İstanbul
20 Nisan, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    41.14
  • EURO
    48.33
  • ALTIN
    4443.9
  • BIST
    11.372
  • BTC
    115944.00$

DÜNÜN 5'i BİRYERDESİ

DÜNÜN 5'i BİRYERDESİ
Dün meydana gelen, ancak haberleştirme fırsatı bulamadığımız 5 önemli haberi sunuyoruz: -Çalık Holding'in kurucusu Mahmut Çalık vefat etti -Trabzonspor Başakşehir ile berabere kaldı.. -Madenciler Ankara'ya yürüyor, halk da onlarla -Giriş 1 TL oldu, Yerebatan'a akın var -İstanbul Yarı Maratonu koşuldu

ÇALIK HOLDİNG'İN KURUCUSU MAHMUT ÇALIK VEFAT ETTİ

Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık'ın babası Mahmut Çalık 94 yaşında hayatını kaybetti.

Holdingden yapılan açıklamaya göre, ülkesine, milletine ve doğduğu topraklara hizmet etmeyi hayatının gayesi edinen ve tekstil sanayisinin önde gelen isimleri arasında yer alan Mahmut Çalık vefat etti.

Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık'ın babası Mahmut Çalık'ın cenazesi, yarın Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde kılınacak öğle namazını takiben Topkapı Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedilecek.

Taziyeler, yarın itibarıyla 3 gün boyunca Çırağan Palace Kempinski İstanbul'da 16.00-20.00 saatleri arasında kabul edilecek.

MAHMUT ÇALIK KİMDİR?

Türkiye'nin önde gelen sanayicilerinden olan ve 1932 yılında Malatya Yeşilyurt'ta doğan Mahmut Çalık, 1972'de İpaş İplik Fabrikası'nı, ilerleyen yıllarda ise Anateks, Malatya İplik, Anateks Anadolu, Malatya Boya ve Emprime fabrikalarını kurdu.

Malatya'ya bölgenin ilk sanayi tesislerini kazandıran ve Türk sanayisinin öncü isimleri arasında yer alan Çalık, Ege Üniversitesi tarafından 2010 yılında düzenlenen Uluslararası Tekstil Sempozyumu'nda "Duayen Tekstilci Ödülü" aldı.

TRABZONSPOR BAŞAKŞEHİR İLE BERABERE KALDI

 

Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında Trabzonspor ile Başakşehir karşı karşıya geldi. Bordo mavililer, rakibi karşısında Felipe Augusto'nun golü ile 1-0 öne geçti. Ancak Davie Selke, 90+3'te skoru dengeledi. Maç 1-1 sona erdi. Bordo mavililer şampiyonluk yolunda büyük bir kayıp yaşadı.

Trabzonspor, Başakşehir ile 1-1 berabere kalarak Süper Lig'de 30. haftayı 1 puanla kapattı.

İlk yarısı 0-0 sona eren mücadelede gol perdesi 73. dakikada açıldı. Mustafa Eskihellaç'ın ara pası sonrası topla buluşan Felipe Augusto, fileleri havalandırarak takımını 1-0 öne geçirdi. Ancak Davie Selke skoru dengelemeyi başardı.

Fatih Tekke ve öğrencileri, şampiyonluk yolunda büyük bir kayıp yaşadı.

Karadeniz temsilcisi gelecek hafta Konyaspor ile deplasmanda kozlarını paylaşacak.

MADENCİLER ANKARA'YA YÜRÜYOR, HALK DA ONLARLA…

Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri yol boyunca dayanışmayı da büyütüyor. Köylü, esnaf madencilerin mücadelesine ses veriyor. Bir haftadır beraber yollardalar. Emekçiler yürüyüşte yalnız değil: Halkın sağladığı yemek, su ve moral desteğiyle ilerleyen madenciler, “Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz” diyerek çözüm istiyor.

Cumartesi sabahı, bir haftadır yolda olan Doruk Madencilik işçilerine Başbereket köyünde katılıyoruz. Ankara’ya daha 70-75 km yolları var. Jandarma bölgesinden çıkıp polis bölgesine girdiklerinde engellenmezlerse, Pazartesi başkentin merkezinde olacaklar. İşçilere sorarsanız, engelle karşılaşsalar da aşıp Ankara’ya girecekler. Haklarını almadan da dönmeyecekler.

Başbereket’in az ilerisinde, Yenikent’e doğru dik bir yokuş var. Çıkılır mı? Çıkılır tabii, şişmiş tabanlarla, ayakkabıya sığmadığı için terlikle bütünleşmiş ayaklarla bile çıkılır. Ama zor. Tek sıra halinde, jandarma korumasında trafiğe engel olmadan ilerleyen işçiler yokuşu tırmanıp da tepeye ulaştıklarında, bir jandarma yanaşıyor yanlarına. “Başardık!” diyor, “Başardık, yeşil vadiye ulaştık!”

Jandarmanın sesinde empati var, yapabildiği kadarıyla dayanışma var. Yol boyunca işçilerin yanlarından geçen araçların; kamyonların, TIR’ların, minibüslerin, otobüslerin “dayanışma” diye kulakları sağır eden korna seslerine karışan bir empati. Az ileride, Karayolları işçileri kaya kırma makinasının “TAK TAK TAK” diye çıkan güçlü sesini korna seslerine eşlik için salıyorlar ortama.

Bu yol bu kadar çok korna sesini, bu kadar içten bir desteği, bu duygulandıran dayanışmayı daha önce hiç görmüş müdür bilmiyorum.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, daha birkaç gün önce salındığı cezaevinin havasını, orada mahkûmlardan ve infaz koruma memurlarından gördüğü dayanışmayı da yanına alıp gelmiş. Tek sıra işçi kolunun en önünde, yanında sendika Genel Başkanı Gökay Çakır ve destek için gelen CHP PM Üyesi İlhan Cihaner’le birlikte yürüyorlar. “Bu insanlar neden yürüyor?” diye sormadan, onlara eşlik ettiğim kısacık yürüyüşte tanık olduğum dayanışma ve desteği soruyorum.

“Sendikanın parası yok” diyor. “7 gün boyunca 150’yi aşan işçinin yemeği, çayı, suyu, yağmurluğu halk tarafından organize ediliyor. Muazzam bir dayanışma. Beypazarı’nda çok büyük bir karşılama ve çok büyük bir uğurlama vardı. Kadın, çocuk… Sabah da buraya geldiler. Akşam 7’de yemeği biz getireceğiz diyorlar.”

ESNAFIN DAYANIŞMASI SOĞUK GÜNÜ ISITIYOR

İşçilerin aşağıdaki yeşil vadiye el salladığı tepedeki düzlükte, işçi grubundan olmadığı belli bir çift dikkatimi çekiyor. Desteğe gelmişler. Artık yanlarında neler getirdilerse.

Çayırhan esnafından Mehmet Kıymet ve eşi Tuğçe Kıymet. Belli, inançlı insanlar. Mehmet Bey, “Bu mücadelede zafer kazanacaklarına inanıyorum” diyor. “Eşimle ben elimizden gelen desteği veriyoruz. Bölgemiz küçük. Biz hep beraberiz, bir aile gibiyiz. İnşallah, Allah nasip ederse çıktıkları yolda yanlarındayız, Rabbim yar ve yardımcıları olsun.”

Tuğçe Kıymet, Çayırhan’da kırtasiyeci. 4 yıldır esnaflık yapıyor. “Biz ekmeğimizi bu arkadaşlardan kazanıyoruz” diyor. Eşiyle birlikte o kadar güzel konuşuyorlar ki, emeğin en yüce değer olarak hakkının teslim edildiği yerde bütün diğer ayrımlar silikleşiyor. Emek birleştiriyor. “Onlar emeklerinin karşılığını alacak ki biz satış yapacağız. Biz kaç yıldır idare ediyoruz, elimizden geldiği kadar destek veriyoruz ama arkadaşların maaşları olmazsa nereye kadar?”

Kırtasiyeci Tuğçe’nin de bir veresiye defteri var. Şu okul kantinlerine bile girdiğini duyunca yüreğimizi burkan defter. Madencileri, çocuklarını nasıl geri çevirsin. Fiyat falan da söylemeden “Yavrum, al git” diyor çocuklara.

“Bu insanların veresiye yazdırırken yüzlerindeki mahcubiyeti görüyorum. Bu insanlara reva değil ki, bu insanlar dilenci değil ki. Haklarını alamıyorlar. Mağdurlar. Onlarla birlikte biz de mağduruz. Biz her zaman işçinin, vatandaşın yanındayız. İnsanlar vatanını yurdunu terk etmiş, gelip bizim yöremize yerleşmişler çalışmak için. Gencimiz var işsiz, işe giriyor maaş alamıyor. Evlenemiyor, evleniyor çocuğuna bakamıyor.”

Hadi o soruya geleyim: Neden yürüyor bu madenciler?

Yanıt basit aslında. Ücretlerini alamıyorlar, tazminatlarını alamıyorlar, ücretsiz süresiz izinlere çıkarılıp kazanılmış haklarını elde edemeden bir başka yerde ekmek aramak zorunda kalıyorlar.

YILDIZLAR PATRONU BUNU HEP YAPIYOR

Başaran Aksu, Doruk Madencilik’i de bünyesinde bulunduran Yıldızlar Holding’in bunu temel iş yapma biçimine dönüştürdüğünü, işletmelerinin olduğu her yerde aynı şeyi yaptığını, işçilerin özlük haklarına, ücretlerine çökmeyi bir holding pratiğine dönüştürdüğünü anlatıyor. “İşçileri 300-500-700 kişilik gruplar halinde ücretsiz izne çıkarıyorlar. İşçiler borçlu insanlar, acilen ve derhal çalışmak zorunda oldukları için oradaki özlük haklarını bırakıp başka işlere yönelmek zorunda kalıyorlar. Bu yolla da işçilerin özlük hakları yükünden firma kendini kurtarmış oluyor. Düzenli maaş ödememek bir başka pratikleri; 3 ay, 5 ay maaşların içeride tutulması, ara ara yarım maaş, 1 maaş ödemek.”

Aksu’ya göre; SSS Yıldızlar Holding’in Osmanlı padişahları soyundan geldiğini iddia eden patronu, bu pratiğine “siyasilerle ilişki”sini dayanak yapıyor. Olup olmadığı da muamma olan, AKP ve MHP ile yakınlık, Devlet Bahçeli ile yakınlık, eski Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın arkasında olduğu söylemiyle, o izlenimi vererek kimse bana dokunamaz diyor.

Doruk Madencilik’in halihazırdaki 280 işçisinden 10 kadarı içeride kalmış. Gerisi Ankara yolunda. Tek sıra halinde 150-200 kişi yürüyorlar. Geriye doğru aynı işletmede mağdur olmuş 700 kadar işçi adına da.

Özelleştirilerek yağmalanan şirket kamulaştırılana ve geçmiş yıllara dönük tüm alacak ve haklarını elde edene kadar da yürüyecek, bunları almadan Ankara’dan dönmeyecekler. Patron gerçekten AKP ve MHP ile ilişkili mi bunun belli olmasını, değilse iktidarın sorunlarını çözmesini istiyorlar. İktidardan, yetkililerle daha önceki bazı görüşmelerde onların da “kötü” dedikleri şirketten kurtulma istediği izlenimi almışlar. “Yürüyün ama bizi eleştirmeden” denmiş.

Bir de fazla sıkıntı çıkardığını, fazla solda durduğunu düşündükleri “Bağımsız Maden İşçileri Sendikası”ndan uzak dursalar iyi olacak! Ancak işçiler, haklarını alacaklarsa, kendileri hangi görüşten olursa osun, bu sosyalist devrimci arkadaşlarla yürüyerek alacaklarının ayırdına varmışlar.

İsa’ya, “meslektaşım” diyorum ama o “normalde işçiyim abi” diyor. Kortejin en önünde, ayakkabı giyemeyen ayağındaki terlikle tepelere çıkıyor, öne arkaya koşuyor, fotoğraf, video çekiyor. Madenin kazan dairesinde çalışıyor. İş güvenliği sıfır! Gönüllü “gazetecilik” yapmasının nedenini, “Türkiye gerçekleri görsün. Her şey göründüğü gibi değil. Üç maymunu oynuyorlar” diye açıklıyor.

İsa’nın kimseyle itiş kakış, güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelme gibi bir isteği yok. Hakkı için, ekmeği için, tazminatı için yürüyor. 40 yaşında. 10 senedir bu şirkette. 9 yaşında bir çocuğu var. Hasta eşinin ömür boyu ilaç kullanması gerekiyor. Sigortalı iş olacak ki o ilaçlar alınabilsin. Halkın muazzam desteği onu umutlandırmış. Yanımızdan geçen araçların korna seslerine el sallarken “Keşke görüntü verebilsek de bunlar duyulsa!” diyor.

54 yaşındaki Mehmet Akif Kulaku’nun elindeki dövizde “Çocuklarımız aç kalmasın, ölmesin öldürülmesin diyedir mücadelemiz” yazıyor. 15 yıldır yer altında çalışıyor. 5 çocuğu var. Evlilik yaşına geleni evlendiremiyor. Faturaları ödeyemiyor. Davası ekmek davası. Kendinden geçmiş, çocukları için yürüyor.

“Yıldızlar da kayar durmaz yerinde” dövizinin adresi SSS Yıldızlar Holding. Özkan Yüksel, benimle konuşurken elindeki dövizi daha yukarı kaldırıyor. 41 yaşında, bir kızı var. Boşanmış ama şirket maaşını ödemediği için o da eşinin nafakasını ödeyemiyor. Bu yüzden faiz ödemek zorunda kalıyor. “TMSF zamanında 4 ay maaş alamadık, devirle sorunlar daha da büyüdü. Gelir gelmez 350 arkadaşımızı ücretsiz süresiz izne ayırdılar. O arkadaşlarımızın çoğu işi bıraktı. Şirket içeriye yatırım yapmıyor. Yarım kapasite çalıştırıyor. İşçiyi perişan ediyor, iki maaş yatırıyor sonra yatırmıyor. Benim içeride 5 maaş alacağım var, 5 maaş! 14 sene tazminatım var. 8-10 sene sendika farklarım var.”

YERİN ALTINDA EN AĞIR İŞTE BİR ÖMÜR

Yüksel halkın desteğini asıl Ankara’ya girdiklerinde görmeyi bekliyor. Onlar madenci. Kolay iş değil. Deprem bölgelerinde, Malatya’da Maraş’ta, eksi 13 derecede hayat kurtarmışlar. Kendi arkadaşlarını kaybetmiş madende. Yerin 450-600 metre altında çalışıyor. 15 yıl daha böyle çalışamaz ki! Şimdi, kırağı düşen gecelerde dışarılarda yatarak 7 gündür yürüyor. “O yüzden” diyor “Lütfen sesimize ses verin. Bizi Ankara’da karşılayın. Devlet büyükleri bu işi bir an önce çözsün. TMSF’den devredilen yerler üretim yapmıyorsa acil kamulaştırma diye torba yasada bir yasa çıkardılar. Yasa tam bu şirket için. Buranın acilen kamulaştırılması lazım.”

Doruk Madencilik’teki işine 2024’te başlayan Yaşar Kelek, taleplerini yetkililere iletirken saygıda da kusur etmiyor: “3 ayda 5 ayda bir maaşlarımızı vermiyor. Ücretsiz izne çıkarıyor. Ramazan ayında bizi çok mağdur ettiler, kiralarımızı ödeyemiyoruz. 51 yaşımdayım. Emekliyim. 2 çocuğum perişan. 20 bin emekli maaşı alıyorum. O yetmediği için burada işe girdim, burada da para vermiyorlar. Yetkililerden bize sahip çıkmasını istiyorum, zor durumdayım. Saygılarımla.”

Elindeki “vapur kornası”nı ara sıra öttürüp ortalığı inleterek ilerleyen arkadaşın şirketle bir ilişkisi yok. 16 yıl önce orada çalışmış, emekli. “Ankara’da bizim sesimizi duymayanların kulaklarını açmak için bunu öttürüyorum. Ben bu arkadaşlarımın sesi duyulsun diye yürüyorum” diyor. Adını soyadını da ben sormadan söylüyor. “Adım Fecisi, soyadım…” “Dur” diyorum, “Onu söyleme, ben tekrar etmem. Yazsam okuyan için de sert olur.” “Olsun” diyor, “Benim arkadaşlarıma da çok sert yapıyorlar.” Kulakları çınlatan “vapur kornası”nı tekrar öttürüp, yürüyor.

HOLDİNGLER BABA OĞULU KARŞI KARŞIYA GETİRDİ

Nazım Çetin, 01 Ocak 1960 doğumlu. Ay farkıyla abim oluyor. Madencilikte niteliğiyle aranan bir eleman. Eğitimini Almanlardan almış. Teknisyen. Doruk Madencilik onu nitelikli eleman olarak arayıp bulmuş, ısrarla çağırmış ama iş maaş vermeye gelince aynı ısrar yok tabii. O da 65 yaşın verdiği dinginlikle işçi arkadaşlarının arasında yürüyor.

“Yaşıtız” diyorum “Sen 80 öncesini, devrimcileri, 91’deki Zonguldak madencilerini bilirsin.” “Bilmez miyim” diyor, “Ben de devrimciyim. Çocuklarımı da öyle yetiştirdim. Bir oğlumla aynı şirkette çalışıyoruz. O güvenlik görevlisi. Geçende şirketin önüne gittiğimizde karşımda o da vardı. Kimseye söylemiyorum, oğlumun orada özel güvenlik olduğunu. O da maaş alamıyor ben de. Lanet olası holding düzeni, baba ile oğlu karşı karşıya getirdi.”

SARI SENDİKA HOLDİNG İŞBİRLİĞİ REJİMİN DAYANAĞI

Tek sıra Ankara’ya yürüyen madencilerin arasından umutla ayrılıyorum. Hemen her partiden ve siyasi görüşten, esnaftan, çiftçiden, memurdan, öğrenciden aldıkları desteğe ve “sizinleyiz” diyen korna seslerine tanık olmanın verdiği moral ve umutla… Sendika Genel Başkanı Gökay Çakır; “İnsanlar bize saygıyla bakıyor” diyor. “Her şeyi ben biliyorum diyen ve herkesi kendi hizasına getiren düzene itiraz ettiğimiz için gittiğimiz her yerde saygı görüyoruz. Bu eyleme kadar Türkiye’de 15 kadar eylem yaptık, hepsini kazandık. Hep birlik, beraberlik ve dayanışma ile.”

Başaran Aksu’nun son sözleri ise farklı nehirlerden akıp gelse de aynı denize dökülüp birleşmesi gereken bu yürüyüşlerin nasıl sonuca ulaşabileceğiyle ilgili: “Rejimin dayanağı sermaye birikimi açısından zombileşmiş, İslami, milliyetçi ya da laik seküler yüzleriyle ortaya çıkan holdingler. Bir de, Türkiye’de 17 milyon işçinin 580 bini sendikalı, 580 bin işçinin de 500 bini sarı sendikalara üye. Bunlar da holdinglere entegre. Sarı sendikal pratik ve holdingler rejimi ayakta tutan iki temel dayanak. Bunlara yüklenmeyen hiçbir yaklaşımın iyi bir gelecek kurması mümkün değil.”

Kaynak: BİRGÜN/L.DOĞAN TILIÇ yazısı

GİRİŞİ 1 TL YAPILAN YEREBATAN'A AKIN VAR

İBB’nin 1 TL'lik giriş kararı sonrası Yerebatan Sarnıcı’nda ziyaretçi akını yaşanırken, sarnıcın Vakıflar’a devri tartışmaları da büyüyor.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Meclisi’nde yaptığı faaliyet raporu sunumunda, İBB Miras ile gerçekleştirilen restorasyon sürecini rakamlarla anlatırken, Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine tepki göstermiş, "Biz onardık, biz sahip çıktık. Şimdi 15 günde boşaltın diyorlar. Bu hukuksuzluğa karşı bugünden itibaren Türk vatandaşlarına Yerebatan Sarnıcı ziyaretini sadece 1 TL yapıyoruz" demişti.

Kararın ardından sabah saatlerinden itibaren Yerebatan Sarnıcı’nda uzun kuyruklar oluştu. Ziyaretçiler hem tarihi yapıyı görmek hem de tartışmaların odağındaki mekâna sahip çıkmak için sarnıca akın etti. İlk 5 saatlik veriye göre 5 bin yerli ziyaretçi sarnıcı ziyaret etti. Gün içinde ve ilerleyen günlerde bu sayının katlanarak artması bekleniyor.

Nuri Aslan, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada yalnızca bir fiyat düzenlemesi değil, aynı zamanda bir “kamusal sahiplenme” çağrısı yaptıklarını vurguladı. Aslan, İBB Miras çalışmalarıyla İstanbul’un tarihi dokusunda “adeta bir restorasyon devrimi” gerçekleştirdiklerini belirtti.

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en etkileyici Bizans yapılarından biri olarak 6. yüzyılda İmparator Justinianus I döneminde inşa edildi. Yapının temel amacı, şehre su temin etmek ve olası kuşatmalarda su ihtiyacını güvence altına almaktı.

 

İnşası yaklaşık 532 yılında tamamlanan sarnıç, yaklaşık 9 bin 800 metrekarelik bir alanı kaplar ve 80 bin metreküpe yakın su depolama kapasitesine sahiptir. Yeraltında yer alan bu devasa yapı, yüzlerce mermer sütunla taşınır ve iki ünlü Medusa başı sütun kaidesiyle de dikkat çeker.

Bizans döneminde sarayın ve çevredeki yapıların su ihtiyacını karşılayan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesinin ardından da bir süre daha aktif şekilde kullanıldı. Ancak zamanla işlevini yitirdi ve unutulmaya yüz tuttu.

16. yüzyıldan itibaren farklı amaçlarla kullanılan yapı, özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda yerel halk tarafından yeniden keşfedildi. 20. yüzyılda ise restore edilerek kültürel bir miras alanı haline getirildi ve günümüzde müze olarak ziyaretçilere açıldı.

 

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’na ‘ikizler’ damga vurdu

Yaklaşık 15 bin kişiyle rekor kırarak koşulan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda şampiyonlar belli oldu. Erkeklerde son şampiyon Kenyalı Alex Matataikiz kardeşini 58 saliseyle geçerek, geçen yılki gibi yine şampiyon oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) himayesinde İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul tarafından düzenlenen Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu koşuldu. Tarihi Yarımada’da düzenlenen yarı maratonda 21K ve 10K kategorilerinde yaklaşık 15 bin kişi start aldı. Maratonda geçen yıla göre yüzde 14’lük artışla katılım rekoru kırıldı.

Dünya Atletizm Birliği’nin (World Athletics) kriterlerine göre dünyanın 10, Avrupa’nın 3 “Gold Label” sahibi yarı maratonu arasında yer alan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda 4’ü tempocu toplam 54 elit atlet koştu. Yenikapı’da başlayıp yine Yenikapı’da son bulan 21 kilometre yarışında erkeklerde 1:00:01 ile geçen yılın da şampiyonu olan Kenyalı Alex NziokaMatata, kadınlarda ise 1:06:50 ile kariyer derecesini tutturan Kenyalı Purity Kajuju Gitonga ipi göğüsledi.

Yarı maratonun dikkatleri çeken olayı ise erkekler yarışında yaşandı: Parkura erkek atletlerin tempocusu olarak çıkmasına rağmen yarışı tamamlamaya karar veren ve son şampiyon Alex Nzioka Matata’nın ikiz kardeşi olan Charles Mbatha Matata, yarışı 58 salise farkla ikinci sırada tamamladı ve Matata Kardeşler ipi neredeyse aynı anda göğüsledi.

MİLLİ ATLET ALİ KAYA 10 YIL SONRA YENİDEN KÜRSÜDE

Yarışın üçüncüsü ise 1:00:12 ile kariyer derecesini koşan Türk atlet Ali Kaya oldu. 2016’da İstanbul Yarı Maratonu şampiyonluğu yaşayan Kaya, bu başarısından on yıl sonra yeniden kürsüye çıkmayı başardı.

ŞAMPİYON PURITY GITONGA’YI ZERAY VE XABA TAKİP ETTİ

Kadınlarda ise 2026 yılının en iyi beşinci yarı maraton derecesini geçen ay Paris’te koşan Etiyopyalı Ftaw Zeray, Gitonga’nın yedi saniye arkasında 1:06:57 ile ikinci oldu. Kürsüye çıkan son isim ise Güney Afrikalı atlet Glenrose Xaba oldu. Xaba, yarışı 1:07:03 ile tamamladı ve kariyer derecesini geliştirdi.

Yarışı birinci tamamlayan Matata ve Gitonga, 15’er bin dolarlık ödülün de sahibi oldu.Erkek şampiyon atlete ödül ve madalyasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, kadın şampiyona ise İBB İYA Genel Müdürü Doç. Dr. Oğuzhan Bahadır takdim etti.

KOECH VE LOKHIRI ULUSAL REKORLARI KIRDI

Yarışta erkeklerde Shadrack Kimutai Koech Kazakistan, kadınlarda Stella Mami Clement Lokhiri Güney Sudan ulusal rekorlarını kırdı. Parkuru 1:03:25’te koşan Koech ülke rekorunu 44 saniye, 1:11:17 ile koşan Lokhiri ülke rekorunu 8 saniye geliştirdi.

KATILIMCI SAYISINDA TÜRKİYE REKORU KIRILDI

2021’de Kenyalı Ruth Chepngetich’in 1:04:02 ile koşarak kadınlarda dönemin dünya rekoruna da ev sahipliği yapan İstanbul Yarı Maratonu, bu yıl da “En Hızlı Yarı, En Hızlı Sen” sloganıyla koşuldu. Bu yıl 21K’da 5 bin 834, 10K’da 8 bin 927 olmak üzere toplamda 14 bin 761 kişiyle koşulan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu, 2025 yılınagöre yüzde 14’lük artış kaydetti ve bir kez daha Türkiye’deki yarı maraton yarışlarındaki katılımcı rekorunu kırdı.

Yenikapı Etkinlik Alanı’nda sabahın erken saatlerinden itibaren bir festival havasında geçen günde yarışlar saat 08.00’de 10K kategorisiyle başladı. İddialı elit atlet listesi sebebiyle merakla beklenen 21K yarışı ise saat 09.15’te başladı.

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nun startınıİBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep NeyzaAkçabay,Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Dr. Ahmet Karadağ, İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, İBB Gençlik ve Spor Dairesi Başkanı Dr. Barış Yıldız,İYA Genel Müdürü Doç. Dr. Oğuzhan Bahadır, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, TMOK Genel Sekreteri Neşe Gündoğan veİBB Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Can Çobanoğlubirlikte verdi.

20’Sİ KADIN 54 ELİT ATLET YARIŞTI

34’ü erkek, 20’si kadın olmak üzere toplam 54 elit atletin katıldığı Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda koşucular, Yenikapı’dan başlayıp Sarayburnu-Sirkeci-Eminönü sahil hattını izledi. Galata Köprüsü üzerinden Karaköy’e geçen atletler buradan “U” dönüşü alarak Cibali-Balat hattına yöneldiler. Haliç Köprüsü’ne varmadan, bir kez daha “U” dönüşü yapan atletler, sahil şeridini bu kez ters yönde kat edip, Kennedy Caddesi üzerinden Yenikapı’ya ulaştı.

TÜRKİYE YARI MARATON ŞAMPİYONLARI BELLİ OLDU

Aynı zamanda Türkiye Yarı Maraton Şampiyonası olarak kabul edilen ve bu açıdan yerli atletler için ayrı bir anlam taşıyan Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda ulusal şampiyonlar da belli oldu. 5’i kadın 20 yerli elit atletin mücadelesinde kazananlar erkeklerde 1:00:12 ile Ali Kaya, kadınlarda ise 1:11:27’lik derecesi ile NursenaÇeto oldu.

On yıl önce İstanbul Yarı Maratonu’nu kazanan ve orada koştuğu 1:00:16 bugüne dek kariyer derecesi olan Kaya, bu yıl hem en iyi derecesini 4 saniye geliştirdi hem de Türkiye şampiyonu oldu. Kadınlar şampiyonu Çeto da yükselen formunu sürdürdü ve Türkiye şampiyonluğuna kariyerinin en hızlı derecesiyle ulaştı.

Erkeklerde Kaya’yı 1:02:21 ile Ramazan Baştuğ ve 1:02:52 ile Ömer Amaçtan takip etti. Kadınlarda ise kürsünün diğer isimleri 1:13:49 ile ikinci olan Pınar Demir ve 1:16:37 ile üçüncü olan Yayla Kılıç Gönen oldu.

Yerli tasnifinde Türkiye İş Bankası tarafından verilen para ödüllerinde kürsüye çıkan isimlerden birinciler 50’şer, ikinciler 40’ar, üçüncüler 35’er bin liranın sahibi oldu.

10K’DA ŞAMPİYONLAR DEMİR VE BREVETTI

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda erkekler 10K’da30:55’lik derecesiyle Ali Demir, kadınlarda ise 37:54’lük derecesiyle Fransız AurelieBrevettibirinci oldu.

Erkekler 10K yarışını 31:09 ile koşan Ömer Faruk Uğurlu ikinci, 31:58’lik derecesiyle Ayetullah Baz üçüncü tamamladı. Kadınlarda ise ikinci sırayı 38:10 ile Melisa Tasa, üçüncü sırayı 38:13 ile Derya Köse aldı.

10K kategorisinde kürsüye çıkan kadın sporculara ödül ve madalyalarını İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, erkek sporculara ise ödül ve madalyalarını İBB Spor İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Neslihan Uçar Çadırcı verdi.

ETKİNLİK ALANINDA FESTİVAL HAVASI ESTİ

İsim sponsorluğunu Türkiye İş Bankası’nın üstlendiği 21. İstanbul Yarı Maratonu, ana sponsor Sportive, tedarik sponsorları Kahve Dünyası, Züber, MG, Hamidiye, RedBull, SKG, Rexona, medya sponsoru Metro FM ve mekân sponsoru Kanyon’un katkılarıyla düzenlendi. Özellikle yarışın başlangıç ve bitiş noktası olan Yenikapı Etkinlik Alanı’ndaki DJ performansları, “Şarkıyı Bil Bakalım” yarışması, langırt oyunu ve fotoğraf çekimi ile birlikte katılımcılar şölen tadında bir gün geçirdi.

21K – ELİT ATLETLER İLK 10 SIRALAMALARI

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda 21K kategorisindeki ilk 10 sıralamaları şu şekilde oluştu:

ERKEKLER

Alex NziokaMatata Kenya 1:00:01.15

Charles MbathaMatata Kenya 1:00:01.73

Ali Kaya Türkiye 1:00:12

BenardKibetMurkomen Kenya 1:00:22

Robert Keter Kenya 1:00:40

MosesCheruiyot Kenya 1:00:48

Teresa Nyakola Etiyopya 1:00:51

MengistuBekele Etiyopya 1:00:56

Solomon KirwaYego Kenya 1:01:13

ShuraKitata Etiyopya 1:01:20

KADINLAR

PurityKajujuGitonga Kenya 1:06:50

FtawZeray Etiyopya 1:06:57

GlenroseXaba Güney Afrika 1:07:03

AsmarechAnley Etiyopya 1:07:14

ZimamBarakyRedae Etiyopya 1:07:31

EvalineChirchir Kenya 1:08:49

BerihaGebreslasie Etiyopya 1:09:21

VivianJepkogeiCheuriyot Kenya 1:09:23

Stella MamiClementLokhiri Güney Sudan 1:11:17

NursenaÇeto Türkiye 1:11:27

21K – TÜRK ATLETLER İLK 3 SIRALAMASI

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda 21K kategorisindeki Türk atletler arasındaki ilk 3 sıralaması şöyle oldu.

ERKEKLER

Ali Kaya 1:00:12

Ramazan Baştuğ 1:02:21

Ömer Amaçtan 1:02:52

KADINLAR

NursenaÇeto 1:11:27

Pınar Demir 1:13:49

Yayla Kılıç 1:16:37

10K – İLK 3 SIRALAMASI

Türkiye İş Bankası 21. İstanbul Yarı Maratonu’nda 10K kategorisindeki ilk 10 sıralamaları şu şekilde oluştu:

ERKEKLER

Ali Demir Türkiye 30:55

Ömer Faruk Uğurlu Türkiye 31:09

Ayetullah Baz Türkiye 31:58

KADINLAR

AurelieBrevetti Fransa 37:54

Melisa Tasa Türkiye 38:10

Derya Köse Türkiye 38:13

 

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.