© BRT

Can Atalay cezaevinde 24 saatlik açlık grevine başladı: 'Bıçak kemiğe dayandı'

Cezaevindeki seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılına başladığı bugün 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Atalay, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını ve milletvekilliği görevini yapmasının önündeki engelin kaldırılmasını istedi.

 

TBMM’nin yeni yasama yılına cezaevinde giren Hatay Milletvekili Can Atalay, milletvekilliği görevine başlamasının engellendiğini belirterek 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Atalay, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı doğrultusunda adının milletvekili kütüğüne yeniden yazılması için çağrı yaptı.

Atalay, açıklamasında Hatay halkının seçtiği milletvekili olarak Meclis’te bulunması gerektiğini vurgulayarak, “Hatay halkının en zor günlerinde verdiği kararla seçtiği milletvekili olarak benim de orada olmam gerekirken tümüyle hukuksuz olarak cezaevindeyim,” dedi.

Aralarında kendisinin de bulunduğu yüzlerce seçilmiş kişinin, siyasetçinin, gazetecinin ve sanatçının yalnızca siyasi tutumları nedeniyle cezaevinde tutulduğunu savunan Atalay, "Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor. Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır," dedi.

Tutukluluğuna ilişkin yargı sürecini bir kenara bırakarak milletvekili seçilmesinin ardından yaşananları anlatan Atalay, “Anayasal açıdan seçildiğim gün ‘yargılamanın durması’, tahliye edilmem ve yemin ederek görevime başlamam gerekiyordu. Hukuksuzca engellendi," diye belirtti.

 
 

Can Atalay, 25 Nisan 2022 tarihinden bu yana Gezi Parkı davası kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçlamasıyla tutuklu bulunuyor.

Milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik işlemi de eleştiren Atalay, “TBMM’de Anayasa Mahkemesi’nin Türk hukukunda verilmesi mümkün olmayan dediği bir kararı okuyarak hukuki karşılığı olmayan bir adımla milletvekilliğim fiili durum yaratılarak düşürülmeye çalışıldı,” ifadelerini kullandı. AYM’nin söz konusu işlemi “yok hükmünde” saydığını belirtti.

 

Atalay, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un milletvekillerinin haklarını koruma sorumluluğunu yerine getirmediğini savundu.

Kurtulmuş’u “yeniden, bir kez daha görevini yapmaya” davet eden Atalay, “Başka bir ülkedeki bir siyasetçinin hapiste tutulmasını haklı olarak ‘siyasilerin yeri hapishane olamaz’ sözleriyle kınayan ve özgürlüğünü talep eden Sayın Başkan’a, başkanlığını yaptığı Meclis’in seçilmiş bir milletvekiline karşı da sorumlulukları bulunduğunu ne yazık ki hatırlatmak zorundayım,” dedi.

Milletvekillerine de seslenen Atalay, yapılması gereken işlemin belli olduğunu söyledi: “Sayın Başkan, AYM kararı gereği adımı kütüğe tekrar yazacaktır. Başkaca bir karara ve işleme gerek yoktur.” Atalay, milletvekillerinden Kurtulmuş’a “Anayasa’dan kaynaklanan yükümlülüklerini ve sorumluluklarını hatırlatmalarını” istedi.

Açıklamasında geçim, sağlık, barınma ve deprem riskine de değinen Atalay, yaşanan haksızlıkların yalnızca kendisiyle sınırlı olmadığını söyledi.

“Bu ülkeyi emeğiyle ayakta tutan milyonlarca insan güvenli bir evde yaşamak, çocuğunu okula tok göndermek, hastalandığında nitelikli sağlık hizmeti almak, çalışırken ve emekli olduğunda insanca yaşamak istiyor,” diyen Atalay, “Ekmeğini kazanırken ölmek istemiyor,” ifadesini kullandı.

Çocukların okula aç gittiğini, sağlık hizmetlerinin “bir kazanç kapısına” dönüştüğünü ve milyonlarca kişinin deprem riski altında yaşadığını belirten Atalay, AYM önünde yaşamına son veren emekliyi de hatırlatarak, “Hücrenizde bir emekli yurttaşın ‘Para için değil, onurum için’ yazılı bir döviz taşırken, kendi hayatına son verdiğini öğrenirseniz ne yaparsınız?” diye sordu. 

Açlık grevinin “Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrı” olduğunu belirten Atalay, açıklamasını “Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız,” sözleriyle tamamladı.

Ne olmuştu?

Avukat Can Atalay, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin dava kapsamında 2019'da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başladı.

Mahkeme, 25 Nisan 2022'de Atalay'ı "Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Kararın ardından tutuklanan Atalay, Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne gönderildi. Atalay, cezaevindeyken 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay'dan milletvekili seçildi ancak tahliye edilmedi.

Atalay, durumunun hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. AYM Genel Kurulu, 25 Ekim 2023'te Atalay'ın "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı" ile "kişi hürriyeti ve güvenliği" haklarının ihlal edildiğine hükmederek yeniden yargılama ve tahliye yönünde karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise kararı uygulamak yerine dosyayı Yargıtay'a gönderdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi de 8 Kasım'da AYM'nin ihlal kararına uyulmamasına karar verirken, Atalay'ın avukatları ve muhalefet partileri karara tepki gösterdi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER