Hasan İmamoğlu savunma yaptı, savcı suç duyurusu talep etti!
GÜNDEMEkrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davası devam ediyor. Bugünkü duruşmada savunmaların alınmasına devam edildi. Davanın ikinci celsesinde şu ana kadar toplam 53 tutuksuz sanık savunma yaptı. Sanık kürsüsünde savunma yapan Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, "Yalanların, iftiraların 'itiraf' adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz. Ben burada İBB Başkanı'nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim, çünkü memnunum" dedi. Duruşma savcısı "kaynağı belli olmayan para" iddiasıyla Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın 69. duruşması görülüyor.
Davada "sanık" sıfatıyla yargılanan isimlerden Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, "Yalanların, iftiraların 'itiraf' adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz. Ben burada İBB Başkanı'nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim, çünkü memnunum" dedi. Öte yandan İmamoğlu'nun sorgısı devam ederken mütalaa veren duruşma savcısı "kaynağı belli olmayan para" iddiasıyla Hasan İmamoğlu hakkında "aklama" suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, Ekrem İmamoğlu ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu isimler katıldı.
Ertan Yıldız'ın aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanık ile avukatların da geldiği duruşmada, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
Bir önceki duruşmada tutuksuz 19 sanık ile avukatları dinlenmişti. Davanın ikinci celsesinde şu ana kadar toplam 53 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.
DURUŞMADAN |
17.40 | Duruşmaya ara verildi
15.10 | Sanık kürsüsüne itirafçı Ertan Yıldız geldi. Jandarma personeli itirafçı Yıldız'a kürsüye kadar eşlik etti.
Ekrem İmamoğlu'yla çalışmalarının 2014 yılındaki yerel seçimler dönemine denk geldiğini ifade eden Yıldız, "Çok yakın arkadaş olduğumuz söyleniyor ancak yakın arkadaş değiliz. Birbirimizi iyi tanırız" dedi. Yıldız, İmamoğlu'yla 2019 yerel seçimleri öncesinde görüştüklerini ve belediye başkanı olması halinde birlikte çalışmayı istediğini ifade etti.
2019'da göreve başladıktan sonra birkaç ayının belediyeyi tanımak ve kadro kurmakla geçtiğini ifade eden Yıldız, "Ekrem İmamoğlu şirketler konusunda uzman olduğumu bildiği için 'Şirketlerle ilgilenmeni istiyorum' dedi. Benim hayatım bu şekilde geçmiştir. Başkan adına hareket eden danışman olarak görev yaptım. Benim dönemimde 12 İBB şirketi, Türkiye'deki ilk 500 şirket arasına girdi" ifadelerini kullandı.
Yıldız, hakkındaki örgüt yöneticiliği iddiasına yönelik, "Bu suçlama 20’ye yakın eylemi kapsıyor. Örgüt yöneticisi olmadığım anlaşılırsa bu eylemlerden kurtuluyorum" dedi. Yıldız, kendisiyle ilgili "Tüm ihaleler onun onayından geçer" iddiasını yalanladı ve "Benim imzaladığım tek bir ihale yok. Bir tanesine bile müdahalem yoktur. Olduğunu da kimse söyleyemez" dedi.
RÜŞVET İDDİASI
İddianamede suçlandığı eylemlerle ilgili konuşmaya devam eden Yıldız, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun İSTAÇ adına çalışma yürüten bir şirketten 1.2 milyon dolar rüşvet alarak Saraçhane’de İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e teslim ettiğine yönelik iddiasının doğru olduğunu söyledi.
Yıldız, "Bu iddiamın tamamen arkasındayım. Ekrem İmamoğlu’nun da bundan haberdar olduğunu söyleyeyim. Hatta Aykut Erdoğdu da buradayken şunu da söyleyi;, İmamoğlu bize ‘Aykut’a dikkat edin. 2 alır 1.5’unu getirir. Kalanı kendine alır’ da demişti. Aykut Erdoğdu benim ona husumet beslediğimi söylüyor ancak bu doğru değil. Onun bana husumeti var mı bilmiyorum" dedi.
İTİRAFÇILAR BİRBİRİNİ SUÇLADI
Ertan Yıldız diğer itirafçıları suçladı. Yıldız, itirafçı Seyfi Beyaz’ın kendisi hakkındaki rüşvet iddiasına ''yalan'' Muzaffer Beyaz’ın iddialarına da ''husumet'' dedi.
14.48 | Duruşma yeniden başladı. KOBİL Teknoloji Yazılım Müdürü Ayhan Güveli sanık kürsüsünde. Güveli savunmasına başlamadan önce avukat Ali Rıza Dizdar, mahkeme heyeti ve savcının etrafında silahlı korumaların olduğunu söyleyerek "Korumaya mı ihtiyacınız var?" diye sordu. Mahkeme başkanı "Canları sıkılıyor, geziyorlar" yanıtını verdi.
İstanbul Senin uygulamasının hayata geçirilmesinde herhangi bir katkısının bulunmadığını ifade eden Ayhan Güveli, bir işlem yapmasının, kaydetmesinin, dışarı aktarmasının mümkün olmadığını belirtti. Güveli, uygulamayla ilgili gelen taleplerin koordineli bir şekilde gerçekleşmesini sağladığını ifade etti.
Güveli'nin savunmasının ardından geçilen sorgusunda İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu söz aldı. Koçoğlu, "Kullanıcılar ait bilgiler isimli mi isimsiz mi kaydediliyor?" diye sordu. Güveli, "İsimsiz kaydediliyor" yanıtını verdi.
Ayhan Güveli'nin savunması ve sorgusu sona erdi.
13.10 | Duruşmaya ara verildi.
12.10 | Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu sanık kürsüsüne geldi. Hasan İmamoğlu sanık kürsüsüne doğru yürürken Ekrem İmamoğlu'nun babasını ayakta karşıladığı ve sarıldığı görüldü.
"Mahkeme salonlarına alışkın değilim. İlk defa oluyor" diyerek savunmasına başlayan Hasan İmamoğlu, 60 yıllık ticari hayatının olduğunu belirtti. İmamoğlu, "Benim daire alıp satmam suç unsuru oldu. Ticari hayatımda en önemli şey haram yememek, çocuklarıma haram yedirmemektir. Suçlamaları görünce hayret ediyorum, ya biz yetiştirilemedik ya da bizi suçlayanlar yetiştirilemediler. Keşke bize zamanında ticaret yapmanın kanunsuz olduğunu anlatsalardı" diye konuştu.
Akit gazetesinde kendisiyle ilgili yapılan "Kaynağı belli olmayan parayı yurtdışına havale yaptı" haberine değinen Hasan İmamoğlu, "Yalanların, iftiraların 'itiraf' adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz. Ben burada İBB Başkanı'nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim, çünkü memnunum" dedi.
Oğlunun casuslukla da suçlandığını ifade eden Hasan İmamoğlu, "Bizim soyumuzdan öyle bir şey çıkmadı. Gazi bir dedenin torunuyum. O bize vatana ihanetin ne demek olduğunu çok güzel bir şekilde anlatırdı" dedi. İmamoğlu, "Benim yurtdışı yasağımı kaldırmanızı istemiyorum da 2 üniversite bitirmiş başarılı torunumun yasağını kaldırın, yazıktır" ifadelerini kullandı.
HASAN İMAMOĞLU HAKKINDA SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Hasan İmamoğlu, kendisiyle ilgili ortaya atılan "4 daireyi devraldı" iddiasına yönelik, "Vatan Emniyet'e gittik, 3 daire aldın dediler. Hayır dedim, 4 daire aldım. Bunu ben söyledim" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun savunmasının ardından sorgusuna geçildi.
Duruşma savcısı, İmamoğlu İnşaat'ın genel müdürü Tuncay Yılmaz'ın ifadesine atıfla elden teslim edilen 1 milyon Euro'yu sordu. Hasan İmamoğlu, "Ben incelemedim ama muhakkak muhasebe kaydı vardır" dedi.
Bunun üzerine duruşma savcısı, sorgu devam ederken mütalaa verdi. Savcı, "Kaynağı belli olmayan parayla ilgili Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
11.40 | Muzaffer Beyaz’ın sorgusunun ardından geçmişte İmamoğlu İnşaat’ın projelerinde şantiye şefi olarak görev yapan Baran Gönül sanık kürsüsüne geldi.
İmamoğlu İnşaat'ın çalışanı olmadığını, şantiye şefliği yaptığını belirten Baran Gönül, Dilek İmamoğlu'na ait 3 daireyi 10 milyon lira bedelle satın aldığını da sözlerine ekledi. Gönül'ün savunmasının ardından başlayan sorgusunda Ekrem İmamoğlu söz aldı ve "Benim firmalarımla gayrıresmi bir ticaretiniz oldu mu?" diye sordu. Gönül, "Hayır başkanım, hepsi resmi ve faturalı işlerdi" yanıtını verdi. İmamoğlu bunun üzerine İmamoğlu, "Tüm ailemi itham altında bırakacak vahşi bir süreçle karşı karşıyayız" dedi.
Dilek İmamoğlu'ndan 10 milyon lira karşılığında aldığı 3 daireyi peyderpey satıp nakite dönüştürdüğünü ifade eden Baran Gönül, "Dilek Hanım'ı ne tanırım ne de konuşmuşluğum vardır" dedi ve Ekrem İmamoğlu'na seslenerek "Sizinle de şantiyede ayaküstü görüşmem oldu sadece" ifadelerini kullandı.
11.10 | Duruşma savcısının geçen haftaki duruşmada hakkında tutuklama talep ettiği Muzaffer Beyaz savunma yapıyor. Beyaz, kendisinin Bakırköy'deki Capacity AVM'nin otoparkı nedeniyle davaya dahil olduğunu ileri sürdü. Beyaz ayrıca, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın 4 daireyi Hasan İmamoğlu'na devretmelerini istediğini de iddia etti.
Muzaffer Beyaz, tutuklanmasının istendiği geçen haftaki savunma, tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun "Hakkını helal ediyor musun?" sorusuna verdiği "Helal ediyorum" yanıtına da değindi ve "İnsani cevap verdim. Helalleşmem yanlış anlaşıldı. Alacaklarım devam ediyor. Hakkımı helal etmiyorum" dedi.
İtirafçılardan Ertan Yıldız’ın konuşmalarından da para istenmesinden Ekrem İmamoğlu’nun haberinin olduğunu anladığını iddia eden Beyaz, ek savunmasını noktaladı. Beyaz’ın sorgusuna geçildi. İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, "Savcının tutuklama talebi üzerine dengesinin nasıl bozulduğunu görüyoruz. Bir duruşma bu kadar rayından çıkartılabilir" dedi.
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, 4 daire konusunu Muzaffer Beyaz’ın başka Seyfi Beyaz’ın başka şekilde anlattığını ifade ederek "Hasan İmamoğlu’na 4 daire devredin sözünü benden duydunuz mu?" diye sordu. Beyaz, "Duydum demedim, Oktay Bey’den duydum dedim" yanıtını verdi. Bunun üzerine Çalık, "Oktay Bey de sizden böyle bir şey duymadığını söylüyor" dedi.
11.00 | Duruşma başladı. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, iş insanı müşteki-sanık Muzaffer Beyaz'ın mahkemeye ek savunmada bulunmak istediği gerekçesiyle dilekçe verdiğini söyledi. Duruşma, Beyaz'ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.
10.00 | Davanın kilit isimlerinden itirafçı Ertan Yıldız, erken saatlerde duruşma salonuna geldi. Yıldız, kendisine “Bugün savunma yapacak mısınız?” diye soran gazetecilere “Gayet iyiyim” yanıtını verdi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Birleşen dosya
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.
Kaynak: BİRGÜN/Kayhan Ayhan
İlginizi Çekebilir