© BRT

TÜKODER Genel Başkanı'ndan Kamuoyuna Açık Suç Duyurusu

Tüketicileri Korumu Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, "kamuoyuna açık suç duyurusu" adıyla bir bildiri yayımlayarak Giresun'da doğa katliamına dönüşen madencilik faaliyetlerine kesilen cezaların "doğa ve insan sağlığının" uğradığı zararların geri dönülemeyecek boyutlara ulaştığını ifade etti. Koçal bildirisinde "vahşi madencilik sadece doğayı değil, geleceğimizi ve sağlığımızı da katlediyor" dedi.

Giresun Çatalağaç Deresi’ne Alagöz Madencilik tarafından zehirli atık suların deşarj edilmesi ve ardından şirkete  idari para cezası kesilmesi geçen hafda ülkenin gündemine oturdu.  Özellikle duyarlı yurttaşların tepkisini çeken durum hakkında Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal da bir “kamuoyuna açık suç duyurusu” bildirisi yayımlayarak “ülkemizin bu kanayan yarasına” parmak bastı. 

Koçal bildirisinde şu görüşlere yer verdi: 

"Özelde Giresun’da yaşanan bu acı tablo, genelde ülkemizin dört bir yanındaki tüm madencilik faaliyetlerinde karşı karşıya kaldığımız sistematik bir riskin, "vahşi madencilik" anlayışının somut bir yansımasıdır. Kamuoyuna yansıyan pek çok maden ocağında maalesef benzer ihlaller, doğa katliamları ve halk sağlığını hiçe sayan uygulamalar standart hale gelmiştir.

TÜKODER olarak altını çizerek soruyoruz: İnsan sağlığının, yok edilen doğanın ve tüketicinin temiz gıdaya ulaşma hakkının bedeli birkaç milyon liralık para cezaları mıdır?

Sermaye sahipleri için bu tür idari para cezaları bir "caydırıcılık" unsuru değil, doğayı talan etmeye devam etmek için gözden çıkardıkları sıradan bir "işletme maliyeti" haline gelmiştir. Oysa havamızı, suyumuzu ve toprağımızı zehirleyen bu eylemler, basit bir mevzuat ihlali değil; doğaya, diğer canlılara ve insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suçtur.

Madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan ağır metaller ve zehirli kimyasallar, sadece deşarj edildikleri derelerdeki ekosistemi ve endemik türleri yok etmekle kalmamaktadır. Yeraltı sularına sızan bu zehirler, tarım arazilerimizi, meralarımızı ve içme suyu kaynaklarımızı vurmaktadır. Bu zehirli sularla sulanan tarım ürünleri, bu topraklarda otlayan ve bu sulardan içen hayvanların eti ve sütü aracılığıyla toksinler doğrudan tüketicinin sofrasına ulaşmaktadır. Bizler "Sağlıklı gıdaya erişim ve sağlık çevrede yaşam hakkı için!" mücadele ederken, ülkenin dört bir yanındaki  madencilik faaliyetleri halkımızı kanser, nörolojik rahatsızlıklar ve kalıcı genetik hasarlarla baş başa bırakmaktadır. Tüketicinin sağlıklı, güvenilir gıda ve temiz suya ulaşma ve sağlık çevrede yaşam hakkı, şirketlerin kâr hırsına kurban edilmektedir.

Halkın sağlığını ve çevreyi böylesine pervasızca tehlikeye atanların eylemleri, sadece 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında kesilen cezalarla geçiştirilemez. Türkiye’nin neresinde olursa olsun bu tür ihlallere imza atan şirketlerin eylemleri; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 181. ve 182. Maddelerinde düzenlenen "Çevrenin Kasten veya Taksirle Kirletilmesi" suçlarını açıkça oluşturmaktadır. Dahası, eylemin insan sağlığı üzerinde yarattığı ve yıllar sürecek kalıcı hasarlar göz önüne alındığında, fiili gerçekleştirenler hakkında "Kasten veya Taksirle Yaralama" suçlarından ve uzun vadede halk sağlığını tehdit ederek ölümlere sebebiyet verebileceği ihtimaliyle çok daha ağır ceza maddelerinden soruşturma yürütülmelidir.

 Acil olarak yapılması gerekenler ile ilgili adli makamları ve ilgili bakanlıkları göreve davet ediyoruz;

Sorumlular Adalet Önüne Çıkarılmalıdır: Sadece Giresun'daki olayda değil, ülke genelinde atık suların doğaya deşarj edilmesi talimatını veren, uygulayan ve buna göz yuman tüm şirket yetkilileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından TCK kapsamında derhal soruşturma başlatılmalıdır. Bu açıklamamız, tüm adli makamlar için açık bir suç duyurusudur.Halk Sağlığını Tehdit Eden İşletmeler Kapatılmalıdır: Çevresel tedbirleri hiçe sayarak tüketiciyi zehirleyen maden işletmelerinin çevre izin ve lisans belgeleri iptal edilmeli, faaliyetleri geçici olarak değil, kalıcı olarak durdurulmalıdır.Kapsamlı Sağlık, Su ve Gıda Taraması Yapılmalıdır: Başta Giresun olmak üzere risk altındaki tüm maden bölgelerinde; içme suları, tarım arazileri ve hayvansal ürünler acilen bağımsız kurullar tarafından analiz edilmeli, sonuçlar şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

TÜKODER olarak; doğamızın rant uğruna talan edilmesine, tüketici olarak bizlere zehirli gıda ve su dayatılmasına asla sessiz kalmayacağız. Anayasal güvence altındaki sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı sonuna kadar savunacak, hukuki süreçlerin tüm platformlarda takipçisi olacağız." 

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER