© BRT

TÜİK Turkiye'nin en yoksul ilçelerini de belirledi

TÜİK, sosyoekonomik seviye araştırmasını yayımladı. Eğitim, gelir, sağlık ve yaşam kalitesi gibi kriterlere göre yapılan analizde, Türkiye'nin en düşük refah seviyesine sahip ilçeleri ortaya çıktı. Listede genellikle kırsal ve küçük nüfuslu bölgeler yer alırken, bu ilçelerin ekonomik büyümeden yeterince pay alamadığı vurgulandı. Araştırma, kalkınma politikalarına ışık tutmayı amaçlıyor.

 

TÜİK'in verileri, ülke genelinde 26 milyondan fazla haneyi kapsıyor ve refah eşitsizliğini net şekilde gösteriyor. En fakir ilçeler arasında Çankırı, Kastamonu, Sinop, Kayseri, Sivas, Konya ve Giresun'dan yer alanlar öne çıkıyor. Listeyi 15'e tamamlamak için benzer sosyoekonomik göstergelere sahip ilçeler eklendi.

218


Bu ilçelerde tarım ve hayvancılık başlıca geçim kaynağı olsa da, göç, işsizlik ve altyapı yetersizliği gibi sorunlar yaygın. Hükümetin bu bölgelere yönelik destek programları artması bekleniyor.

İşte Türkiye'nin en fakir 15 ilçesi;

318
 
 
 
 
 
 
 

• Bayramören, Çankırı: Küçük bir kırsal ilçe, nüfusu yaklaşık 2 bin. Tarım ve hayvancılık ana geçim kaynağı. Göç sorunu yüksek, altyapı yetersiz. Eğitim ve sağlık hizmetleri sınırlı.

418

• Pınarbaşı, Kastamonu: Ormanlık alanda yer alan ilçe, 5 bin nüfuslu. Hayvancılık ve tarım ön planda. İşsizlik oranı yüksek, genç nüfus göç ediyor. Turizm potansiyeli düşük.

518

• Dikmen, Sinop: Karadeniz'in iç kesiminde, 5 bin nüfus. Ormancılık ve tarım geçim kaynağı. Altyapı sorunları var, eğitim seviyesi düşük. Göç nedeniyle nüfus azalıyor.

618

• Felahiye, Kayseri: İç Anadolu'da, 6 bin nüfus. Tarım ağırlıklı ekonomi. Sulama sorunları var, işsizlik yaygın. Sağlık ve eğitim tesisleri yetersiz.

718

• Doğansar, Sivas: Doğu Anadolu geçişinde, 3 bin nüfus. Hayvancılık baskın. Kış şartları zor, göç yüksek. Altyapı yatırımları sınırlı, ekonomi durgun.

818

• Derebucak, Konya: Toroslar'da, 6 bin nüfus. Tarım ve ormancılık ana sektör. Su kaynakları sınırlı, iş fırsatları az. Eğitim oranı düşük.

918

• Çamoluk, Giresun: Karadeniz'de, 9 bin nüfus. Tarım ve hayvancılık geçim. Göç sorunu büyük, altyapı zayıf. Turizm potansiyeli kullanılmıyor.

1018

• Saraydüzü, Sinop: Küçük kırsal ilçe, 6 bin nüfus. Ormancılık ve tarım ekonomisi. İşsizlik yüksek, gençler göç ediyor. Sağlık hizmetleri sınırlı.

1118

• Türkeli, Sinop: Sahil ilçesi, 17 bin nüfus. Balıkçılık ve tarım ön planda. Turizm düşük, altyapı yetersiz. Eğitim seviyesi orta.

1218

• Erfelek, Sinop: Doğal güzellikleri var, 12 bin nüfus. Tarım baskın. İş fırsatları az, göç var. Şelale turizmi potansiyelli.

1318

• Durağan, Sinop: Kızılırmak kenarında, 20 bin nüfus. Tarım ve hayvancılık. Altyapı sorunları, işsizlik yüksek. Eğitim tesisleri sınırlı.

1418

• Ayancık, Sinop: Sahil ilçesi, 24 bin nüfus. Ormancılık ve balıkçılık. Sel afetleri yaşadı, ekonomi durgun. Turizm geliştirilebilir.

1518

• Kemaliye, Erzincan: Fırat Nehri kenarında, 5 bin nüfus. Tarihi doku var ama ekonomi tarıma dayalı. Göç yüksek, turizm potansiyeli düşük.

1618

• Yayladere, Bingöl: Dağlık bölge, 2 bin nüfus. Hayvancılık ana sektör. Altyapı yetersiz, işsizlik yaygın. Eğitim seviyesi düşük.

1718

• Pervari, Siirt: Güneydoğu'da, 32 bin nüfus. Tarım ve hayvancılık. Güvenlik sorunları geçmişte etkiledi, ekonomi zayıf. Göç oranı yüksek.

1818

 

 

Derleyen: Baran Yalçın

Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen açıklamaya göre, Bakan Vang, dün Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal Bin Ferhan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayid Al Nahyan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

18

Vang, Suudi mevkidaşı Bin Ferhan ile görüşmesinde, Çin'in tırmanan gerilimde barışa yönelik yapıcı rol oynamayı talep ettiğini, bu doğrultuda Orta Doğu Özel Temsilcisi'ni arabuluculuk için bölgeye yollayacağını ifade etti.

28

Çin'in Orta Doğu'da yayılan çatışmanın Körfez ülkelerini etkilediğini görmeyi istemediğini belirten Vang, her ne gerekçeyle olursa olsun ayrım yapmadan güç kullanımının kabul edilemeyeceğini, masum sivillere ve askeri olmayan hedeflere her türlü saldırının kınanması gerektiğine dikkat çekti.

38

Çin'in Suudi Arabistan'ın itidalli davranması ve barışçı araçlara bağlı kalmasını takdir ettiğini ifade eden Vang, "Bölge ülkeleri arasında uzlaşma zor elde edildi, bu yüzden değer vermek ve ilerletmek gerekiyor” sözlerini sarf etti.

48

Vang, tüm taraflara, askeri eylemleri bitirme en kısa sürede diyaloğa ve müzakereye dönerek gerilimin daha fazla yükselmesini önleme çağrısı yaptıklarını ifade etti.

58

Çinli Bakan, BEA Dışişleri Bakanı Al Nahyan ile görüşmesinde de ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın yayılmasının kimseye faydası olmadığını, bölge halkının bundan acı çekeceğini belirterek, “sivillerin savaşta korunması" kırmızı çizgisinin aşılmaması, enerji, ekonomik ve halkın geçimi ile ilgili, askeri olmayan hedeflere saldırılmaması ve gemi taşımacılığı hatlarının korunması gerektiğinin altını çizdi.

68

BAE'nin çatışma öncesinde barış için çaba sarf ettiğini, yakın zaman önce gerçekleştirilen Körfez İşbirliği Teşkilatı (KİK) Dışişleri Bakanları toplantısında da mevcut krizin aşılması ve bölgesel güvenliğin korunması için diyalog ve diplomasinin tek çıkış yolu olduğuna vurgu yapıldığına dikkati çeken Vang, Çin'in bu çabaları takdir ettiğini vurguladı

78

Çin, daha önce İran ve Suudi Arabistan'ın normalleşme sürecinde arabulucuk yapmıştı. İki ülke, Çin'in arabuluculuğunda Pekin'de yürüttükleri görüşmelerin ardından 10 Mart 2023'te diplomatik ilişkilerini yeniden başlatma kararı almıştı. İki ülke, uzlaşmanın ardından 2016 yılında karşılıklı kapattıkları büyükelçiliklerini yeniden açarak yeni büyükelçiler atamış ve dönemin İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Suudi Arabistan'ın resmi ziyaret davetini kabul etmiş ancak helikopter kazasında hayatını kaybettiği için ziyaret gerçekleşmemişti.

88
Kaynak:Haber Merkezi
 
 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER