© BRT

Trump sevgisi, düşman başına!

Savaş örgütü NATO’nun 36’ncı liderler zirvesi tamamlandı. Zirvede Saray rejimi adına öne çıkan en temel fotoğraf, ABD Başkanı Trump’tan alınan övgü dolu sözler ve siyasal İslamcılığın iki yüzlülüğü oldu.

 

 

Saray rejimi, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir tarafını kan gölüne çeviren emperyalistler için ülkede fiili bir OHAL uygulamasını hayata geçirirken zirve sonunda bine yakın yurttaş gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldı.

Ülkenin bağımsızlığı için sokağa çıkan yurttaşlara, ülkenin dört bir tarafında polisi karşısında buldu.

Zirvenin son gününde konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da ülkenin kara gücünü NATO ittifakının hizmetine sunma gayreti içerisinde olduğunu söyledi.

Bugünün BirGün'ü

Ülkede yaşanan yoksulluğu, derinleşen ekonomik krizi görmezden gelen Erdoğan, “Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık” dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beştepe'de ortak basın toplantısı düzenleyen Trump’ın açıklamaları ise zirve sonrası emperyalistlerin nasıl bir dünya istediklerinin en özet halini oluşturdu.

Trump ilk olarak Erdoğan’ın da “çözümlerinden memnunuz” dediği İran hakkında konuştu. Ateşkesin bittiğini dile getiren Trump, önceki gece İran’a tekrar saldırdıklarını dile getirerek “Nükleer silaha sahip olamayacaklar" dedi.

***

ERDOĞAN’IN TRUMP BAĞI

Trump’ın sevip, sevmediklerim diyerek açıkladığı bu listenin arkasında yatan en temel unsur ise NATO 3.0 olarak değerlendirilen Zirvenin bundan sonraki yönelimi ile ilişkili. Emperyalistlerin savaş politikalarını destekleyen, ABD ve NATO çerçevesinde verilen tüm görevleri amasız fakatsız kabul eden tüm liderler Trump’ın en sevdikleri olacak.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkında ardı ardına Trump tarafından sıralanan övgüler de bu yüzden boşuna değil. Rahip Brunson’u bir telefonla bıraktırdığını hatırlatan, Türkiye’nin askeri gücünü vurgulayan Trump’a karşı verilen askeri harcamaları artıracağız, ABD’nin çizdiği çizgilerden memnunun mesajları da Saray rejiminin emperyalistlere olan bağımlılığını ortaya çıkarıyor.

REJİMİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

Siyasal İslamcı rejimin ikiyüzlülüğü çok daha net. Filistin’de yaşanan katliam karşısında kınama mesajlarından öteye gidemeyen, İsrail ile ticareti kesemeyen iktidar ve yandaşlarının geldiği son nokta da ABD’ye olan sevgi sözleri oldu.

Zirve boyunca Trump, Erdoğan yakınlaşması dünya kamuoyunun önüne serilirken yandaş medya organları, ABD’den alınan övgüleri büyük müjdelerle sundu.

Trump’ın CAATSA yaptırımlarının kaldıracağını açıklaması yandaş gazetelerin manşetleri süslerken Türkiye’nin zirveden istediğini aldığı, F-35’lerin ülkeye geleceği ve tüm bunların Erdoğan’ın Trump ile kurduğu dostluk sayesinde gerçekleştiği vurgulandı.

***

ERDOĞAN VE BİBİ’Yİ SEVİYORUM

Konuşmasına sevip sevmediği ülkeler ve liderlere değinerek devam eden Trump, İran’a ilişkin “47 yıldır sorun çıkarıyorlar. Onları sevmiyorum” ifadelerine yer verdi.

“Bazı liderleri seviyorum bazılarını sevmiyorum” diyen Trump’ın Listesi ise şöyle: Erdoğan’ı seviyorum mesela kırmızı halı serdi. ABD’ye yıllarca adil davranmadılar. Erdoğan’ı seviyorum kırmızı halı serdi, Bibi’yi (İsrail Başbakanı Netanyahu) de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye ile ilgili kötü şeyler söyledi. Erdoğan ile konuştum. Savaşa girebilirdi, İsrail’i ve Bibi’yi sevmiyor biliyorsunuz ama benim için savaşa girmedi.

İSPANYA’YI SEVMİYORUM

NATO'nun Grönland konusundaki tavrından memnun değilim. Grönland için NATO'nun yardımına ihtiyacımız yok. Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa ile konuştum ama İspanya ile konuşmadım, İspanya vakit kaybı. NATO'da berbat bir müttefik oldu. Hiçbir şeye katılmıyorlar. Onlarla bütün bağlantıları keselim. Hiçbir şekilde onlarla ticaret yapmayacağız.

BAŞKAN Xİ’Yİ DE SEVİYORUM

Türkiye çok güçlü, bizim en iyi ekipmanlarımıza sahipler ve F-35'leri alacaklar. Başkan Xi ile görüştüm, savaşa girmeyeceksiniz dedim. Onlar Hürmüz'den petrol alıyorlar. Onlar da savaşa girmedi. Başkan Xi'yi de seviyorum. TikTok'ta komünizmin ne kadar kötü olduğunu anlatıyorum ama 1 numara benim.

***

NATO’NUN GİDİŞATI VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ

Zirveden çıkabilecek sonuçları Siyaset Bilimci Cangül Örnek değerlendirdi.

“Bu zirvenin iki tane ana gündemi var. Bu gündemleri kaçırdığımızda bütün bu protokol tantanası içerisinde aslında NATO’nun nereye gittiği ve Türkiye’nin burada nasıl bir rol üstleneceği yönündeki tartışmaları da kaçırıyoruz” diyen Örnek, “İki tane gündemden kastım şu; ilki Çin’in durdurulması.

Yani Çin’in artan ABD hegemonyasına rakip çıkan yükselişinin durdurulması. Bunun tabii bizim bulunduğumuz bölgeye de doğrudan etkileri var. Rusya’dan Orta Doğu’ya kadar olan bölgede doğrudan bu yönde adımlar atılıyor şu anda ve Türkiye bu adımların bir parçası haline getiriliyor. İkincisi, büyük bir militarizasyon ve bir silahlanma gündemi açılmış durumda dünyada. Avrupa’da başta olmak üzere silah sanayinin daha çok yatırım aldığını görüyoruz.

Türkiye bu açıdan da kendi yaptığı yatırımlarla, silah sanayinin kendi yaptığı yatırımlarla bu yeni oluşmakta olan militarizasyonun önemli ayaklarından bir tanesi. Şimdi bu ikisi hiç konuşulmadan, yani Türkiye bu zirve tam olarak ne yapmak için toplandığı, hangi kararları almak için toplandığı ve Türkiye’ye bu kararlar doğrusu hangi yeni rolleri verecekler? Bunları tartışmadan isteniyor ki sadece karşılamaları, törende olanları, liderlerin kıyafetlerini, birbirine yaptıkları jestleri tartışalım. Bunların ilgi çekmesi normal.

Çünkü bir tür aslında İstanbul’da yaşadığımız, yaşanan daha doğrusu, nasıl yaşandığına da hayret ettiğimiz tutum ve davranışları aslında şu an biz NATO zirvesinde Ankara’da görüyoruz. İşte duvarlara, trafolara resimleri yansıtmak, imajını yansıtmak vs. Ya da atlı tören birlikleriyle lider karşılamak, böyle abartılı, son derece aslında onur kırıcı bir süreç izliyoruz. O yüzden bütün bu seremonin ilgi çekmesi bir yandan doğal. Buna tepki verilmesi de doğal. Ama işin özü gittikçe karanlıkta kaldı.

KRİTİK BAŞLIKLAR GÖLGEDE BIRAKILIYOR

Halbuki bu zirvede mesela Boğaz’a bir uluslararası güç yerleştirileceği söylenmişti. Doğrudan NATO şemsiyesi altında olması da NATO’nun kararıyla yerleştirileceği yönünde haberler çıktı. Bu yönde karar alınacak mı, alınmayacak mı? Diyarbakır’da bir NATO kolordusu kurulması ve Türkiye’nin bölgedeki NATO operasyonlarının bir askeri üssü olması gündemdeydi.

Bu yönde karar alınacak mı, alınmayacak mı? Aslında çok kritik başlıklar masada ama öyle bir şeye dönüştürülmüş durumdaki bu, bütün bu süreç bir tür sömürge ülkesinin kendini göstermeye, kendini kanıtlama çabası sömürgecilere, kendini kanıtlama çabasına dönüştürmüş durumdaki biz aslında çok ciddi bir takım meseleleri konuşamaz hale getiriliyoruz.

ERDOĞAN İKTİDARINI DÜŞÜNÜYOR

Sonuç olarak, benim gördüğüm kadarıyla bir defa AKP iktidarı hem bu debdebeden hem de bu abartılı seremonik görüntüden hem de konuşulacak başlıklardan kendi iktidarının devamı için bir meşruiyet devşirmeye çalışıyor. Yani bunun bir iç politika boyutu da var. Türkiye çok ciddi başlıklarda çok büyük bir askeri bağımlılık içerisine sokulacak gibi görünüyor. Hem de bütün bu süreç bu kadar ağır baskı koşulları altında siyaset yapılan bir ülkeye akın akın batılı liderlerin gelmesi, burada Erdoğan’ın takdir edilmesi aynı zamanda iktidar için bütün bu sürecin uluslararası meşruiyeti sağlamak bakımından çok önemli. O yüzden biraz daha işin artık bu boyutlarına daha fazla vurgu yapmak gerekir diye düşünüyorum.

***

S-400 ÇIKMAZI

Trump’ın F-35'lerin teslim edileceğini açıklamasının ardından, gözler Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerine çevrildi. Ankara’da masadaki formüllerden biri, S-400 sistemlerinin Türkiye dışına çıkarılması. Sistemlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderilmesi ve Dubai’ye konuşlandırılması seçeneğinin değerlendirildiği öğrenildi.

NATO’NUN GÖLGESİNDE ANKARA’DALAR

Cihatçı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) yönetiminin lideri Ebu Muhammed el Colani (Ahmed el Şara), emperyalist savaş örgütü NATO’nun 36'ncı Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi. Colani'nin uçağı Esenboğa Havalimanı'na indi. Colani'yi havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve yetkililer karşıladı.

NATO ZİRVESİ’NDE SİLAH PAZARI

Trump’ı tatmin etmek isteyen müttefikleri, Savunma Forumu’nda on 50 milyar dolarlık silah anlaşmaları imzaladı. Hava savunma sistemleri, insansız hava araçlarına karşı geliştirilecek çözümler, ortak üretim projeleri, stratejik ulaştırma kabiliyetleri ve ileri teknoloji yatırımlarına yönelik çok sayıda sözleşme imzalandı.

DAHA FAZLA YATIRIM DAHA FAZLA SİLAH

Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinin sonuç bildirisi açıklandı. Bildiride öne çıkan başlıklar şunlar:

Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin kalıcı tehdidine karşı Müttefikler, Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçiriyor. Avrupa'daki Müttefikler ile Kanada, 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırdı. Bu yatırımlar, ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri kazandırırken savunma sanayimizi ve dayanıklılığımızı da güçlendiriyor.Bugün Ankara'da, 50 milyar doların üzerinde yeni savunma alımı yapılacağını açıklıyor; ortak üretim kapasitesini artırmayı ve sanayi ile birlikte çalışarak inovasyonu hızlandırmayı taahhüt ediyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticaretindeki engelleri kaldırmaya ve NATO ortaklıklarını kullanarak savunma sanayisindeki iş birliğini ve üretim kapasitesini en üst seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz.Avrupa'daki Müttefikler ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte çalışarak İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleniyor. NATO'nun caydırıcılığı ve savunması; nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetlerinin dengeli birleşimine, uzay ve siber yeteneklerin desteğiyle dayanıyor.

Kaynak. BirGün/Politika Servisi

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER