© BRT

İBB Davası'nda 9. celse: Resul Emrah Şahan'dan çarpıcı savunma! 'Müteahhitlerin istediğini yapmadığım için tutukluyum...'

İBB’ye yönelik, aralarında tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davada 3. haftaya girildi. 9. celse ise bugün görülüyor. Mahkeme başkanı, CHP'li 5 vekilin duruşma salonuna girişini yasakladı. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunması başladı. İşte İBB Davası'nın 9. celsesinde anbean yaşananlar...

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107 kişinin tutuklu yargılandığı, 402 sanıklı İBB Davası'nda 3. haftaya girildi. 

Yargılama bugün, 9. celse ile devam ediyor.

 

Dava bugün Şişli Belediyesi’ne yönelik suçlamalarla devam edecek. İlk olarak Şişli Belediyesi'nde danışman olarak görev yapmış olan Altan Ertürk savunma yaptı. Daha sonra ise Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunmasına başladı.

İşte, duruşmada anbean yaşananlar...

16.45 | DURUŞMADA YEMEK VE İHTİYAÇ MOLASI

Şahan 13, 38 ve 39 numaralı eylemlere ilişkin savunmalarını tamamladı.

Ardından eylem 40’a geçmeden önce duruşmaya yemek ve ihtiyaç için 1 saat 15 dakika ara verildi.

16.30 | ŞAHAN'IN SAVUNMASINDAN ÖNE ÇIKANLAR

İBB iddianamesinde, 5’i "yalnızca beyanlara" dayanan 9 farklı eylemde suçlanan Resul Emrah Şahan, savunmasının devamında hakkındaki suçlamalara eylem bazında cevap vermeye başladı.

İlk olarak “Eylem 13” başlığı altında değerlendirilen ve CHP’ye kapatma davasında da ismi geçen “İBB Hanem” uygulamasına değinen Şahan, söz konusu projenin hiçbir zaman hayata geçirilmediğini belirtti. 

 

"HAYATA GEÇMEMİŞ BİR UYGULAMADAN DOLAYI..."

Buna rağmen kendisinin ve çalışma arkadaşlarının bu uygulama üzerinden suçlandığını belirten Şahan, “Hayata geçmemiş bir uygulamadan dolayı yargılanıyoruz” dedi.

Eylem 38’de geçen ve “Nişantaşı Koru” olarak bilinen alanla ilgili suçlamalara da değinen Şahan, söz konusu arazinin uzun yıllar kamu kullanımında olduğunu ve deprem toplanma alanı işlevi gördüğünü hatırlattı. 2018’de bakanlık tarafından yapılan plan değişikliğiyle alanın konut ve ticaret imarına açıldığını belirten Şahan, bu süreçte yüksek gelirli bir projeye dönüştürüldüğünü söyledi..

'İCBAR' SUÇLAMASINI' REDDETTİ

Projede “balkon havuzları” gibi unsurların emsal dışı sayılması taleplerine de dikkat çeken Şahan, “Asıl zorlamayı ben değil, onlar bana yaptı” diyerek eylemde kendisine yöneltilen “icbar” suçlamasını reddetti.

Eylem 39’da, Mecidiyeköy’deki Profilo AVM arazisine ilişkin suçlamalarda ise iddianamedeki anlatımla gerçeklerin örtüşmediğini savunan Şahan, dosyada somut bir para alışverişine dair bulgu olmadığını söyledi. Asıl meselenin yaklaşık 520 milyon TL değerindeki bir kamu arazisi olduğunu belirterek, bu alanın plan kararlarına uygun şekilde korunması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

 

16.00 | ŞAHAN: 'DURMAMIZ GEREKEN YERDE DURDUK'

Şahan, savunmasının ikinci bölümünde Şişli'yi ve Şişli'de yaptığı hizmetleri anlatarak devam etti.  

"Ben o tek göz odada yaşayan, Şişlili yoksul ailenin bu kentten alması gereken kul hakkını, kent hakkını savunuyorum" diyerek, Şişli’deki Taşyapı projesine ilişkin de konuştu:

"26 Nisan’da söz konusu alanda denetim yaptık, ruhsata aykırılık tespit edip mühürledik. Bakanlığa yazdık, onlar da aykırılığı kabul edip çalışmayı durdurdu. Ardından belediye arkasındaki alanı inceledik; orada da aykırı faaliyet sürdüğünü gördük. Yetkimiz dışında olduğu için tekrar bakanlığa bildirdik. İlk alandaki inşaatı mühürledikten sonra UTK izinleri iptal edildi, kamyon giriş çıkışları durduruldu. Buna rağmen şirket mühür fekki yaparak çalışmaya devam etti. Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduk.

Bu süreçte, mühür fekki yapılmış bir inşaatta beton mikseri, 75 yaşındaki bir vatandaşın hayatın kaybetmesine neden oldu; buna rağmen inşaat sürdü. Sonrasında belediyeye yoğun denetimler başlatıldı. Sayın vali beni çok kez aradı, ‘Ne olacak her yerde gökdelen var, burada da bir gökdelen olsun. Sıkıntı çıkacak’ dedi. İnşallah yalanlamaz. Yapmadık başkanım. Durduk, durmamız gereken yerde durduk. 

Şimdi Sayın Başkan, benden beklenen, ya bugün karşınızda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Bu yedek tutuklamadaki konumum bu. Bununla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Benden beklenen görmezden gelmekti. En konforlusu buydu benim için. İş insanlarının, müteahhitlerin istediklerini, istedikleri sürelerde, istedikleri şekilde görmezden gelseydim; kentin, kamunun hakkı önceliğim olmasaydı, ben ve arkadaşlarım idari görevimizin gerekliliklerini yerine getirmeseydik emin olun bugün hiçbir konuyu karşımıza koyamayacaktınız. Yedek tutuklama yapamayacaktınız. Bugün ben müteahhitlerin istediğini yaptığım için değil, yapmadığım için 

tutukluyum."

 

İBB iddianamesinde 9 farklı eylemle (Eylem 13, 38-45) suçlanan Şahan, İBB Hanem uygulamasından İstanbullunun verilerinin çalınmasına yönelik iddiaların olduğu Eylem 13’le, hakkındaki iddialara tek tek cevap vermeye başladı.

15.10 | ŞAHAN'IN İLK SÖZLERİ: "DÜŞMANCA DAVRANAN BİR YAPININ KURDUĞU OYUN..."

Savunma yapmaya başlayan Şahan şu ifadeleri kullandı:

"Bu hikâye böyle bitmeyecek. Sizler bu ülkenin geleceği için oradasınız, millet sizinle, "dayanın oğlum" diye Erzurum’dan mektup yazan Hanife teyzemin direnciyle karşınızdayım. Tam 1 senedir. Tam 1 senedir ya. Önünüze konan kâğıtlar, sorgular, “Bana suçlusun” diyor. Dönüp diyorum ki neyle suçlu bilmiyorum, suçlusun ispat et diyor. Tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum.

Düşmanca davranan bir yapının kurguladığı oyuna hep birlikte zorlanıyoruz burada. Ama başlamadan şunu söylüyorum: Burada onlarca evladı, anneyi, babayı, aileyi ayrı düşüren, gözyaşı döktüren, suçsuz yere bizi evlatlarımızdan ayrı düşüren, uzak tutan herkes bu divanda değilse, milletin vicdanında ama en önemlisi, ama en önemlisi ulu divanda hesap verecektir.

5,5 yaşındaki kızımdan beni ayrı koyan her kul aklına bunu koysun. Fakat aklı olanın imanı olur. Doğruyu yanlıştan ayırmak, akıl kadar vicdan işidir. Benim devletimi mahkemelerinde beklentim tam da budur işte. Doğruyu yanlıştan ayıran bir akıl ve vicdanla karar vermesidir.

Sayın Başkanım, değerli mahkeme heyeti, size kendim açımdan süreç nasıl başladı, anlatmak isterim. 19 Mart sabahının ilk saatlerinde, TEM ile Kent Sular kapsamında terör örgütüne yardım suçlamasıyla gözaltına alındım. PKK’ya yardım suçlamasıyla gözaltına alındım.

Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı, 11 aylık belediye başkanı olarak maruz kaldığım bu gözaltı, bu tutuklama yöntemi ne akla ne vicdana ne de hukuka sığar. Sadece ben değil, İstanbul seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, bürokrat arkadaşlarımız, tüm belediye başkanı arkadaşlarım, devlet koltuğunda oturan tüm bürokratlar, bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır.

Devlet adabından beklenen bu değildir. Bakın sayın başkanım, ben bürokrat kökenli belediye başkanıyım. Bunun önemini Şişli belediye başkanıyken daha da iyi gördüm, hissettim, tecrübe ettim. Kurumların birbiriyle olan diyaloğu, bürokrasinin birbiriyle olan diyaloğu, devlet koltuğundaki insanların, kişi bağımsız birbiriyle olan diyaloğu, örneğin Şişli Belediyesi ile Çağlayan Adliyesi komşu kurumlardır. Birbirinin külüne muhtaçtır. Yani o kadar simgesel bir örnek vereyim ki mesela Çağlayan Adliyesi’nin olduğu parsel Şişli Belediyesi’nindir. Zamanında o vermiştir hazineye o parseli. Benim zamanımda da, benim başkanlık dönemimde de bu diyaloglar devam etti."

 

15.00 | ERTÜRK'ÜN AVUKATI SAVUNMASINI TAMAMLADI, RESUL EMRAH ŞAHAN SAVUNMASINA BAŞLADI

Aranın ardından Ertürk’ün avukatı Haydar Sığınak savunma yaptı:

"Müvekkilim kamu görevlisi olmamasına karşın ona ek savunma hakkı verdiğinize göre siz de onun suçsuzluğu kanaatindesiniz. Ancak iddianame böyle demiyor. İddianame yorum yaparak zorlayarak kamu görevlisi göstermeye çalışmış. Elbette savcı hata yapmış olabilir. İfadesi alınan o dönemin Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ‘Altan Ertürk’ün belediyede resmi görevi yoktur’ dedi. Savcılık buna itibar etmiyor, Ali Alaltun’un ifadesinde şöyle bir şey geçiyor ‘Altan’ı başkan danışmanı olarak duydum’ diyor. Savcılık da ‘3 milyon 500 bin doları Altan Ertürk’e teslim etmişler’ diyor. Bu zorlama yorumlarla müvekkilime ‘irtikap’ suçlaması yöneltildi ve 6 aydır tutuklu." 

Ertürk’ün avukatlarının ardından Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması başladı.

14.00 | DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI: "KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA" SLOGANLARI

İBB Davası, tutukluların salona getirilmesiyle aranın ardından tekrar başladı. İmamoğlu salona geldikten sonra “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı. 

 

Dokuzuncu celse, bir süre daha savunması tamamlanan Altan Ertürk’e yönelik hakim ve savcının çapraz sorgusuyla devam etti.

12.50 | DURUŞMAYA 1 SAAT ARA: İMAMOĞLU GAZETECİLERE SESLENDİ

İBB Davası’na, Altan Ertürk’ün savunmasının ardından bir saat ara verildi.

İmamoğlu, verilen arada salondan çıkarken basın mensuplarına "Size minnettarım" diye seslendi.

12.00 | ERTÜRK'TEN 1 SAATLİK SAVUNMA: '12 EYLÜL’DE BİLE İNSANLAR BU ŞEKİLDE İFTİRA ATMAZDI'

İBB Davası'nda kamu görevlisi olmamasına karşın kamu görevlilerine yöneltilen “icbar suretiyle irtikap” suçlamasıyla yargılan ve toplamda 7 milyon 500 TL’lik bir rüşvet iddiasının yarısına aracılık etmekle suçlanan Altan Ertürk, bir saatlik bir savunma yaptı. 

Ertürk, suçlamalara ve cezaevi sürecine ilişkin şunları söyledi:

"İddianamede suçun işlendiği tarih 27 Mart 2020 olarak geçiyor. Ancak para hareketlerinin bir kısmı 2018 yılına dayanıyor. Yani isnat edilen suç tarihinden yaklaşık 18 ay önceye ait işlemler, sonradan kurgulanan bir suçun parçası gibi gösteriliyor."

"Cem beni arayıp randevu almak istemeseydi ben bu eylemin hiçbir yerinde olmayacaktım. Adım geçmeyecekti ve böyle bir kurgu yapılamayacaktı. Cem de işin içinde olmayacaktı. Zaten eylemin ikinci bölümünde adlarımız geçmiyor. İşe belediye tarafından girdiğim söylendi ama oradan girmedim. Beni arayıp randevu almamı isteyen kişinin Cem olduğu, ifadelerde gizlendi. Engin Polat ölmeseydi de dosyaya ismim hiçbir şekilde karışmayabilirdi."

"48 kişilik koğuşta 60 kişiyiz. Gençlere İngilizce dersi verdim, satranç turnuvası düzenledim, bir kitap yazdım, hayatında tek kitap okumayan gençler teşvikimizle günde kitap okudular, iki genç kitap yazmaya başladı, avukat tutamayacak insanlara kendi avukatlarıma danıştım, yüzlerce taslak dilekçe yazdım."

"12 Eylül’de fiziki işkence vardı. İnsanlara zorla beyanlar imzalatılırdı. Artık o yok ama bu tutuklu yargılama da bir işkence değil mi? 6 aylık tutukluluk süremde, bu tutukluluktan kaçınmak için ‘Savcı ne derse gideyim imzalayayım da kurtulayım’ diyen onlarca kişi gördüm. 12 Eylül’de bile insanlar bırakın yoldaşlarına, karşı düşünceden insanlara bile bu şekilde iftira atmazlardı."

11.50 | ALTAN ERTÜRK: 'BABAM SİYASETE GİRMEMİ İSTEMEDİ'

Şişli Belediyesi'yle ilgili iddialarla tutuklu bulunan ve iddianamedeki 41.eylem kapsamında suçlanan Altan Ertürk, kürsüye gelerek savunmasına başladı. 

İş hayatını anlatarak savunmasına başlayan Ertürk, babasının Taksim'deki ilk kitlesel 1 Mayıs kutlamasının fikir babası olan DİSK'in kurucularından Maden-İş Genel Sekreteri Mehmet Ertürk olduğunu söyledi: 

"Cumhuriyetçi, laik, sosyal demokratlar bu ülkenin zencisi muamelesi görüyor. Babam, yaşadıklarından dolayı siyasete girmemi istemedi."   

Oğlunun doğum gününde gözaltına alındığını belirten Ertürk "Dosyada ismim bir eylemde geçiyor ama doğrusu ben bir bile değil, çeyrek eylemden dolayı tutukluyum. İBB ile ilgili bir dosyadan gözaltına alınmak da beni şaşırttı. Bana sorulan isimlerin tamamına yakınını hayatımda hiç tanıyıp duymamıştım. Tek tanıdığım kişi İlker Aydın'dı. İddianameyi haftalar sonra okuduğumda onun ifadesiyle tutuklandığımı anladım. Önceden yazılmış kurgusal bir senaryodaki rolümün ne olduğunu orada anladım" dedi.

11.30 | SUKAS'IN SAVUNMASI TAMAMLANDI, ERTÜRK KÜRSÜYE GELDİ

Ali Sukas’ın bir diğer avukatı Beyzanur Açar da savunmasını tamamladı. 

Açar, MASAK raporlarını eleştirirken kanıtların yeterli düzeyde olmadığını belirterek “2019'dan itibaren örgüt üyeliği isnadı kuruluyor ancak bu dönemi destekleyecek somut eylem yok. Eylemler neredeyse tamamen 2023–2025 aralığına sıkıştırılmış. Sadece tek bir eylem geriye doğru çekilerek 2019'a bağlanmaya çalışılmış” dedi.

Sukas’ın savunması tamamlanırken daha sonra Şişli Belediyesi’ne danışmanlık hizmeti verdiği belirtilen Altan Ertürk, kürsüye gelerek savunmasına başladı.

10.40 | 9. CELSE BAŞLADI: DURUŞMA SAVCISI "BUGÜNLÜK" DEĞİŞTİ

Duruşma sanıkların yine alkışlarla salona getirilmesinin ardından başladı. Duruşma savcısının ise değiştiği görüldü. 

Edinilen bilgiye göre, mahkeme başından beri savcı olan ismin yalnızca bugünlük değiştiği öğrenildi.

Duruşmanın başlangıcında Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz, CHP’li beş ismin salona alınmamasının sebebini mahkemeye sorarak “Bu durum duruşmanın aleniyetini ihlal ediyor. Bu sizin kararınız mı?” diye sordu.

Mahkeme başkanı ise “Bu konuda daha önce Bakırköy Başsavcılığına müzekkere yazmıştık. Konu onların takdirinde” diye yanıtladı. Yılmaz’ın ısrarla cevap istemesi üzerine mahkeme başkanı “Sizin müvekkilinizle ilgili bir durum yok. Savunmalarla devam edelim” dedi.

Duruşma bir süre daha Ali Sukas’ın avukatlarının savunmasıyla devam etti.

10.10 | BİNAYA GİRİŞİ YASAKLANAN 5 VEKİL BELLİ OLDU

Mahkeme başkanının sözlü talimatıyla yasaklanan CHP'li vekiller şöyle sıralandı: 

Ali Mahir BaşarırMahmut Tanal Turan Taşkın Özer Özgür Karabat Bahadır Erdem

09.50 | BAZI CHP'Lİ VEKİLLER MAHKEME BİNASINA ALINMADI

İBB Davası'nda dokuzuncu celse öncesi mahkeme heyetinin, bazı CHP'li milletvekillerinin mahkeme binasına alınmayacağını aktardığı öğrenildi.

Bu isimlerden biri olan İstanbul milletvekili Turan Taşkın Özer, salon girişinde bazı temaslarda bulundu. Özer, dün duruşmayı yerinde takip eden isimler arasındaydı.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın dün 8. celsesi yapıldı ve yargılamada üçüncü haftaya girildi.

Duruşmanın odağında, Ağaç AŞ Genel Müdürü olan tutuklu sanık Ali Sukas’ın savunması vardı.

Sukas savunmasında, hakkında yöneltilen rüşvet ve örgüt üyeliği suçlamalarını tamamen reddetti; böyle bir örgütün varlığını kabul etmediğini, ihalelere müdahale etmesinin mümkün olmadığını ve somut delil bulunmadığını söyledi.

Ayrıca kaçma imkânı olmasına rağmen kaçmadığını, suçsuz olduğuna inandığını ve beraat beklediğini ifade etti.

Duruşma sırasında savcılığın sunduğu tablo ve grafikler tartışma yarattı. Ekrem İmamoğlu bu verileri çok sert sözlerle eleştirerek “çöp niteliğinde” olduğunu söyledi ve iddiaların dayanaksız olduğunu savundu. Sanık avukatları da iddianamedeki delillerin kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürdü.

Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz ise özellikle HTS kayıtları ile banka hareketleri arasındaki uyumsuzluklara dikkat çekerek iddianamenin çelişkili olduğunu savundu.

İBB DAVASI

İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda isim hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “ihaleye fesat karıştırma”, “rüşvet”, “irtikap” ve “kamu kurumlarını zarara uğratma” gibi çeşitli suçlamalar yöneltildi.

Silivri’de görülen davada önceki haftalarda iddianamenin okunmasının ardından sanıkların kimlik tespitleri yapılmış, ardından savunmalara geçilmişti. Tutuklu sanıkların yoğun katılımı ve salonun fiziki koşulları da tartışma konusu olmuştu.

Geçen celselerde bazı sanıkların savunmaları tamamlanırken, bazı isimlerin savunmaları ise süre yetersizliği nedeniyle yarıda kalmıştı. Dava, çok sayıda sanık ve dosya kapsamı nedeniyle kamuoyunun yakından takip ettiği yargılamalar arasında yer alıyor.

Kaynak: www.cumhuriyet.com.tr/Engin Deniz İpek

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER