Gazetecilere yönelik baskılara, sansüre ve medya kuruluşlarına yönelik müdahalelere karşı basın meslek örgütleri harekete geçti. “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla yapılan eylemler kapsamında bugün 10 ilde eş zamanlı yürüyüşler ve kitlesel basın açıklamaları düzenleniyor.. İstanbul'daki yürüyüş, Kadıköy Altıyol'daki boğa heykelinden saat 13.00'te Kadıköy Meydanı'na doğru başladı ve basın açıklamasıyla sona erdi.


Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla düzenlenen eylemde, Kadıköy Boğa Heykeli önünde toplanan gazeteciler ve yurttaşlar yürüyüşe geçti.
.jpg)
Katılımcılar, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve sansür uygulamalarına tepki gösterdi.

KADIKÖY'DE YOKLAMA ALINDI
Kadıköy Boğa Heykeli önünden yürüyüşe geçen gazeteciler ve yurttaşlar Kadıköy İskele Meydanı'na ulaştı. "Susmuyoruz, susmayacağız" vurgusunun yapıldığı alanda kitlesel basın açıklamasına geçildi.

Kadıköy Meydanı'na ulaşan gazeteciler ve meslek örgütleri, basın açıklaması öncesinde tutuklu ve yargılanan gazetecilerin isimlerini okuyarak yoklama yaptı. Alandan "Burda!" yanıtı yükselirken, kitle hep birlikte "Sansüre hayır!" sloganları attı.
YÜZLERCE KİŞİ YÜRÜYÜŞE GEÇTİ
Kadıköy Boğa Heykeli önünde başlayan eyleme yüzlerce kişi katıldı.
Kadıköy Meydanı'na doğru yürüyüşe geçen kalabalık, “Özgür basın susturulamaz” ve “Basın hürdür, susturulamaz” sloganları attı.
Yürüyüş sırasında “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları da yükselirken, gazetecilere alkışlarla destek verildi.
"HALKIN HABER ALMA HAKKINI SAVUNUYORUZ"
Boğa Heykeli önünde toplanan kalabalık, gazeteciliğe yönelik baskılar karşısında halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak İskele Meydanı'na yürümeye başladı.
Burada yapılan kısa açıklamada, "Halkın haber alma hakkını savunuyoruz. Haber sitelerinin kapatılmasına, sosyal medya yasaklarına karşı bir aradayız. Bugün sokağa çıkan yüzlerce gazeteci olarak hep birlikte haykırıyoruz; Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz!" denildi.
"BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE TOPLUM HABERE ULAŞILAMAZ"
İskele Meydanı'na yürüyen kitle, burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
"Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir. Basın meslek örgütleri ve gazeteciler olarak bir talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır" denilen açıklamada, tüm gazetecilere bu mücadeleye dahil olma çağrısı yapıldı.
İktidara seslenilen açıklamada, "Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın, medyaya kayyum uygulamalarına son verin. Basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin" ifadelerine yer verildi.
ARTIK YETER! NEFES ALAMIYORUZ!
Basın meslek örgütlerinin, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyum atanması ve erişim engellerine karşı yaptığı ortak açıklamanın tamamı şöyle:
"Türkiye’de Gazetecilik, İktidarların, Siyasilerin Ya Da Sermayenin Değil Halkın Yanında Olmaktır!
Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!
Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.
Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez.
GAZETECİ, HALKIN BİLMESİ GEREKENİ AÇIĞA ÇIKARMAKLA YÜKÜMLÜ
Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil.
Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz! İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimidir. Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki, o günün siyasal “ilkeleri” elbet bir gün yok olacaktır.
Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, LGBTİ+’ların mücadelesini, gençlerin itirazını ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Kimi gözaltına alınıyor, kimi tutuklanıyor, kimi ev hapsine mahkûm ediliyor; kimi işini, gelirini ve mesleğini sürdürme olanağını kaybediyor. Kimi de sansürün ve baskının yarattığı güvencesizlik nedeniyle kendi kendini susturmaya zorlanıyor.
Onlar yalnızca bir haber uğruna bedel ödemiyor. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı, kamu gücünün denetlenmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi için bedel ödüyorlar. Bu nedenle gazetecilere yönelen baskı, aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin.
SANSÜR, TUTUKLAMA SADECE GAZETECİLERİN SORUNU DEĞİL
Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir. “Gazetecilik suç değildir” diye haykıran onlarca meslektaşımızın bu mesajı iktidaradır ama yurttaşlarımızın da duyması gerekir. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkınızdır. İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, kadının, gencin özetle bu toplumun yani sizlerin gerçekleri öğrenmeniz, gelişmelerden haberdar olmanız istenmiyor. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!
Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyum atanmış ve bu kanallardan yapılan iktidara yönelik eleştirel yayınlar durdurulmuştur. JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, KAOS GL haber sitesi erişime engellenmiş ve bu sürecin son halkası Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden biri olan T24 olmuştur. Bunun yanı sıra Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi, Bianet gibi önemli haber sitelerinin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiş, birçok haberlerine ayrıca erişim engeli kararları alınmıştır. Onlarca gazeteci ile MLSA ve İFÖD gibi derneklerin hesaplarına erişim engeli getirilmiştir. Ayrıca kamu reklamlarından muaf tutulan, yaşamakta zorlanan Gazete Duvar, TELE2 gibi mecralar ile yüzlerce yerel internet sitesi, gazete ve TV yayın hayatına son vermek zorunda bırakılmıştır. Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasına örneklerdir.
Demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü bütün toplumun ana damarlarıdır. Tüm yurttaşlarımızı gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve habere sahip çıkmaya davet ediyoruz. Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin!
Bugün yalnızca iktidarın sansür politikalarını değil, bu baskılar karşısında susmayı, görmezden gelmeyi ve dayanışmadan kaçınmayı da sorgulamak zorundayız.
Kürt gazeteciler susturulurken, muhalif gazeteciler tutuklanırken, bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken, kamu yayıncılığı iktidar yayıncılığına dönüştürülürken susanlar; meslektaşlarının uğradığı baskıyı görmezden gelenler, gazeteciliğin ortak geleceğine zarar vermektedir.
TÜM MESLEKTAŞLARIMIZI BU MÜCADELEYE DAHİL OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ
Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir. Oto sansürü normalleştirip, sansüre uğrayanın kimliğine, diline, siyasi görüşüne ya da çalıştığı kuruma bakarak dayanışmayı seçmek, mesleki dayanışmayı dar çıkarların sınırlarına hapsetmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir.
Basın Meslek Örgütleri ve gazeteciler olarak tek talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır. Bu yolda yalnız kalmak istemiyoruz. Tüm meslektaşlarımızı bu mücadeleye dahil olmaya çağırıyoruz.
Bir kez daha vurgulamak gerekir ki basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz.
Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!
-Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın
-Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin
-Medyada Kayyım uygulamalarına son verin
-Hukuksuz erişim uygulamaları sonlandırın
-Kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit dağıtın
-Anayasamız ile güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin."
Açıklamada ayrıca tutuklu gazeteciler Merdan Yanardağ ve Murat Ağırel'in mesajları okundu.

MURAT AĞIREL'DEN CEZAEVİNDEN MESAJ
Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel de cezaevinden gönderdiği mektubunda meslektaşlarına seslendi.

Ağırel, mektubunda şu ifadeleri kullandı: “Kalemini namus bilen her gazeteciye sesleniyorum. Susmayın, korkmayın, alışmayın!”
ULUSLARARASI BASINDAN DA DESTEK
Kadıköy'deki eyleme uluslararası basından da destek geldi.
BBC ve serbest çalışan (freelance) gazeteciler de protestoya destek verenler arasında yer aldı.

ÇOK SAYIDA KENTTE EŞ ZAMANLI EYLEM
Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla 24 Ekim Cumartesi günü İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Kocaeli ve Van'da basın özgürlüğü için eylemler düzenlenmesi kararlaştırıldı.
İstanbul ve Adana'daki buluşmaların başlangıç saati 13.00 olarak açıklanırken, diğer kentlerdeki eylemler için saat 14.00 duyuruldu.

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.