© BRT

Gülsen Tuncer bugün toprağa verilecek

Önceki gün vefat eden, Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Gülsen Tuncer, bugün yapılacak törenin ardından toprağa verilecek.

 
81 yaşında 17 Eylül'de aramızdan ayrılan usta oyuncunun cenaze töreni programıyla ilgili açıklama yapıldı. Gülsen Tuncer'in 20 Eylül 2026 Pazar günü (bugün) İstanbul'da Şişli Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Topkapı Kozlu Mezarlığı'nda toprağa verileceği öğrenildi.
 
    Vefatıyla sanat dünyasını yasa boğan Gülsen Tuncer için basındave sosyal medyada pek çok değerlendirme yapıldı. Bunlardan birini sunuyoruz:  
 
HİLAL NESİN yazısı: Güle güle Gülsen Tuncer....
 
Ne acı. Bir sanatçı göçüp gittiğinde, ölüm haberinin satırları sanki ömrünü yalnızca bir dizi setinde geçirmiş gibi yazılıyor. Yıllarını tiyatronun loş sahnesine, sinemanın ışığına, emeğin ve tutkuyla örülmüş her köşesine adamış bir insanın sanat yaşamı bir dizinin içine hapsediliyor… 
Adının yalnızca o tek dizinin gölgesinde anılması, onun anısına yapılmış büyük bir haksızlık. Gülsen Tuncer de işte o haksızlığa uğrayanlardan. 
O sadece tiyatronun duayenlerinden biri değildi. O bir seslendirme sanatçısı, bir söz yazarı, bir bestekardı. O bir sanat yönetmeni, bir akademisyendi. Binlerce öğrencinin yüreğinde tohum bırakan bir eğitimciydi. Sosyal projelerde elini uzatan, insanlığa emek veren bir insan emekçisiydi. Ruhi Su Dostlar Korosu’nun saflarında yıllarca sesini birleştirmişti. 
Almanya, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Avusturya, Belçika, Hollanda ve İsviçre’de metnini kendi hazırladığı tek kişilik okuma tiyatroları, şiir resitalleri ve müzikli gösteriler düzenledi. 
SODER, TODER, SİNESEN ve FİLM-SAN gibi meslek örgütlerinde çeşitli görevler üstlendi.
Seksen bir yıllık bir ömrün her saniyesini ilmek ilmek sanatla işleyen bir ustaydı. 
Binlerce öğrenci yetiştimiş bir akademisyendi. 
Yaşam koşulları sinemacıları ve tiyatro oyuncularını dizi dünyasına ittince, sanat emekçilerinin adı bir jeneriğe yazılıp geçildi. 
Oysa onlar oraya gelmeden önce adları tiyatronun tahtasına, sinemanın perdesine, bir öğrencinin yüreğine, bir şarkının soluğuna ve bir koronun ahenkli sesine yazılmıştı.
Aslında hayatının en başında, daha öğrenciyken Türkiye Milli Talebe Federasyonu çalışmalarına katılıp öğrenci temsilciliği yapan başarılı bir öğrenciydi.
Sanat yaşamını sayısız ödülle taçlandırdı; o, başımızın tacıydı.
Bir diziden ibaret olmayan hayatları bir diziden ibaretmiş gibi gösterenler… Bilmemek ayıp değil; fakat hiçbir şey bilmiyorsanız açın Wikipedia’yı bakın. 
Araştırmama, eksik yazma, yanlış tanıtmanın özrü olmamalı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER