AZİZ NİCOLAS Biyografisi
Aziz Nicolas (Noel Baba) kimdir?
Aziz Nikholas / Myra Antik Kenti
Aziz Nikolas (Çocukların, Mahkûmların, Denizcilerin ve Gezginlerin Koruyucusu)
Myra “Yüce Ana Tanrıça’nın Yeri” anlamına gelmektedir. İS 4. yy’da imparatorluğun dini olan Hıristiyanlık çok daha önceden bu bölgelerde olgunlaşmıştı. “Tanrının tekil anıldığı zamanların başlangıcından itibaren Likya’nın en ünlü ve önemli kenti oldu. Hz İsa’nın 12 havarisinden biri olmamasına rağmen, Hz İsa’nın dinini yayamaya çalışan Aziz Paulos’un 4. yolculuğu olarak kayıtlara geçen MS 59-69 yıllarında yaptığı seyahatleri sırasında tutuklanarak Roma’ya götürülmesi azizin yaptığı dördüncü yolculuk olarak da gösterilmektedir. Aziz Paul’ün bindirildiği gemi Akdeniz güney kıyılarından geçirilerek Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçmiş ve Myra Antik Kentinde konaklamıştır. Bu nedenle Patara, İncilde adı geçen kentlerden biri olma özelliği kazanmıştır. Buradan İtalya’ya giden bir gemiye bindirilmiş yine güney kıyılarında yer alan Datça (Knidos)’a uğramıştır. Tutukluluk hali nedeniyle de olsa, Aziz Paulos’un Myra’ya gelmesi, metropolün adını duyurmuştur. Bu tarihi kayıtlardan sonraki ününü ise, Myralı St. Nikolaos’a borçludur. Aziz, öğretisini burada geliştirip ününü yayarak tüm yaşamını Myra’da tamamladı. “Aziz Nikolas’ın piskoposluk yaptığı yer” olması sayesinde de ününü tüm Ortaçağ boyunca sürdürdü. İlk olarak bugünkü kaya mezarlarının üzerindeki tepede kurulan antik kent, daha sonra aşağıya inerek genişledi. St. Paul’un seyahati sırasında yine Hristiyanlığın önde gelen isimlerinden olan arkadaşı Luke ve Yunan gökbilimci ve matematikçi, Sisamlı Aristharchos de uğradığı bir şehirdir.
Aziz Nicolas (Noel Baba) kimdir?
Aziz Nikholas / Myra Antik Kenti
Aziz Nikolas (Çocukların, Mahkûmların, Denizcilerin ve Gezginlerin Koruyucusu)
Myra “Yüce Ana Tanrıça’nın Yeri” anlamına gelmektedir. İS 4. yy’da imparatorluğun dini olan Hıristiyanlık çok daha önceden bu bölgelerde olgunlaşmıştı. “Tanrının tekil anıldığı zamanların başlangıcından itibaren Likya’nın en ünlü ve önemli kenti oldu. Hz İsa’nın 12 havarisinden biri olmamasına rağmen, Hz İsa’nın dinini yayamaya çalışan Aziz Paulos’un 4. yolculuğu olarak kayıtlara geçen MS 59-69 yıllarında yaptığı seyahatleri sırasında tutuklanarak Roma’ya götürülmesi azizin yaptığı dördüncü yolculuk olarak da gösterilmektedir. Aziz Paul’ün bindirildiği gemi Akdeniz güney kıyılarından geçirilerek Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçmiş ve Myra Antik Kentinde konaklamıştır. Bu nedenle Patara, İncilde adı geçen kentlerden biri olma özelliği kazanmıştır. Buradan İtalya’ya giden bir gemiye bindirilmiş yine güney kıyılarında yer alan Datça (Knidos)’a uğramıştır. Tutukluluk hali nedeniyle de olsa, Aziz Paulos’un Myra’ya gelmesi, metropolün adını duyurmuştur. Bu tarihi kayıtlardan sonraki ününü ise, Myralı St. Nikolaos’a borçludur. Aziz, öğretisini burada geliştirip ününü yayarak tüm yaşamını Myra’da tamamladı. “Aziz Nikolas’ın piskoposluk yaptığı yer” olması sayesinde de ününü tüm Ortaçağ boyunca sürdürdü. İlk olarak bugünkü kaya mezarlarının üzerindeki tepede kurulan antik kent, daha sonra aşağıya inerek genişledi. St. Paul’un seyahati sırasında yine Hristiyanlığın önde gelen isimlerinden olan arkadaşı Luke ve Yunan gökbilimci ve matematikçi, Sisamlı Aristharchos de uğradığı bir şehirdir.
MS 250 yılında Myra’da dünyaya gelen Aziz Nikolas’un bazı kaynaklara göre varlıklı bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldiği, Başrahip olan amcasının onu Tanrı’nın hizmetine davet etmesi ve onun da buna hevesli olması üzerine papaz olduğu, sonrasında ise elde ettiği tüm paralarını zayıf, fakir ve ihtiyaç sahibi insanlar için harcadı rivayetleri olduğu gibi, daha başka rivayetlerle de karşılaşmak mümkündür.
Sionlu Nikholaus’un Başpiskoposluğa kadar yükselmesi, martyrion[1]’u ziyareti ve Rosallia Günü’nde din adamlarını bir araya getiren Synodos’un Myra’da toplanmasıyla ünlenen Myra, o gün bu gündür turistlerin/hacıların ilgi odağı olmuş, kutsal bir merkez sayılmıştır. Mucizeleriyle ünlenen St. Nikolaos, geçmişte çocuklar, denizciler, tacirler ve bilim adamlarının koruyucusuyken, bugün tüm dara düşenlerin sığınağı olmaya devam etmektedir. Dara düşenlere gizlice verdiği yardımların, anlatıldıkça çoğalan öyküleri nedeniyle,”[2] bugün dünyanın hemen her yerinde yılbaşında armağan veren “Noel Baba” tiplemesi ile bütünleştirilerek, Noel Baba “olarak ünlenmiştir. Çocukları koruma/sevindirme, denizcileri kurtarma, kayıp eşyaları bulma, gelecekten bilgi verme gibi pek çok mucizesi anlatılagelir. Bir keresinde Mısır’dan İstanbul’a giden bir gemiden aldığı hububatla Myra halkını açlıktan kurtarır. Ancak, gemi İstanbul’a vardığında yükünden hiçbir şey eksilmez. Bu belki de Aziz’in denizcilerin patronu olmasına bağlanan mucizelerden biridir. Çünkü Akdeniz’de seyreden gemilerin sefere çıkmadan önce birbirlerine iyi dilek olarak “Dümenini Aziz Nikholaos tursun.” Demeleri gelenek olmuştur. Aziz’in sağlığında din adamı olarak çalıştığı Likya sahilleri, Akdeniz’in en önemli denizcilik merkezi, burada yaşayanlar da Akdeniz’in ünlü denizcileriydiler. Bu nedenle din kitaplarında Aziz’in denizle ilgili birçok mucizesine rastlanmaktadır.
Kendine çeyiz yapamamış, umutsuz, evde kalmış, masum, yoksul kız çocuklarına acıyan Aziz Nikolaus, onların evlerinin bacasından sikke dolu torbalar bırakırmış ve daha sonra bunu bir gelenek haline getrmiş. Aziz Nikolas için anlatılan bu hikâyenin 19. Yüzyılda Amerikalılar tarafından, Asya’nın soğuk steplerinden gelen “Ayaz Ata ve Narduğan” kutlamaları ile birleştirilip, Aziz Nikolaus’un adının “Noel Baba” adıyla değiştirilmesi, 1823’den bu yana henüz 94 yıllık bir mazidir. Sonrasında ise bütün dünyada Amerika Birleşik Devletlerinde A Visit from St. Nicholas ” ve karikatürist ve siyasi karikatürist ait Thomas Nast ‘ın “Noel Baba” adıyla resmettikleri ve çocuklara hediye dağıtan, kırmızı kıyafetli, tonton bir ihtiyar olarak resmettikleri bu yaratıları, daha sonrasında resim, şiir, çocuk şarkı ve kitapları, radyon programları ve filmlerle tüm dünyaya yayılmıştır. Oysaki Avrupa ülkelerinde çoğunlukla Santa Klaus olarak bilinen Aziz Nicholaus, Anadolu’da yaşamış bir din adamıdır. Aziz Nicholaus gerçek anlamda herkesin yardımcısı olan ve yüreği tanrı inancıyla dolu bir din adamı olsa da, kendisine addedilerek tasvirin dışında kalmaktadır. Aziz Nicholaus’un yaşadığı yerde hiç kar yağmamış ve kendisi de ren geyiklerinin çektiği bir kızağa binmemiştir. “Noel Baba” tiplemesi, Cocacola firmasının o yıllarda, satışlarını artırmak ve dikkat çekmek için günümüze kadar gelen reklam politikasının bir ürünü olarak ticari bir imaj ürünüdür.. Soğuk ve ayazın içinden, havada ren geyiklerinin çektiği arabasıyla yardıma muhtaç insanların çatısından hediyeler dağıtarak tasvir edilen Noel Baba tiplemesi, çıkış noktası ve onu farklı derledikleri efsanelerin harmanına kendi hayal güçlerine de katarak tasarlayıp ortaya çıkartanların amaçladıkları hedef doğrultusunda amacına ulaşmış ve tüm dünyaca tutmuştur. Günümüze İtalya’nın Sicilya Adası, Napoli, Bari, Almanya’nın Frieburg ve hatta Amerika’da New York kentinin koruyucu azizi olma derecesine varan önemi, her yılın 6 Aralık günü yapılan anma törenleriyle daha da pekişmektedir. Günümüzde, Orta Asya Türklerinin Ayaz Atası ve Narduğan Bayramı, İskandinav ülkelerinde iyiliksever, çocukların koruyucusu Santa Klaus/ Odin[3], ve Myralı Aziz Nicholaos’ın kişiliğin birleştirilmiş ve ortaya bir Noel Baba çıkmıştır. Fakat en temelde yatan gerçek ise, Aziz Nikolas’a yüklenen misyonuların, eskiden medet umulan Önbilici, Işık Tanrı Apollon’un bir devamı olduğudur. Yani gerçek şudur ki Apollon inancı asla yok olmamış, sadece adı değişmiştir. Değişen inançlar değil, inanılanın ve aracıların adı değişmiştir.
Aziz Nikolas Kilisesi
Aziz Nikholas Kilisesi / Myra Antik Kenti
Aziz Nikolas Kilisesi Aziz Nikolas Kilisesi
Aziz Nikolas Kilisesi’nin genel çizimi
6 Aralık 343 tarihinde, 65 yaşında öldüğü sanılan Aziz Nikolaos’ın ölümünün üstüne 6. yy’da kendisi adına Aziz Nikolaus Kilisesi yapılmıştır. Kemikleri de kilisede yer alan, üstü deniz kabuğu pullu bir lahde yerleştirilmiştir. Eski Rusya Çarlığı olmak üzere, ünü tüm Avrupa’ya yayılmış olan Azizi Nikolaos kilisenin yanına, 11. yüzyılın ikinci yarısında bir manastır ilave edildi. Yaşarken Demre’den ayrılmayan Aziz’in ölüsünü, İsa’dan sonra 808’de Arap istilacılar yok etmek istediler, ancak başka bir rahibin mezarını dağıttılar. Bu akınlar sonucunda, kentin en önemli yapısı olan St. Nikolas Kilisesi 1034’te yıkıldı. 1863 yılında Rus Çarı II. Alensandr, binayı ve çevresindeki bölgeyi Osmanlı Devleti’nden satın alarak restorasyon çalışmalarına başladı.
Aziz Nikolas Kilisesinde, “en erkeni İS 5. yy başına kadar inen[4] birçok yapı evresi bulunmaktadır. Üç nefli kiliseye sonradan bir nef daha eklenmiştir. Kilise, Aziz’in yaşamını anlatan benzersiz freskolarıyla özeldir. Sahneler N. Çorağan Karakaya’nın cümlelerinde detaylıca işlenmiştir.[5]Prothesis mekânında bulunmasıyla şaşırtan “Havari Komünyonu” sahnesinde İsa ekmek-şarap dağıtmaktadır: Ekmek tarafındaki havarilerin en önünde Petrus, şarap tarafındakilerin önünde de Paulus durmaktadır. Yahuda ise yine kendini sahneden dışlamış pozisyondadır. Freskolar stilleri ve ikonografileriyle İS 11.-12. yy’lara aittir. Kilisenin güneyindeki mezar nişlerinde İsa’nı Doğuşu, Çarmıhta İsa, Anastasis, Göğe Çıkış ve Koimesis–Meryem’in Ölümü- sahnelerinden oluşan Beş Bayram sahnesi işlenmiştir. Kemer yüzlerinde ise St. Nikolaos’un yaşamını anlatan siklustan 15 sahne işlenmiştir: Bu benzersiz freskolar arasında yine N. Karakaya’nın tanımlamalarıyla “Deniz mucizeleri”, “Üç komutan hapiste”, “Aziz’in İmparator Konstantinos ve Vali Ablabius’un rüyalarına girmesi”, “Üç komutan İmparator Konstantinos’un Önünde”, “Üç komutanın Nikolaos’a teşekkürü”, “Nikolaos’un Basileus’u Araplardan kurtarışı”, “Nikolaos’un Demetrios’u boğulmaktan kurtarışı”, “Aziz’in çocuğu olmayan bir aileye yardımı”, “Aziz’in büyülü bir kişiyi iyileştirmesi”, “Üç bekâr kızın öyküsü” bulunmaktadır. Rusya ve Yunanistan’ın en saygın azizi olarak tanınan Aziz Nikolaus, çocukların, mahkûmların, denizcilerin ve gezginlerin koruyucusu olarak saygı görmüştür. Azizi Nikolaus’un ölümünden sonra Avrupa’nın birçok kentinde adına kiliseler inşa edilmiştir. Bunlar arasında VI. yüzyılda İstanbul’da inşa edilen Bazilika en göz çarpanıdır.
Aziz Nikolas’un bazı kaynaklara göre varlıklı bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldiği, Başrahip olan amcasının onu Tanrı’nın hizmetine davet etmesi ve onun da buna hevesli olması üzerine papaz olduğu, sonrasında ise elde ettiği tüm paralarını zayıf, fakir ve ihtiyaç sahibi insanlar için harcadı rivayetleri olduğu gibi, daha başka rivayetlerle de karşılaşmak mümkündür.
Sionlu Nikholaus’un Başpiskoposluğa kadar yükselmesi, martyrion[1]’u ziyareti ve Rosallia Günü’nde din adamlarını bir araya getiren Synodos’un Myra’da toplanmasıyla ünlenen Myra, o gün bu gündür turistlerin/hacıların ilgi odağı olmuş, kutsal bir merkez sayılmıştır. Mucizeleriyle ünlenen St. Nikolaos, geçmişte çocuklar, denizciler, tacirler ve bilim adamlarının koruyucusuyken, bugün tüm dara düşenlerin sığınağı olmaya devam etmektedir. Dara düşenlere gizlice verdiği yardımların, anlatıldıkça çoğalan öyküleri nedeniyle,”[2] bugün dünyanın hemen her yerinde yılbaşında armağan veren “Noel Baba” tiplemesi ile bütünleştirilerek, Noel Baba “olarak ünlenmiştir. Çocukları koruma/sevindirme, denizcileri kurtarma, kayıp eşyaları bulma, gelecekten bilgi verme gibi pek çok mucizesi anlatılagelir. Bir keresinde Mısır’dan İstanbul’a giden bir gemiden aldığı hububatla Myra halkını açlıktan kurtarır. Ancak, gemi İstanbul’a vardığında yükünden hiçbir şey eksilmez. Bu belki de Aziz’in denizcilerin patronu olmasına bağlanan mucizelerden biridir. Çünkü Akdeniz’de seyreden gemilerin sefere çıkmadan önce birbirlerine iyi dilek olarak “Dümenini Aziz Nikholaos tursun.” Demeleri gelenek olmuştur. Aziz’in sağlığında din adamı olarak çalıştığı Likya sahilleri, Akdeniz’in en önemli denizcilik merkezi, burada yaşayanlar da Akdeniz’in ünlü denizcileriydiler. Bu nedenle din kitaplarında Aziz’in denizle ilgili birçok mucizesine rastlanmaktadır.
Kendine çeyiz yapamamış, umutsuz, evde kalmış, masum, yoksul kız çocuklarına acıyan Aziz Nikolaus, onların evlerinin bacasından sikke dolu torbalar bırakırmış ve daha sonra bunu bir gelenek haline getrmiş. Aziz Nikolas için anlatılan bu hikâyenin 19. Yüzyılda Amerikalılar tarafından, Asya’nın soğuk steplerinden gelen “Ayaz Ata ve Narduğan” kutlamaları ile birleştirilip, Aziz Nikolaus’un adının “Noel Baba” adıyla değiştirilmesi, 1823’den bu yana henüz 94 yıllık bir mazidir. Sonrasında ise bütün dünyada Amerika Birleşik Devletlerinde A Visit from St. Nicholas ” ve karikatürist ve siyasi karikatürist ait Thomas Nast ‘ın “Noel Baba” adıyla resmettikleri ve çocuklara hediye dağıtan, kırmızı kıyafetli, tonton bir ihtiyar olarak resmettikleri bu yaratıları, daha sonrasında resim, şiir, çocuk şarkı ve kitapları, radyon programları ve filmlerle tüm dünyaya yayılmıştır. Oysaki Avrupa ülkelerinde çoğunlukla Santa Klaus olarak bilinen Aziz Nicholaus, Anadolu’da yaşamış bir din adamıdır. Aziz Nicholaus gerçek anlamda herkesin yardımcısı olan ve yüreği tanrı inancıyla dolu bir din adamı olsa da, kendisine addedilerek tasvirin dışında kalmaktadır. Aziz Nicholaus’un yaşadığı yerde hiç kar yağmamış ve kendisi de ren geyiklerinin çektiği bir kızağa binmemiştir. “Noel Baba” tiplemesi, Cocacola firmasının o yıllarda, satışlarını artırmak ve dikkat çekmek için günümüze kadar gelen reklam politikasının bir ürünü olarak ticari bir imaj ürünüdür.. Soğuk ve ayazın içinden, havada ren geyiklerinin çektiği arabasıyla yardıma muhtaç insanların çatısından hediyeler dağıtarak tasvir edilen Noel Baba tiplemesi, çıkış noktası ve onu farklı derledikleri efsanelerin harmanına kendi hayal güçlerine de katarak tasarlayıp ortaya çıkartanların amaçladıkları hedef doğrultusunda amacına ulaşmış ve tüm dünyaca tutmuştur. Günümüze İtalya’nın Sicilya Adası, Napoli, Bari, Almanya’nın Frieburg ve hatta Amerika’da New York kentinin koruyucu azizi olma derecesine varan önemi, her yılın 6 Aralık günü yapılan anma törenleriyle daha da pekişmektedir. Günümüzde, Orta Asya Türklerinin Ayaz Atası ve Narduğan Bayramı, İskandinav ülkelerinde iyiliksever, çocukların koruyucusu Santa Klaus/ Odin[3], ve Myralı Aziz Nicholaos’ın kişiliğin birleştirilmiş ve ortaya bir Noel Baba çıkmıştır. Fakat en temelde yatan gerçek ise, Aziz Nikolas’a yüklenen misyonuların, eskiden medet umulan Önbilici, Işık Tanrı Apollon’un bir devamı olduğudur. Yani gerçek şudur ki Apollon inancı asla yok olmamış, sadece adı değişmiştir. Değişen inançlar değil, inanılanın ve aracıların adı değişmiştir.
Aziz Nikolas Kilisesi
Aziz Nikholas Kilisesi / Myra Antik Kenti
Aziz Nikolas Kilisesi Aziz Nikolas Kilisesi
Aziz Nikolas Kilisesi’nin genel çizimi
6 Aralık 343 tarihinde, 65 yaşında öldüğü sanılan Aziz Nikolaos’ın ölümünün üstüne 6. yy’da kendisi adına Aziz Nikolaus Kilisesi yapılmıştır. Kemikleri de kilisede yer alan, üstü deniz kabuğu pullu bir lahde yerleştirilmiştir. Eski Rusya Çarlığı olmak üzere, ünü tüm Avrupa’ya yayılmış olan Azizi Nikolaos kilisenin yanına, 11. yüzyılın ikinci yarısında bir manastır ilave edildi. Yaşarken Demre’den ayrılmayan Aziz’in ölüsünü, İsa’dan sonra 808’de Arap istilacılar yok etmek istediler, ancak başka bir rahibin mezarını dağıttılar. Bu akınlar sonucunda, kentin en önemli yapısı olan St. Nikolas Kilisesi 1034’te yıkıldı. 1863 yılında Rus Çarı II. Alensandr, binayı ve çevresindeki bölgeyi Osmanlı Devleti’nden satın alarak restorasyon çalışmalarına başladı.
Aziz Nikolas Kilisesinde, “en erkeni İS 5. yy başına kadar inen[4] birçok yapı evresi bulunmaktadır. Üç nefli kiliseye sonradan bir nef daha eklenmiştir. Kilise, Aziz’in yaşamını anlatan benzersiz freskolarıyla özeldir. Sahneler N. Çorağan Karakaya’nın cümlelerinde detaylıca işlenmiştir.[5]Prothesis mekânında bulunmasıyla şaşırtan “Havari Komünyonu” sahnesinde İsa ekmek-şarap dağıtmaktadır: Ekmek tarafındaki havarilerin en önünde Petrus, şarap tarafındakilerin önünde de Paulus durmaktadır. Yahuda ise yine kendini sahneden dışlamış pozisyondadır. Freskolar stilleri ve ikonografileriyle İS 11.-12. yy’lara aittir. Kilisenin güneyindeki mezar nişlerinde İsa’nı Doğuşu, Çarmıhta İsa, Anastasis, Göğe Çıkış ve Koimesis–Meryem’in Ölümü- sahnelerinden oluşan Beş Bayram sahnesi işlenmiştir. Kemer yüzlerinde ise St. Nikolaos’un yaşamını anlatan siklustan 15 sahne işlenmiştir: Bu benzersiz freskolar arasında yine N. Karakaya’nın tanımlamalarıyla “Deniz mucizeleri”, “Üç komutan hapiste”, “Aziz’in İmparator Konstantinos ve Vali Ablabius’un rüyalarına girmesi”, “Üç komutan İmparator Konstantinos’un Önünde”, “Üç komutanın Nikolaos’a teşekkürü”, “Nikolaos’un Basileus’u Araplardan kurtarışı”, “Nikolaos’un Demetrios’u boğulmaktan kurtarışı”, “Aziz’in çocuğu olmayan bir aileye yardımı”, “Aziz’in büyülü bir kişiyi iyileştirmesi”, “Üç bekâr kızın öyküsü” bulunmaktadır. Rusya ve Yunanistan’ın en saygın azizi olarak tanınan Aziz Nikolaus, çocukların, mahkûmların, denizcilerin ve gezginlerin koruyucusu olarak saygı görmüştür. Azizi Nikolaus’un ölümünden sonra Avrupa’nın birçok kentinde adına kiliseler inşa edilmiştir. Bunlar arasında VI. yüzyılda İstanbul’da inşa edilen Bazilika en göz çarpanıdır.