İki çevreci kuruluşun Dünya Sulak Alanlar Günü'nde Akçay Sazlığı ve Sulak Alanlarına yönelik girişimler hakkındaki basın açıklamasını Kazdağı Derneği yönetim kurulu başkanı Süheyla Doğan okudu.
Dünya Sulak Alanlar Günü,'nun Sulak alanların önemini, sulak alanlara yönelik tehditleri ve bu konudaki mücadeleleri kamuoyu ile paylaşmaya vesile olan önemli bir gündür diye başlayan bildiride daha sonra şu hususlara yer verildi:
"Basın açıklamamızı, burada, “Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı”nı yok eden projelerden biri olan “Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi” nin şantiyesi önünde yapıyor olmak da ayrıca anlamlı.
Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı, sahip olduğu biyolojik çeşitliliği, su rejimini düzenleyici işlevi ve bölge tarımı açısından hayati önemiyle korunması gereken bir sulak alandır.
Yıllar önce Sulak Alan Bilgi Sisteminde (SAYBİS) 148 hektar olarak kaydedilen Akçay Sazlığı ve Sulak Alanı, ne yazık ki “Sulak Alan” ve “Korunan Alan” olarak tescil edilmemiş ve yıllardır imar, dolgu, moloz dökümü gibi nedenlerle ekolojik tahribata uğramıştır, koruması gereken kurumlar tarafından da korunmamıştır. Koruması gereken kamu kurumları tarafından dahi önemi anlaşılmamış ve yatırım bölgesi olarak görülmüştür.
Bizler, 2021 yılından itibaren, alanın bir yandan tescilini sağlamak ve diğer yandan da yasalara aykırı faaliyetler ve planlama süreçlerinin iptali için mücadele ediyoruz.
Bugünkü gelinen aşamayı ve kritik süreçleri kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:
TESCİL SÜRECİ:
Alana yönelik tehditleri görünce, alanın korunabilmesini sağlamak için öncelikle bölge ile ilgili “Ekosistem Değerlendirme Raporu” hazırlattık. Raporu hem Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’na göndererek tescil başvurusu yaptık. Başvurularımız kısmen olumlu sonuç verdi. Alanın yaklaşık 50 hektarlık bir bölümü Cumhurbaşkanı tarafından “Kesin Korunan Alan”, bir kısmı da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Nitelikli Koruma Alanı ve “Sürdürülebilir Koruma Alanı” olarak tescil edildi. “Kesin korunan alan” kısmı aynı zamanda daha sonra Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından “Mahalli Sulak Alan” olarak tescil edildi. Oldukça önemli bir kazanım elde ettik. Ancak tabi ki EDTİOSB alanı tescil alanı dışında bırakılmıştı.

EKOLOJİK TAHRİBAT PROJELERİ:
A- ENGİNKENT PROJESİ:
Engin Gayrimenkul tarafından Sulak Alan sınırları içinde ruhsatsız bir şekilde temel atılan Enginkent Projesi proje için, törenden sonra Edremit Belediyesi tarafından imar
planlarına aykırı bir şekilde verilen inşaat ruhsatlarının iptali için dava açtık ve ruhsatların iptalini sağladık. Aksi halde Sulak Alan üzerinde 200’ün üzerinde villa yapılmış olacaktı. Dava sürecinde yapılan 7 villa ise hala ilgili kurumlar yıkılmadı. Dava kapsamında gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesinin raporu adeta ders niteliğinde idi. Bilim insanları özetle “Burası sulak alandır, inşaat yapılamaz.” dedi.
B- EDREMİT TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ PROJESİ:
Aynı dönemde sulak alanın bir bölümünde moloz ile dolgu faaliyeti başlamıştı. Dolgunun Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi” projesi için olduğunu öğrendik.
1. Dolgu Faaliyetinin İptali Davası:
Önce dolguyu yapan Balıkesir Belediyesi hakkında suç duyurusunda bulunduk ve akabinde dolgu ile ilgili Meclis Kararı’nın iptali için dava açtık. Belediye, kendi Meclis kararını iptal etmek ve dolguyu bırakmak zorunda kaldı.
2. 1/100.000’lik Balıkesir Çanakkale Çevre Düzeni Revize Plan İptal Davası:
Proje ile ilgili 2017 yılında hazırlanan 1/100.000’lik Balıkesir- Çanakkale Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nin iptal edilmesi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine 2021 yılında, 2021/8346 Esas No ile Danıştay nezdinde dava açtık. Dava, süre aşımı nedeniyle oy çokluğu ile reddedildi. Kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz ettik. Danıştay 6. Dairesi’nin kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından bozuldu ve “Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, kesin olarak, 07/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Ne yazık ki Danıştay 6. Dairesi davamızı yeniden reddetti.
3. 1/1000 ve 1/5000 Ölçekli İmar Planların İptali Davası:
Yine aynı tarihte, 2021 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan 1/1000 ve 1/ 5000 ölçekli imar planlarının iptali için 2021/896 Esas No ile Balıkesir 1. İdare Mahkemesi’nde dava açtık. Davada uzun süre hiçbir gelişme yaşanmadı. Dört buçuk yıl sonra, 15 Ocak 2025 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildi. Bilirkişiler 28.04.2025 tarihli raporlarında “Dava konusu parseller doğal haliyle tarıma dayalı ihtisas OSB için uygun değildir, sulak alan niteliği taşıyan bu alanlara müdahale hem ekolojik hem ekonomik açıdan sakıncalı olacaktır.” dedi ve mahkeme de bilirkişi görüşleri doğrultusunda 30/05/2025 tarihinde1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının hukuka aykırı olduğunu belirterek, telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle “Yürütmeyi Durdurma” kararı verdi. Bizler de uzun bir süreden sonra bir nefes aldık ve sevindik. Dolgu faaliyeti de durduruldu. Ancak sevincimiz uzun sürmedi, EDTİOSB idaresinin ve ortağı kurumların kararı Bursa Bölge Idare Mahkemesi’nde temyiz etmesi sonucunda “yürütmeyi durdurma” kararı iptal edildi. EDTİOSB yönetimi mahkeme süreci devam ederken terkedilen “Tepeoba Molibden Madeni” nden getirttiği maden atıkları ile dolgu çalışmalarına devam etti.
Dolgu faaliyeti, sulak alanın doğal su kanalları tahrip etti. 28 Kasım 2025’te, ETDİOSB dolgu sahasının su kanallarını tıkaması sonucu Çıkrıkçı Ovası’nda ciddi bir su baskını yaşandı, köylülerin besi hayvanları ve ekinleri zarar gördü. Bu olay, sulak alanların yok edilmesinin yalnızca doğayı değil, doğrudan insan yaşamını ve geçim kaynaklarını tehdit ettiğini bir kez daha gösterdi. Köylülerin bir kısmı delil tespit davası açarak zarar ziyanlarını kanıtladı. Tazminat davası açmaya hazırlanıyorlar.
Yürütmeyi durdurma kararının üzerinden yedi ay geçtikten sonra Balıkesir 1. İdare Mahkemesi ne yazık ki süre aşımı nedeniyle davamızı 30.12.2025 tarihinde reddetti. Mahkeme, davayı usul ve süre yönünden başta incelemiş ve kabul etmişti. Üstelik bilirkişi keşfi yaptırmış, yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Aradan 5 yıl geçtikten sonra ne oldu da “süre aşımı” nedeniyle dava reddedildi. Bilirkişi incelemesi neden yapıldı?
Karar bizleri oldukça üzdü. Davacılar olarak kararın bozulması için davayı Bursa Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinafa taşıyacağız.
Bu arada, Tarım ve Orman Bakanlığı web sayfasında EDTİOSB ile ilgili olarak yine 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarında değişiklik yapıldığına dair yeni bir ilan yer almakta. Değişiklik amacını görmek için planı indirmek üzere verilmiş bağlantıya baktığımızda ise ne ilginçtir ki sisteme yüklenen plan Edremit değil, başka bir il ile ilgili çıkıyor. Askı süresi 19.12.2025’te doldu. Bu konuda da ilgili kuruma başvurup doğru planı talep edeceğiz ve ne planlandığını öğreneceğiz.
Dava süreçlerinde yer alan kurumlar; Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Edremit Çevre Sağlığı ve Doğayı Koruma Derneği, Doğa Derneği, Doğa Araştırmaları Derneği, SS. Proje Evi, Üretim, Eğitim, İşletme ve Çevre Koruma Kooperatifi ve ayrıca bireysel davacılar. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederiz
GÜNCEL KRİTİK HUSUSLAR:
EDTİOSB’nin dolgusu nedeniyle;
· Sulak alan yok ediliyor.
· Çıkrıkçı köylülerinin tarlalarını, ağıllarını su basıyor.
· Yaşam alanlarına ve geçimlik kaynaklarına yapılan müdahaleler nedeniyle yöre halkı mağdur ediliyor.
EDTİOSB Projesi’nde Gelinen Durum;
Projenin başlangıç amacı, yöre halkının istihdam edileceği, kesme çiçek üretimi yapılacak bir Tarım OSB’si yapılması idi ve bu amaçla köylü kadınlara kesme çiçek yetiştirildiği eğitimleri dahi verildi.
Oysa, basına yansıyan ve Edremit Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında 14.01.2026 tarihinde yer alan habere göre OSB parselleri ilginç şirketlere satılıyor. Aralarında salçacılar, akaryakıtçılar, meşrubatçılar, sütçüler, ambalaj malzemecileri olan şirketler yer tahsisi almışlar. Durum onu gösteriyor ki, EDTİOSB’de tarımsal üretimden çok depolama yapılacak. Depolamanın da ne denli istihdam yaratacağı soru işareti.
EDTİOSB alanının metrekaresinin hazineden 1,5 TL’ye satın alındığını biliniyor. Acaba bu parseller şimdi kaç TL’den şirketlere satılmakta? 05.01.2026 tarihli Edremit Belediyesi sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda alanın adı “Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi” olarak tanımlanmıştır. Bu isim değişikliğinin altında ne yatmaktadır?

Bilimsel raporlar ve yargı kararları yok sayılarak yapılan her işlem, geri dönüşü olmayan ekolojik yıkımlara yol açmaktadır.
Plan değişiklikleri ve parsel tahsisleri derhal durdurulmalı, sulak alan üzerindeki tüm müdahaleler sonlandırılmalıdır.
Sulak alanı yok eden EDTİOSB’nin hiçbir kamu yararı ve bölgeye faydası yoktur, tersine yöre halkına ve diğer canlılara zarar vermektedir. EDTİOSB projesi acilen iptal edilmeli ve alan rehabilite edilmelidir.
Akçay Sazlığı, ulusal ve uluslararası sulak alan koruma ilkeleri doğrultusunda acilen koruma altına alınmalı, “Yönetim Planı” hazırlanmalı ve plan uygulamaya konulmalıdır.
AKÇAY SAZLIĞI BİR YATIRIM-RANT ALANI DEĞİL, KORUNMASI GEREKEN BİR SULAK ALANDIR. BİN BİR CANLININ YUVASIDIR!
SULAK ALANLAR YOK OLURSA, SU DA YAŞAM DA YOK OLUR.
AKÇAY SAZLIĞI İÇİN, DOĞA İÇİN, YAŞAM İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ."
Açıklamanın ardından OSB yönetimi tarafından evlerinin 13 m2’sine yıkım
kararı gönderilen, çevrelerindeki tüm ağaçları kesilen ve OSB dolgusunun doğal su kanallarını kapatması nedeniyle evleri, ağılları, tarlaları su altında kalan Çıkrıkçı köyünden Hülya Çulgatay da söz alarak yaşadıkları mağduriyeti anlattı.
Şantiye alanındaki dolgu faaliyetlerinin çok yoğun bir şekilde sürdüğü görüldü.
Yaşam savunucuları “Sulak Alanıma Dokunma”, “Sulak Alan Rant Alanı Değildir” sloganları attıktan sonra dağıldı.
Kaynak: Kazdağı Derneği
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.