Gümüşhane'deki Karaca Mağarası ilgi görüyor
KÜLTÜRSeyahat anlayışının değiştiği, artık yalnızca gezip görmekten ibaret olmayan yeni dönemde şehirlerin en fotojenik noktaları da öne çıkmaya başladı.
Sosyal medyada en fazla ilgi gören, ziyaretçilerin fotoğraf çekmeden ayrılmadığı ve hafızalarda yer eden noktalar arasında Türkiye’nin 81 ilinden özel destinasyonlar dikkat çekerken Gümüşhane’de bu nokta Karaca Mağarası oldu.
Bir şehre gitmeden önce artık çoğu kişinin ilk araştırdığı konular; nerede kalınacağı, hangi lezzetlerin tadılacağı, hangi sokakların gezileceği ve en güzel manzaranın nerede yakalanacağı oluyor. Çünkü modern seyahat anlayışı yalnızca görmek değil; o şehrin ruhunu hissetmek, unutulmayacak anılar biriktirmek ve hafızalarda yer edecek kareler yakalamak anlamına geliyor.
Doğal güzellikleri, tarihi yapıları ve eşsiz atmosferleriyle öne çıkan bu noktalar arasında Gümüşhane’nin göz bebeği olan Karaca Mağarası da listenin zirvesinde yer aldı. Özellikle sosyal medyada paylaşılan etkileyici görüntüleriyle dikkat çeken mağara, kente gelen ziyaretçilerin ilk duraklarından biri olmayı yıllardır sürdürüyor.
Gümüşhane’nin “Göğe Bakma Durağı”: Karaca Mağarası
Adını bulunduğu köyün mahallesinden alan Karaca Mağarası, doğanın milyonlarca yıllık sabırlı çalışmasının ortaya çıkardığı büyüleyici bir doğa harikası olarak tanımlanıyor. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Cebeli Köyü sınırları içerisinde yer alan Karaca Mahallesi’nin hemen güneybatısında bulunan mağara, şehir merkezine yaklaşık 17 kilometre uzaklıkta ve deniz seviyesinden 1550 metre yükseklikte bulunuyor.
Gümüşhane- Trabzon karayolundan kuzeye ayrılan yaklaşık 4 kilometrelik yol takip edilerek ulaşılan mağaranın bulunduğu bölgede ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek dinlenme alanları, yeme içme tesisleri ve hediyelik eşya noktaları da yer alıyor.
Karaca Mağarası’nı özel kılan en önemli unsurların başında ise içeride oluşan eşsiz atmosfer geliyor. Mağaranın içine girildiği ilk andan itibaren ışık ve gölgenin oluşturduğu büyüleyici görüntüler ziyaretçileri adeta gerçek dünyadan uzaklaştırıyor. Sarkıt, dikit ve travertenlerin oluşturduğu doğal şekiller kimi zaman bir kuşu, kimi zaman bir heykeli, kimi zaman da ebru sanatını andırıyor.
Dolomitik kireç taşları içerisinde gelişen karstik yapısıyla dikkat çeken mağara, doğanın insan eli değmeden ortaya koyduğu en etkileyici eserlerden biri olarak gösteriliyor. Uzun yıllar boyunca yöre halkı tarafından bilinen ve keşfiyle ilgili farklı efsaneler anlatılan Karaca Mağarası, bilimsel anlamda ilk kez Jeoloji Mühendisi Şükrü Eroz’un 1983-1990 yılları arasında yaptığı çalışmalarla tanındı. Mağara, 1996 yılında ise resmen turizme kazandırıldı.
Ziyaretçilerin İlk Rotası Olmaya Devam Ediyor
Gümüşhane’ye gelen yerli ve yabancı turistlerin büyük bölümü Karaca Mağarası’nı gezi rotalarının ilk sıralarına ekliyor. Özellikle doğa turizmi ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline gelen mağara, kentin en güçlü turizm destinasyonlarından biri olmayı sürdürüyor.
Ancak bu yıl bölgede meydana gelen kaya düşmeleri nedeniyle Karaca Mağarası’nın ziyarete kapatılması, kente gelecek ziyaretçiler açısından önemli bir eksiklik oluşturuyor. Mağaranın yeniden ne zaman açılacağı konusunda henüz net bir açıklama yapılmazken, Gümüşhane’ye gelecek birçok turistin bu eşsiz doğal oluşumu görememe ihtimali bulunuyor.
Kaynak: www.gumuskoza.com.tr/Turgut Başer
İlginizi Çekebilir