Farid Şafiyev'in önemli yazısı
GÜNDEMFarid Şafiyev: Azerbaycan'ın yeni güvenlik anlayışında güçlü ordu, bağımsız dış politika ve laiklik öne çıkıyor.
Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı, eski Büyükelçi Farid Şafiyev, Azerbaycan'ın Karabağ zaferinin ardından şekillenen güvenlik politikasını değerlendirdi. Şafiyev, ülkenin yeni güvenlik yaklaşımında askeri güç, ekonomik bağımsızlık, çok yönlü dış politika, laik devlet yapısı ve hibrit tehditlerle mücadelenin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı Farid Şafiyev, “Kale ile Açık Kapı Arasında: Azerbaycan'ın Güvenlik, Laiklik ve Hibrit Savaş Politikası” başlıklı makalesinde, Güney Kafkasya'da değişen jeopolitik dengeleri ve Azerbaycan'ın yeni dönemde karşı karşıya bulunduğu güvenlik sınamalarını ele aldı.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in iktidar partisinin kurultayında yaptığı konuşmayı değerlendiren Şafiyev, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'ın kontrolüne geçmesinin ardından ülkenin güvenlik önceliklerinin yeni bir çerçevede şekillendiğine dikkat çekti.
Şafiyev'e göre bu yaklaşımın temelinde güçlü bir ordu, ekonomik ve mali bağımsızlık, askeri-siyasi bloklara katılmadan sürdürülen çok yönlü dış politika ve hibrit tehditlere karşı dayanıklı laik devlet yapısı bulunuyor.
“Azerbaycan bölgede yeni istikrarın mimarıdır”
Makalesinde 2020 ve 2023 yıllarında yaşanan askeri gelişmelere değinen Şafiyev, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesinin Güney Kafkasya'da yeni bir siyasi gerçeklik oluşturduğunu belirtti.
Azerbaycan'ın askeri başarısının ardından Ermenistan ile normalleşme sürecini gündeme taşıdığını ifade eden Şafiyev, Bakü'nün barış anlaşmasının temel ilkelerini önererek bölgesel istikrarın oluşmasında önemli rol üstlendiğini kaydetti.
Şafiyev, kalıcı barışın yalnızca diplomatik girişimlerle değil, güçlü savunma kapasitesi ve ekonomik bağımsızlıkla da desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye ile stratejik iş birliğinin önemi vurgulandı
Azerbaycan'ın dış politika yaklaşımını da değerlendiren Şafiyev, bağımsız hareket edebilmenin uluslararası ilişkilerden uzaklaşmak anlamına gelmediğini belirtti.
Bakü'nün NATO veya Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi askeri-siyasi bloklara katılmak yerine, ikili ve çok taraflı ortaklıklarını geliştirmeyi tercih ettiğini ifade etti.
Bu kapsamda Türkiye ile stratejik iş birliğinin Azerbaycan'ın güvenlik politikasında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Şafiyev, Azerbaycan-Türkiye-Özbekistan üçlü iş birliğine ve Karabağ'da gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatlara da dikkat çekti.
Şafiyev'e göre Azerbaycan'ın bu politikası, bölgesel ve küresel güçler arasındaki rekabette ülkenin bağımsız karar alma kapasitesini ve diplomatik manevra alanını korumasına imkân sağlıyor.
“Hibrit savaşın yeni cephesi sosyal medya ve yapay zekâ”
Makalenin dikkat çeken bölümlerinden birini hibrit savaş, dezenformasyon ve yapay zekâ teknolojilerinin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri oluşturdu.
Şafiyev, günümüzde devletlerin yalnızca geleneksel askeri tehditlerle değil, sosyal medya üzerinden yürütülen bilgi ve algı operasyonlarıyla da karşı karşıya kaldığını belirtti.
Özellikle sosyal medya platformlarında yayılan yanıltıcı içeriklerin kamuoyunu kısa sürede etkileyebildiğini ifade eden Şafiyev, dezenformasyonun toplumsal kutuplaşmayı ve istikrarsızlığı derinleştirebileceğine dikkat çekti.
ChatGPT ve Claude gibi büyük dil modellerinin mevcut bilgi kaynaklarından etkilenebildiğini belirten Şafiyev, yapay zekâ sistemlerinin tarihsel ve siyasi konularda baskın anlatıları yeniden üretebilme riskine işaret etti.
Karabağ meselesi ve Ermenistan-Azerbaycan çatışmasına ilişkin uluslararası bilgi ortamını da değerlendiren Şafiyev, farklı tarafların görüşlerinin dengeli biçimde ele alınmasının önemini vurguladı.
Şafiyev, dezenformasyonla mücadelede yalnızca hukuki tedbirlerin yeterli olmayacağını, eğitim kurumlarının, gazetecilerin ve dijital içerik üreticilerinin de önemli sorumluluklar üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Laiklik, Azerbaycan'ın ulusal güvenliğinin temel unsurlarından biridir”
Şafiyev'in değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer konu ise laik devlet yapısının korunması oldu.
Azerbaycan'ın farklı dini toplulukların bir arada yaşadığı bir ülke olduğunu hatırlatan Şafiyev, laikliğin toplumsal barışın, dini özgürlüklerin ve devlet istikrarının korunmasında önemli bir rol oynadığını belirtti.
Dini radikalleşmenin dış müdahaleler ve toplumsal sorunların istismar edilmesi yoluyla güvenlik tehdidine dönüşebileceğine dikkat çeken Şafiyev, Orta Doğu'daki mezhepsel çatışmaların bu konuda önemli dersler içerdiğini ifade etti.
Şafiyev'e göre dini inanç ve manevi değerlerle radikal hareketler arasında açık bir ayrım yapılması gerekiyor. Laik devlet yapısının korunması ise farklı inanç gruplarının haklarının güvence altına alınması bakımından önem taşıyor.
Bu çerçevede toplumsal sorunların çözülmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve vatandaşlık bilincinin eğitim yoluyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Güvenlik artık yalnızca sınırları korumakla sınırlı değil”
Azerbaycan'ın yeni güvenlik yaklaşımının geleneksel ve modern tehditleri birlikte ele aldığını belirten Şafiyev, güçlü ordu ve sağlam ekonominin yanı sıra bilgi güvenliği ile toplumsal dayanıklılığın da giderek önem kazandığını kaydetti.
Şafiyev'e göre günümüzde bir ülkenin istikrarı, sınırlarını yabancı askerler geçmeden de sosyal medya kampanyaları, dezenformasyon ve toplumsal gerilimler aracılığıyla hedef alınabiliyor.
Bu nedenle ulusal güvenliğin korunmasında askeri kapasitenin yanı sıra eğitimli, bilinçli ve eleştirel düşünme becerisine sahip bir toplumun oluşturulması büyük önem taşıyor.
Şafiyev, Azerbaycan'ın güvenlik politikasının başarısının, provokasyonlarla kararlı mücadele edilmesi, meşru eleştiriye açık olunması ve toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesi arasındaki dengenin korunmasına bağlı olduğunu belirtti.
Farid Şafiyev'in değerlendirmeleri, Azerbaycan'ın Karabağ sonrası güvenlik stratejisinde askeri ve ekonomik gücün yanı sıra Türkiye ile stratejik ortaklığın, bağımsız dış politikanın, laikliğin ve bilgi güvenliğinin giderek daha önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor.
Kaynak: Farid Şafiyev, “Kale ile Açık Kapı Arasında: Azerbaycan'ın Güvenlik, Laiklik ve Hibrit Savaş Politikası” başlıklı makale.
İlginizi Çekebilir