10 MİLYON VATANDAŞ MUAYENE OLAMAYACAK
Türkiye, yeni yılı Genel Sağlık Sigortası (GSS) ve Bağ-Kur prim borcu olan milyonlarca yurttaşın sağlık hizmetinden mahrum kalmasıyla karşıladı.
Patronların 3.6 trilyon TL vergi gelirinden vazgeçen AKP iktidarı, GSS prim borçlarında yeni bir düzenlemeye gitmediği için 10 milyon kişiyi sağlık hizmetinden mahrum bıraktı. Şu anda tahmini GSS prim borcu 6.8 milyar TL. İktidarın patronlardan almaktan vazgeçtiği vergi geliri, GSS prim borcunun 524 katına denk geliyor.
DÜZENLEME GECİKTİ
31 Aralık 2025’te süresi dolan geçici düzenlemenin yenilenmemesi üzerine, 1 Ocak 2026 itibarıyla GSS ve Bağ-Kur prim borcu olanlar ile onların bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri, devlet ve üniversite hastanelerinde muayene olamıyor, reçeteli ilaçlarını da temin edemiyor. Böylece, borcu olanlar kamudaki sağlık hizmetlerinden faydalanamıyor. Geçmiş yıllarda Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile SGK’ya borcu olanlara tedavi hakkı tanınıyordu. Ancak 2026 için bu yönde bir karar alınmadı.
Son olarak 2025’te GSS ve Bağ-Kur prim borcu olanlar için devlet hastanelerinde geçici sağlık hizmeti hakkı tanınmıştı. Bu kapsamda borçlu kişiler devlet hastanelerinde tedavi olabiliyor ancak ilaçları ücretle alıyordu. Bu yıl, milyonlarca vatandaş yeni düzenleme yapılmadığı için hem muayene hem de ilaç hakkında mahrum durumda. Eğer bu yönde bir düzenleme yapılmazsa milyonlarca vatandaş sağlık hizmetine ücretsiz olarak erişemeyecek.
İktidarın bir türlü kapsamlı bir düzenleme yapmadığı ve sürekli tartışmaları beraberinde getiren GSS borçlarına ilişkin son düzenleme, 11. Yargı Paketinde yapıldı. Böylece 1 Ocak 2016 öncesine ait, ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi borçların tahsilinden vazgeçildi. Düzenleme ile 1 milyon 477 bin kişinin 3 milyar 258 milyon TL’ye denk gelen GSS borcu silindi.
BORÇ 6.8 MİLYAR TL
Türkiye’de şu an yaklaşık 3 milyon kişinin GSS prim borcunu ödeyemediği tahmin ediliyor. NEFES’in 2016’dan bugüne dek GSS primlerini baz alarak yaptığı tahmini hesaplamaya göre, toplam GSS prim borcu 6.8 milyar TL. Oysaki bir ay önce bu borcun neredeyse yarısına denk gelen GSS borcu silinmişti. Öte yandan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2024 yılı faaliyet raporuna göre, GSS primi devlet tarafından ödenen kişi sayısı 9.4 milyon. Bakanlığın 2024’te SGK’ye ödediği GSS prim desteği tutarı ise 105,6 milyar TL.
Anayasa’ya aykırı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da GSS borçları ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamasına tepki gösterdi. Bulut, “Yaklaşık 2.5 ay önce konuyu TBMM gündemine taşımış, düzenleme yapılması yönünde uyarmıştık. Sigortalı bir işte çalışmayan, 18 yaşını doldurup eğitimine devam etmeyen, Bağ-Kur primini ödeyemeyen, GSS prim borcu bulunan yaklaşık 10 milyon kişi yeni bir düzenleme yapılmadığı için 1 Ocak 2026 itibarıyla sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle prim borcunu ödeyemeyen yurttaşların sağlık hakkını elinden almak, sosyal devlet ilkesinin ve Anayasa’nın açık hükümlerinin ihlalidir” dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da, “Bağ-Kur ve GSS’lilerin sağlığa erişimini sağlayacak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi vakit kaybetmeksizin çıkarılmalı” dedi.
Yıllara göre GSS primleri (TL)
- 2016.......... 39
- 2017.......... 53.3
- 2018.......... 60.8
- 2019.......... 76.6
- 2020.......... 88.29
- 2021.......... 107.3
- 2022.......... 150.12
- 2023.......... 332.5
- 2024.......... 600.8
- 2025.......... 780.17
- 2026.......... 1.981
Yıllara göre GSS prim borcu (Milyon TL)
-2016.......117
-2017.......159.9
-2018.......182.4
-2019.......229.8
-2020.......264.8
-2021.......321.9
-2022.......450.3
-2023.......997.5
-2024.......1.800
-2025.......2.300
TOPLAM......6.866
Kaynak: Nefes gazetesi/Nisanur Yıldırım-3.01.2025
Yılda İki Maaş Vergiye Gidiyor
Brüt maaşı 70 bin TL olan bir çalışan, 1 yılda 100 bin TL’den fazla vergi ödüyor. Uzmanlar tek tek hesapladı.
Çalışanların maaşlarından yapılan vergi kesintileri, 2026 yılı itibarıyla yine gündemde. Brüt maaş üzerinden yapılan sosyal güvenlik, işsizlik fonu ve vergi kesintileri, özellikle yüksek gelirli çalışanların net maaşlarını ciddi oranda azaltıyor. Uzmanlara göre, brüt maaşı 70 bin TL olan bir çalışan, yıl boyunca toplam iki maaşını Maliye’ye vergi olarak ödüyor.
Bu tablo, çalışanların net gelirleri ile devletin vergi politikası arasındaki hassas dengeyi de yeniden tartışmaya açmış durumda.
Vergi Hesaplaması Nasıl Yapılıyor?
Brüt maaş üzerinden ilk olarak:
%14 Sosyal Güvenlik Primi
%1 İşsizlik Sigortası Kesintisi yapılır.
Bu iki kalem düşüldükten sonra kalan tutar, gelir vergisi matrahını oluşturur. 1 Ocak 2022’den bu yana asgari ücretliler gelir vergisinden muaf tutulduğu için, çalışanların vergi matrahından asgari ücret düzeyi düşülerek vergi hesaplanıyor. Ancak bu muafiyet yüksek gelirli çalışanlar için geçerli değil.
1 Yılda Ne Kadar Vergi Ödeniyor? İşte Detaylı Tablo
| Brüt Maaş (Aylık) | Yıllık Toplam Vergi | Gelir Vergisi | Damga Vergisi | Ortalama Net Maaş (Aylık) |
|---|---|---|---|---|
| 70.000 TL | 100.765 TL | 97.398 TL | 3.367 TL | 51.102 TL |
| 60.000 TL | 72.315 TL | 69.858 TL | 2.456 TL | 44.973 TL |
| 50.000 TL | 38.844 TL | - | - | - |
| 40.000 TL | 15.413 TL | - | - | - |
Kaynak: Prof. Dr. Murat Batı – Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Nefes Gazetesi
Bu tabloya göre, maaşı arttıkça vergi yükü de katlanıyor. 70 bin TL brüt maaşla çalışan bir kişinin sadece gelir vergisi için ödediği tutar 97 bin TL’yi aşıyor.
Vergi Dilimleri ve Matrahlar Daha Hızlı Aşılıyor
Son yıllarda sabit kalan ya da sınırlı artan vergi dilimleri nedeniyle çalışanlar daha erken yüksek vergi oranlarına tabi oluyor. Bu da yılın ortalarına doğru net maaşların düşmesine neden oluyor.
Ekonomistler, yeniden değerleme oranlarının vergi dilimlerine yeterince yansıtılmaması nedeniyle "sürüklenme etkisi" yaşandığını belirtiyor. Bu durum da net ücretin alım gücünü düşürüyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlara göre, yüksek gelirli çalışanlar bazı yasal avantajlardan faydalanarak vergi yükünü azaltabilir:
BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) katkıları
Özel sağlık sigortaları
Vergiden düşülebilen bağış ve yardımlar
Bu tür yasal düzenlemelerle gelir vergisi matrahı düşürülebilir, dolayısıyla ödenen vergi miktarı azalabilir.
YENİ CADDE VE SOKAKLARDA EMLAK VERGİSİ CÜZDANI YAKACAK!

Gelir İdaresi’nin son tebliğine göre 2026 emlak vergisi artışları belirlendi. Mevcut taşınmazlarda artış iki katla sınırlandırılırken, yeni oluşan sokak ve caddelerde takdir komisyonu birim değerleri doğrudan vergi matrahına yansıtılacak.
Gelir İdaresi’nin yayımladığı tebliğe göre emlak vergisi 2026 yılında genel olarak iki katına çıkacak. Ancak yeni açılan sokak ve caddelerde bulunan taşınmazlar için bu sınır uygulanmayacak ve vergiler takdir komisyonlarının belirlediği yüksek değerler üzerinden hesaplanacak. Bu nedenle yeni sokak ve caddelerdeki ev ve arsalar için emlak vergisi iki katı da aşabilecek.
Gelir İdaresi Başkanlığı, emlak vergisinin uygulanmasına ilişkin tebliği yayınladı. Tebliğe göre, yeni sokak ve caddelerde, takdir komisyonlarının belirlediği oranlar aynen uygulanacak. Yeni cadde ve sokaklarda yasa değişikliği ile yaşama geçirilen 2 katı sınırlaması geçersiz olacak.
Emlak vergisinde yeni dönem başladı
Bu durum, bu binaların yüksek vergi ödemesine neden olacak. Tebliğde, “Arsa veya arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak oluşması gibi nedenlerle 2025 yılına ait birim değerin bulunmaması halinde, bu arsa ve araziler için 2026 yılına ilişkin takdir komisyonlarınca belirlenen birim değerler esas alınacaktır.” denildi.
Gelir İdaresi Başkanlığı, emlak vergisinin uygulanmasına ilişkin tebliği yayınladı. Tebliğe göre, yeni sokak ve caddelerde, takdir komisyonlarının belirlediği oranlar aynen uygulanacak. Yeni cadde ve sokaklarda yasa değişikliği ile yaşama geçirilen 2 katı sınırlaması geçersiz olacak.
Bu durum, bu binaların yüksek vergi ödemesine neden olacak. Tebliğde, “Arsa veya arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak oluşması gibi nedenlerle 2025 yılına ait birim değerin bulunmaması halinde, bu arsa ve araziler için 2026 yılına ilişkin takdir komisyonlarınca belirlenen birim değerler esas alınacaktır.” denildi.
Emlak vergisinde yeni dönem başladı
YÜZDE 1000 ARTIŞ
Takdir komisyonları, 2025 yılında yüzde 1000 gibi yüksek artışlara gitti ve yeni bir cadde oluşması halinde, mükellefler, emlak vergilerini yasa ile yapılan indirime göre değil, takdir komisyonunun belirlediği yüksek orana göre yapacak.
Tebliğle, önümüzdeki yıllarda emlak vergisinin artış oranları da düzenlendi. Emlak vergisi artışlarında, 3 yıl boyunca taktir komisyonlarının belirlediği oran değil, yeniden değerleme oranı esas alınacak. Tebliğde, “2027, 2028 ve 2029 yıllarında uygulanacak matrah ve değerler, bir önceki yılda uygulanan matrah ve değerlerin aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplanacaktır.” denildi.
ÜÇ YILLIK ZAM TAKVİMİ NETLEŞTİ
Tebliğdeki bir başka önemli ayrıntı ise bir bina veya arazinin mükellefinin değişmesi halinde, takdir komisyonlarının belirlediği oranların dikkate alınacak olması.
Tebliğde, “Bina ve arazinin değerlerinde yüzde 25'i aşan oranda artma veya eksilme olması, yeni bina inşa edilmesi” gibi durumlarda, yani değer artışı yaşanması halinde, yine takdir komisyonlarının belirlediği oranlar esas alınacak.
Tebliğ de bu durum için, “2026 yılında uygulanmak üzere 2025 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınacak, ancak bu değerler, ilk yıl olan 2026 yılında, 2025 yılına ilişkin uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin iki kat fazlasını geçemeyecektir.” denildi.
Kaynak: Türkiye gazetesi,
TDİ'yi AİT LİMANLARDA YÖNETİM KURULUNA ATANANLARIN KEYFİ YERİNDE
Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) AŞ mülkiyetinde bulunan ve özelleştirme ile işletme hakları devredilen limanlarda skandal ortaya çıktı. Bu limanları işleten şirketlerin yönetim kurullarına TDİ’yi temsilen atanan üyelerin, görevleri olmasına karşın, yıl içerisindeki faliyetlere ilişkin rapor hazırlayıp kuruma sunmadıkları belirlendi. Bu üyelerin yönetim kurulu toplantılarına katılıp katılmadıkları bile tespit edilemedi.
Mülkiyeti TDİ’de bulunan ancak işletme hakkı devri yöntemiyle özelleştirilen limanlarda, işletici şirketlerin yönetim kurullarında TDİ’yi temsilen bir üye de görev yapıyor. Bu TDİ temsilcilerinin yönetim kurulu toplantılarına katılmaları ve görev yaptıkları limanlarda faliyetlerle ilgili olarak her yılın sounda bir rapor düzenleyerek TDİ’ye sunmaları gerekiyor. İşletme hakkı devir sözleşmelerinde bu yönde hükümler de bulunuyor. Ancak uygulamada işlerin bu şekilde yürütülmediği ortaya çıktı. Sayıştay’ın TDİ AŞ Denetim Raporu’na göre, devir sözleşmelerinde, işletici şirketlerin yönetim kurullarına TDİ’yi temsilen yine TDİ personelinden bir üye atanması öngörüldü. Ancak zaman içinde TDİ dışından görevlendirmeler yapılması üzerine, ek protokolle bu hüküm değiştirildi.
Daha önce TDİ personelinden bir üyenin atanması öngörülmüşken yeni düzenlemede “TDİ’yi temsilen bir üye atanacaktır” hükmüne yer verildi. Böylece TDİ dışından üye atanmasının önü tamamen açılmış oldu. Bu çerçevede işletme hakkı devredilmiş 11 limandaki işletici şirketlerin yönetim kurullarında TDİ’yi temsilen birer üye görev yapıyor. Ancak bazı limanlardaki şirketlere TDİ’yi temsilen atanan üyelerin rapor bile hazırlamadıkları ortaya çıktı. Sayıştay, 2024 yılında TDİ’yi temsilen işletici şirketlerin yönetim kurullarında üye bulunan 11 limandan 6’sında (Giresun, Antalya, Marmaris, Çeşme, Trabzon ve Alanya limanları) TDİ adına işletici şirketlerin yönetim kurullarında görev alan üyelerin raporlarını sunmadıklarını tespit etti.
Yalnızca TDİ tarafından üyelere gönderilen matbu tablolardaki rakamlar doldurularak yollandı. Limancılık faliyetlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde yapılıp yapılmadığını kontrol ederek buraların durumunu değerlendiren herhangi bir rapor ise hazırlanmadı. Sayıştay, TDİ’yi temsil etmek üzere yapılan görevlendirmelerin temel amacının, liman faliyetlerinin ilgili mevzuata, TDİ hak ve menfaatlerine, işletme hakkı devrine ilişkin karar ve sözleşmelere uygun şekilde yürütülmesini sağlamak olduğuna dikkat çekti.
TOPLANTILARA KATILDILAR MI O DA BELLİ DEĞİL
TDİ temsilcisi üyelerin işletici şirket yönetim kurulu toplantılarına düzenli şekilde katılıp katılmadıklarına ilişkin bir kayıt veya bilgi de bulunamadı. Sayıştay şu tespiti yaptı:
“Yönergede ‘TDİ’yi temsilen özelleşen limanların yönetim kurullarında görevlendirilen kişi, işletici şirket tarafından yapılacak yönetim kurulu toplantılarına katılır’ hükmü yer almakla birlikte, TDİ temsilci üyelerin işletici şirket yönetim kurulu toplantılarına düzenli şekilde katılıp katılmadıklarına ilişkin bir kayıt veya bilginin TDİ’de bulunmadığı anlaşılmıştır.”
72.5 MİLYON LİRA ALACAK
Raporda mülkiyeti TDİ’ye ait olan ve 25 yıllığına kullanım hakkı devredilmiş bulunan İzmir’deki Konak Pier AVM’nin işletme süresi sona ermesine karşın tahliyesinin gerçekleşmediği, TDİ’nin geçmiş yıllardan itibaren biriken ve tahsil edilmeyen kira, gelir payı ve ecrimisil alacaklarının önemli boyutlara ulaştığı da vurgulandı. TDİ’nin bu AVM ile ilgili olarak faiz hariç yaklaşık 72.5 milyon lira alacağı bulunuyor.
Kaynak: Cumhuriyet/Mustafa Çakır-3,01.2026
Yalova'da ‘IŞİD' operasyonu: 26 kişi tutuklandı

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.