© BRT

DİSK Taksim'e çelenk bıraktı, birleşme çağrısı yaptı

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim çevresi kapatılırken ulaşım hatları durduruldu. Şişhane, Taksim ve Osmanbey metro istasyonları hizmet dışı bırakıldı. İDO, Şehir Hatları ve deniz motorlarının da Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na yolcu taşıması yasaklandı. DİSK heyeti Taksim meydanına giderek çelenk bırakırken, Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu 1 Mayıs yasaklarına tepki göstererek “Bu yasak iktidarın emekçilere bakışını gösteriyor” dedi.

DİSK Genel Başakın Arzu Çerkezoğlu ve beraberindeki sınırlı sayıdaki sendikacı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim’deki Atatürk Anıtı’na sloganlar atarak yürüdü. Anıta çelenk bırakan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki işçilerin mücadele azmini selamlayarak başlayarak, 1 Mayıs’ın taleplerin en yüksek sesle dile getirildiği gün olduğunu vurguladı.

"TAKSİM İŞÇİ SINIFININ HAFIZASIDIR"

Taksim Meydanı’nın tarihsel ve hukuksal olarak 1 Mayıs ile özdeşleştiğini ifade eden Çerkezoğlu, yasaklama kararlarının bu gerçeği değiştiremeyeceğini, meydanın toplumsal bir hafıza olduğunu vurguladı. Çerkezoğlu, "Oysa tarih, toplum ve hukuk tek bir gerçek üzerinde uzlaşmıştır. Taksim Meydanı, 1 Mayıs meydanıdır. Bu gerçeği hiçbir şey değiştiremez. Bundan 49 yıl önce burada onlarca arkadaşımızı kaybettiğimiz 1977 1 Mayıs'ındaki katliam da 1980 askeri darbesi de bu gerçeği değiştirememiştir. Bu meydan Türkiye işçi sınıfının, emekçi halkın, kadınların, gençlerin hafızasıydı,; birliğimizdir, dayanışmamızdır. Bu meydan mücadelemizdir. Bu meydan, bu simgesel anlamıyla bizim açımızdan son derece değerlidir, anlamlıdır" diye konuştu.

 

"YASAK, AKP’NİN ZİHNİYETİNİ GÖSTERMEKTEDİR"

Taksim Meydanı’nın daha önce en büyük 1 Mayıs kutlamalarına ev sahipliği yaptığını anımsatan Çerkezoğlu, 2013 sonrasındaki yasakların siyasi iktidarın tercihi olduğunu kaydetti. Çerkezoğlu, bu yasağın amacının işçilerin sesini boğmak olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Biliyoruz ki bu Taksim yasağı sadece bir meydan yasağı değildir, bugün ülkeyi yöneten siyasi iktidarın, AKP'nin zihniyetini göstermektedir. Çünkü ülkeyi yönetenler Taksim'i yasaklarken işçi sınıfının sesini boğmak, bu meydanı sermayenin karanlığının ve korkunun simgesi haline getirmek istiyorlar. Bugün emeğimizi değersizleştirmeye çalışanlar, hepimizi asgari ücrete mahkum etmeye çalışanlar, Türkiye'yi küresel sermayeye ucuz emek cenneti hâline getirmeye çalışanlar, adaletsiz vergi sistemi ile yoksuldan alıp zengine, işçiden alıp patrona vermeye çalışanlar, düzenin bütün çarklarını zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için döndürenler bu Taksim yasağını da bize getirenlerdir."

"ÜLKEYİ YÖNETEN İKTİDAR, EMEĞE KARŞI SERMAYENİN İKTİDARIDIR"

Mevcut yönetim anlayışının "emeğe karşı sermayenin iktidarı" olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, iktidarın hukuku bir araç olarak kullandığını savundu. Baskı rejiminin nedenlerine değinen Çerkezoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün ülkeyi yöneten iktidar, emeğe karşı sermayenin iktidarıdır, halka karşı rantın iktidarıdır ve iktidar toplumsal desteğini kaybettikçe daha da baskıcı yöntemlere sarılmaktadır. Yargıyı siyasallaştırarak, hukuku bir sopa haline getirerek iktidarını sürdürmeye çalışmaktadır. Eğer bir iktidar işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri, halkı yok sayarak politikalarını hayata geçiriyorsa ancak bu baskı rejimiyle ayakta kalabilir. O nedenledir, Taksim yasağı, o nedenledir bu baskılar, artan eşitsizlikler, adaletsizlikler. O nedenledir bugün hapishanelerde sendikacıların, gazetecilerin, siyasetçilerin, belediye başkanlarının hapishanede olması.

"BİRLEŞELİM, BU ADALETSİZ DÜZENİ DEĞİŞTİRELİM"

Biz biliyoruz ki bugün bu ülkede 1 Mayıs sabahı Taksim Meydanı'ndan bir kez daha ilan ediyoruz ki baskıyı ve zulmü kendi iktidarlarının güvencesi olarak görenler bilsinler ki bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçilerden, emekçilerden, kadınlardan, gençlerden daha büyük bir güç yoktur. O nedenle biz bu yıl 1 Mayıs meydanlarına tüm sınıf kardeşlerimizi çağırırken 'Birleşelim, değiştirelim' diyoruz. Birleşelim, direnelim, mücadelemizi büyütelim ve bu adaletsiz düzeni değiştirelim diyoruz."

kAYNAK: Cumhuriyet

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER