KONUK YAZISI: TRABZON'DA NELER OLUYOR?
ÇEVREHalkoyunları Uzmanı, Doğu Karadenizliler Kültür Derneği E.Başkanı Hasan Okhan Okumuş'un kadim kent Trabzon'un güncel kültür sorunlarını sergilediği yazısını sunuyoruz.
TRABZON’DA NELER OLUYOR?
Trabzon: Fatih Sultan Mehmet Han'ın fethettiği, II. Bayezit'in adaletle hüküm sürdüğü, Yavuz Sultan Selim'in valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın doğduğu ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üç kez onurlandırdığı kadim bir dünya şehridir.
Geçmişinde birden çok şehir tiyatrosuna ev sahipliği yapmış, birçok dilde yayın yapan gazetelerin çıkarıldığı, dünya ölçeğinde yazarlar, ressamlar ve şairler yetiştirmiş, kültürlü, eğitimli ve çağdaş insanların yaşadığı şehirdir Trabzon ; İstanbul ve Roma gibi köklü bir medeniyet merkezi ve kültür başkentidir Trabzon!
Ancak bugün, bu köklü mirası yüceltmek yerine, şehrin ortak kültürel hafızasına vurulan darbeleri ve kültürel erozyonları kaygıyla izliyoruz. Trabzon’un kimliğini var eden unsurlar, ne yazık ki idari ve toplumsal kararlar ile zayıflatılmaktadır. Bu durumun en somut örnekleri arasında şunlar yer almaktadır.
1-Beypınarı Yayla Şenliği'nin İptali: Yıllardır bölge halkının geleneklerini yaşattığı, toplumsal ve kültürel bağları güçlendiren bu önemli buluşmanın, bir belediye başkanının hastalığı bahanesiyle iptal edilmesi, yaylacılık kültürüne vurulan ağır bir darbedir.
2-Honefter Derneğindeki Keyfi Değişiklikler: Asırlardır aynı tarihte ve belirli geleneklerle yapılan bu köklü şenliğin önce yerinin ve içeriğinin, ardından tarih ve takviminin değiştirilmesi, hatta asırlık geleneğin "1. Honefter Şenliği" adı altında yeni başlatılıyormuş gibi gösterilmesi tarihsel hafızaya haince bir ihanet ve açıkça saygısızlıktır.
3-Trabzon Sanatevi'nin Tasfiyesi: Şehrin sanatçılarının, kültür insanlarının, yazarlarının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak akıl buluşma noktası olan Sanatevi'nin tasfiye sürecine sürüklenmesi, şehrin kültür ve sanat damarlarının kurutulması anlamına gelmektedir.
Tüm bu sistematik unutturma ve tasfiye girişimleri akıllara şu can alıcı soruyu getirmektedir: Acaba tüm bu yapılanlar, Trabzonluların tarihsel süreçte her daim ispatladığı vatan ve millet sevgisine, o sarsılmaz millî duruşuna karşı planlanmış bir komplo mudur? Unutulmamalıdır ki bir şehrin kültürel köklerini zayıflatmak, aynı zamanda o toplumun millî bilincini ve aidiyet duygusunu da zayıflatır. Trabzon insanının vatanına ve milletine olan derin sevgisi ve kale gibi bağlılığı yüzyıllardır yaşattığı bu kültürel değerlerden beslenmektedir! Bu damarların kesilmesi, sıradan idari kararların ötesinde, şehrin ruhuna yapılmış planlı bir kast ile suikasttır.
Gerçek vatanseverlik ve millî duruş; yalnızca toprağın üstündeki insanı sevmekten ibaret değildir. Aynı zamanda o insanın yüzyıllardır taşıyıp bugüne getirdiği köklere ve kültürel mirasa amasız, fakatsız sahip çıkmayı gerektirir.
Kültürel mirasımız ve şenliklerimiz; tabeladaki adından ziyade, özüne ruhuna ve toplumsal hafızasına yeniden kavuşmadığı, kültür ve sanat alanlarımız kararlılıkla korunmadığı sürece değerini kaybetmeye mahkûmdur. Trabzon’un geleceği ve sarsılmaz millî duruşu, ancak bu tarihî ve kültürel sorumluluk bilinciyle güvence altına alınabilir.
İlgili kamuoyuna gereği için… saygılarımla
Hasan Okhan Okumuş
Halkoyunları Uzmanı
Doğu Karadenizliler Kültür Derneği E.Başkanı
İlginizi Çekebilir