© BRT

Nilüfer Belediyesi 'Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor' Sergisinin evsahibi

'Resmin şairi, şiirin ressamı' Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun resimleri, şiirleri ve arşiv belgelerinden oluşan Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor Sergisi, Cuma günü Nilüfer Belediyesi Nâzım Hikmet Kültürevi'nde sanatseverlerle buluşacak. Küratörlüğünü Prof. Dr. Aydın Ayan'ın yaptığı sergi nedeniyle, Ayan'ın yazdığı Bedri Rahmi Eyüboğlu kitabı da okurlarıyla buluşacak.

“Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor” sergisi, 12 Haziran – 20 Eylül 2026 tarihleri arasında Nilüfer Belediyesi Nâzım Hikmet Kültürevi ile ilk ziyaretçilerini bu sergiyle ağırlayacak olan Nilüfer Belediyesi Edebiyat Galerisi’nde izlenime sunulacak.

Sergi, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Akademi öncesi ve Güzel Sanatlar Akademisi öğrencilik yıllarından Paris yıllarına; 1930’lu, 1940’lı ve 1950’li yıllardaki üretimlerinden Amerika’ya gittiği 1960’lı yıllara ve son sanatsal üretimlerini gerçekleştirdiği 1970’li yılların ortalarına dek uzanan geniş bir zaman diliminde ürettiği eserlerinden oluşuyor. Tuval, duralit, kâğıt, karton vb. zeminler üzerine; yağlı ve su bazlı boyalarla, değişik tekniklerde gerçekleştirdiği bu eserler, Bedri Rahmi’nin sanat yaşamında birbirinden kesin hatlarla ayrılan dönemler olmadığını; bununla birlikte, yaşamı boyunca tekrar tekrar ele aldığı ve binbir biçimde çeşitlendirdiği izleklerinin bulunduğunu gösteriyor.

İki mekâna yayılan serginin Edebiyat Galerisi bölümünde ise Bedri Rahmi’nin resimlerinin yanı sıra sanatçının edebiyatçı kimliğine, kişisel dünyasına ve yaşamına temas eden fotoğraflar, el yazısı notları, boyama taşları, desenleri, mektupları ve şiirleri izleyiciyle buluşuyor. Yeniden baskı yoluyla çoğaltılarak sunulan bu arşiv niteliğindeki seçki, Bedri Rahmi’yi ressam kimliğinin yanında; şiirleri, yazıları, ilişkileri, izleri ve yaşamından parçalarla bütünlüklü bir sanatçı olarak görmeye imkân tanıyor. Bu bölümde ayrıca Bedri Rahmi’nin şiir kitapları ile sanatçı hakkında yazılmış yayınlar da yer alıyor.

Nilüfer Belediyesi, sergi kapsamında iki özel yayını da izleyiciyle buluşturuyor. Serginin küratörlüğünü de üstlenen Prof. Aydın Ayan’ın kaleme aldığı “Ağaç Bütün: Bedri Rahmi Eyüboğlu; Sanata Adanmış Bir Yaşam” başlıklı kitabın yanı sıra; sergide yer alan eserleri ve Bedri Rahmi’nin şiirlerinden alıntıları bir araya getiren “Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor!” başlıklı sergi kataloğu da sanatçının yaşamına ve üretimine kapsamlı bir bakış sunuyor.

21 Eylül 1975 tarihinde, 64 yaşında aramızdan ayrılan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 2025 yılı,  50. ölüm yılıydı. Aradan geçen yarım yüzyıla karşın Bedri Rahmi; resimleri, şiirleri, yazıları, hakkında hazırlanan yayınlar, belgeseller, sergiler ve konuşmalarla yaşamaya devam ediyor. 

Trabzon Maçka kökenli olan ve 1911–1975 yılları arasında yaşayan sanatçı, sanat eğitimini Güzel Sanatlar Akademisi’nde ve Fransa’da Dijon, Lyon ve Paris’te sürdürmüş; ilk kişisel sergisini 1934 yılında Romanya’nın Bükreş kentinde açmıştır. 1936 yılında “Hamam” konulu resmiyle Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Diploma / Konkur Sınavı’nda birincilik derecesi alarak eğitimini tamamlamış; 1937 yılında ise Akademi’nin eğitim kadrosuna katılmıştır.

Bedri Rahmi; desenleri, resimleri, gravürleri, duvar panoları, vitrayları, şiirleri, sanat yazıları ve yetiştirdiği öğrencileriyle Türkiye sanat ortamında derin izler bırakmıştır. Coşku, tutku ve üretkenlikle sürdürdüğü sanat yaşamı boyunca farklı alanlarda çok sayıda yapıt üretmiş; hem Türkiye’de hem de yurt dışında adından söz ettirmiştir.

Aramızdan ayrılışının üzerinden 50 yıl geçmiş olmasına rağmen Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaşamı ve sanatı, bugün hâlâ sergiler, yayınlar ve kültürel çalışmalar aracılığıyla güncelliğini koruyor. “Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor!” sergisi de sanatçının çok yönlü üretimini bu bağlamda yeniden izleyiciyle buluşturuyor.

 

 
 
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU KİMDİR?
 
Bedri Rahmi Eyüboğlu
(1911-1975)
 
Trabzon Lisesi’nde okurken öğretmeni Zeki Kocamemi ile resme başlayan (Ali Bedrettin) Bedri Rahmi Eyüboğlu ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu’nun Paris’ten  gönderdiği resim kitaplarıyla resme olan ilgisi ve bilgisi arttı. 1929’da girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1931’de okulu bitirmeden Fransızcasını ilerletmek için ağabeyinin yanına Paris’e gitti. Sanat tarihi ile ilgilendi, Romantiklerden post-izlenimci sanatçılardan kopyalar yapan sanatçı Cézanne’dan etkilendi.
 
 
1932 yılında bir ay kadar André Lhote Atölyesi´ne devam etti, ilerde yaşamını birleştireceği Eren Eyüboğlu (Ernestine Letoni) ile tanıştı. 1933 yılında Londra’ ya gitti, yıl sonunda Türkiye´ye geri döndü. 1934 yılında Yeni Adam dergisinde ressam olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl d Grubu’na katıldı. İlk kişisel sergisi 1935 yılında Bükreş’te açtı. Bir süre çevirmenlik yaptı, gazetelerde yazıları yayımlanmaya başladı. 1936 yılında Eren Eyüboğlu ile evlendi ve bir yıl sonra Leopold Levy’e asistan olarak Güzel Sanatlar Akademisi’nde çalışmaya başladı. Fovist etkili renk ve lekeyi öne çıkaran birçok resim yaptı. Devlet Resim ve Heykel Sergileri ’ne katıldı ve ödüller aldı. 1947 yılında öğrencilerinin 10´ lar Grubu’nu kurmalarına destek verdi. 1950 yılında Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde retrospektif ve Maya Galerisi’nde kişisel bir sergi açtı. 1961 yılında Rockfeller Bursu alarak eşi ile birlikte iki yıllığına ABD’ye gitti.
 
 
 
 
 
Aynı zamanda şair olan Eyüboğlu, 1933’ den başlayarak Yeditepe, Ses, Güney, İnsan, İnkılapçı Gençlik ve Varlık dergilerinde şiirlerini, resim, desen ve deneme yazılarını yayımladı. Çok sayıda şiir kitabı, deneme ve sanat kitapları yazdı. Halk edebiyatından, etkilenen sanatçı, bu etkileri resimlerine de taşıdı.  Yazma, gravür, seramik, heykel, vitray, mozaik, hat, serigrafi, litografi gibi birçok teknik ve biçimde yapıtlar üretti, geleneksel süsleme ve halk el sanatlarıyla aldığı Batı eğitimini birleştirdi ve dönemin Doğu-Batı sentezi anlayışına bağlandı.
 
Başörtüsü, kilim ve yazmalar kullandığı resimsel motiflerin arasına girdi ve kendi desenlerini bastığı yazmalar yaptı. Geleneksel yağlıboya tekniğinden uzaklaşarak plastik tutkal ve boyalar, kum, talaş ve buruşturulmuş Japon kağıdı gibi değişik malzemeleri resme kattı.  1940’ların ortalarından itibaren mimari-sanatçı iş birliğini önemsedi, duvar resmi uygulamaları gerçekleştirmeye başladı, en büyük yardımcısı eşi oldu. Ankara, İstanbul, Paris, Brüksel gibi birçok kentte çok sayıda duvar resmi yaptı. Bedri Rahmi, 1940’ lardan başlayarak farklı uygarlıkların gelip geçtiği Anadolu halk kültürünü ve İstanbul’un çok kimlikli tarihi kent kimliğini önemsemiş, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Anadolu kültürlerinin bütünlüğü, Azra Erhat’ın Mavi Anadolu ve Mavi Yolculuk düşününe yaslanan yapıtlar üretmişti. Sanatçının da içinde bulunduğu, Azra Erhat, Sebahattin Eyüboğlu gibi kişilerden oluşan bir grubun 1945’te, Anadolu ve kültürünü daha yakından tanımak amacıyla başlattıkları Mavi Anadolu yolculukları eksenindeki hümanizma anlayışı ve kültür tarihi yorumu, yapıtlarının ana fikrini oluşturur. Anadolu kilimleri, İslam kaligrafisi, Bizans mozaikleri gibi verilerden de etkilenerek bireşim kültürü temelli yapıtlar yaratan sanatçı 1950’ li yıllarda dönemin non-figüratif/soyut anlayışına uygun işler de üretti.
 
Kaynak: Ankara Resim ve Heykel Müzesi / Editör Zeynep Yasa-Yaman, Fotoğraflar: Sıtkı Fırat, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER