıma araçlarında ve okul servislerinde kullanılan akaryakıttan alınan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Bu fark yolcu taşıma ve servis ücretlerine indirim olarak yansıtılmalıÖğrencilerin eğitim hakkına erişimini korumak amacıyla okul servisleri ve öğrenci ulaşımı için kamusal destek sağlanmalıdır.Akaryakıt zamlarının fırsatçılığa dönüştürülerek mal ve hizmet fiyatlarına gerçek maliyet artışının üzerinde yansıtılması önlenmeli; piyasa etkin biçimde denetlenmelidir.Çiftçilere, küçük üreticilere ve temel tüketim mallarının taşınmasında kullanılan akaryakıta vergi indirimi uygulanmalıdır.Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak; kamucu, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir enerji politikası hayata geçirilmelidir.Savaşların ve uluslararası krizlerin bedelini halklara ödeten politikalardan vazgeçilmeli; barışı, diplomasiyi ve halkın refahını esas alan politikalar benimsenmelidir.

Akaryakıt zamları enflasyonu körüklemekte, yoksulluğu büyütmekte ve tüketicinin insanca yaşam hakkını tehdit etmektedir. Ücretler ve emekli aylıkları yerinde sayarken temel ihtiyaçların fiyatlarını sürekli artırmak, milyonlarca insanı daha derin bir geçim krizine sürüklemektir.

Ekonomik krizin, savaşların ve yanlış politikaların bedelini yoksul halka ödetmeyin!

Akaryakıttaki vergileri kalıcı olarak düşürün, fiyat düşüşlerini tüketiciye yansıtın, zamları geri alın ve halkın alım gücünü koruyun!"

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER