İstanbul
24 Mart, 2026, Salı
  • DOLAR
    41.14
  • EURO
    48.33
  • ALTIN
    4443.9
  • BIST
    11.372
  • BTC
    115944.00$

İsmail Arı’nın haberlerine herkes sahip çıktı: Gerçekleri hapsedemezsiniz

İsmail Arı’nın haberlerine herkes sahip çıktı: Gerçekleri hapsedemezsiniz
Gazetecilik yaptığı için gözaltına alınan İsmail Arı, hiçbir soruşturma yapılmadan, sadece DMM’nin yalanlamasıyla tutuklandı. Arı’nın tutuklanması yurdun dört bir yanında protesto edildi. Meslek örgütleri ve halk, "Gazetecilik suç değildir" diyerek destek verdi.

Aile ziyareti için Tokat’ta bulunduğu sırada gözaltına alındıktan sonra Ankara’ya götürülen BirGün gazetesi Muhabiri İsmail Arı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

AKP iktidarının basın üzerinde baskı sopasına dönüşen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan dolayı tutuklanan İsmail Arı, "Son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir" dedi. Tutukluluğu kamuoyunda tepkiyle karşılanan Arı, Sincan Cezaevi’ne gönderildi.

İsmail’in gözaltına alınmasından başlayan ve tutuklamaya kadar giden süreçte büyük bir hukuk garabeti yaşandı. Yaptığı haberler nedeniyle çeteler tarafından tehdit edilen ve polis koruması verilen Arı’ya açılan onlarca soruşturma ile dava sonucunda adliye yolunu aşındırdı. Buna rağmen bayram ziyareti nedeniyle Tokat’ta ailesinin yanından gözaltına alınarak Ankara’ya götürüldü. Bir suçlama nedeniyle gözaltına alınan Arı’nın dosyasına emniyette yeni ‘bulgular’ girdi. Önceki haberleri ve BirGün TV yayınındaki ifadeleri sorulan Arı, tüm haberlerin arkasından durduğunu söyleyerek ortaya çıkardığı Yunus Emre Vakfı soygununa ilişkin “Devletin bana madalya vermesi lazım” dedi. Emniyetteki ifadelerinin ardından savcılığa sevk edilen Arı’yı savcı dinleme zahmetinde bile bulunmayarak tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Arı mahkemede, yazdığı satırın, konuştuğu her cümlenin arkasında durduğunu belirterek haberlerde yanlış olmadığını belirtti. Mahkeme, haberlere ilişkin herhangi bir araştırma yapmadan, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin  dezenformasyon yalanlama metnine dayanarak Arı’yı tutukladı.

Bugünün BirGün

Kamu kurumlardaki yolsuzluklar ve usulsüzlükler başta olmak üzere birçok gündeme oturan haberlere imza attığı gerekçesiyle tutuklanan Arı’ya toplumun tüm kesimlerinden destek yağdı. Attığı haberlerle birçok kesimin sesini duyuran, dayanışma içinde olan Arı’ya başta depremzede aileleri, sağlık çalışanları, yaşam savunucularının, istismar mağdurlarının yanı sıra sendikalar, meslek örgütleri sahip çıktı. Dört bir tarafta yapılan eylemlerde “İsmail yalnız değildir” sloganları yükselirken on binlerce sosyal medya paylaşımı ile gazeteci Arı’ya destek verildi.

Toplumun çeşitli kesimlerin gün içerisinde BirGün gazetesinin Ankara ve İstanbul bürosuna destek ziyaretleri yapıldı. CHP heyetinin Ankara büroya ziyaretinde konuşan Grup Başkanvekili Emir, "İsmail Arı’nın kasten yaptığı bir suç, bir fiil varsa o da halkın vergisine sahip çıkmaktır. Bütçenin birileri tarafından vakıflar eliyle veya başka yollarla talan edilmesine karşı çıkmaktır. Ve özgür gazeteciliğin gereği olarak da bunu haberleştirmektir" dedi.

‘İSMAİL HEP YANIMIZDAYDI’

İsmail’e en çok haberlerini yaptığı depremzede aileler sahip çıktı. Adalet Peşinde Aileleri Platformu İstanbul büroyu ziyaret etti. Ziyarette konuşan Avukat Eren Can, “Depremde kaybettiklerimizin hesabını sormaya çalışırken, gerçeğin peşinden giden gazeteciler hep yanımızdaydı. Yıkılan binaların neden yıkıldığını, sorumluların kimler olduğunu, ihmalleri ve kamu adına bilinmesi gerekenleri yazdılar. İsmail Arı da bu sürecin en görünür, en ısrarlı takipçilerinden biridir.

Depremde yaşanan ihmalleri, sorumluluk zincirini ve adalet arayışını görünür kılan gazetecilerin bugün hedef alınması kabul edilemez. Çünkü gazeteciler susturulursa gerçek karartılır, gerçek karartıldığında ise adalet sağlanamaz. Bu nedenle bugün burada, dayanışma için ve gerçeğin yanında olduğumuzu göstermek için bulunuyoruz. İsmail Arı yalnız değildir. Gazetecilik suç değildir” ifadelerini kullandı.

DÖRT BİR YANDA EYLEM

Gazeteci Arı için ülkenin dört bir tarafında destek eylemi yapıldı. İstanbul ve Ankara’nın ardından İzmir, Denizli, Mersin, Kocaeli, Antalya, Artvin, Bursa, Eskişehir, Malatya ve Uşak’ta basın açıklaması düzenleyen BirGün dostları, Arı’ya özgürlük talebinde bulundu. Ortak açıklamalarda, gazetecilik faaliyetinin bir suç gibi gösterildiğine dikkat çekilirken Dezenformasyon Yasası’nın iktidar baskı aracığına dönüştüğü belirtildi.

“İsmail Arı’nın tutuklanması yalnızca bir gazetecinin değil, tüm basının hedef alınmasıdır. Bu, açık bir gözdağıdır” denilen açıklamalarda, “Ne tehditler, ne baskılar, ne de tutuklamalar gerçeğin yazılmasını engelleyemez. Bugün İsmail Arı üzerinden verilmek istenen mesaj açıktır: Yolsuzluğu yazmayın. Rant düzenini ifşa etmeyin. Adaletsizliği görünmez kılın” ifadeleri yer aldı.

Ülkedeki gazetecilik üzerindeki baskıya dikkat çekilen açıklamalarda, “Türkiye’de gazetecilik uzun süredir baskıyla, davayla, gözaltıyla, tutuklamayla susturulmak isteniyor. Çünkü gazetecilik bu topraklarda yalnızca bir meslek değildir; halkın gerçeği bilme hakkının savunulmasıdır. BirGün Gazetesi de bu mücadelenin bir parçasıdır. Kurulduğu günden bu yana sermayenin değil halkın yanında duran, karanlığı değil gerçeği büyüten, suskunluğu değil sözü çoğaltan bir çizgiyi temsil etmektedir” denildi.

Ortak açıklamalarda İsmail’in yolsuzluğu yazmasın, depremde yaşanan ihmalleri ortaya çıkarmasın, tarikat ve vakıf düzenini teşhir etmesin diye tutuklandığına dikkat çekilirken şu ifadeler yer aldı: Hiçbir baskı, hiçbir gözdağı, bağımsız gazeteciliği susturamayacaktır. Gazeteciliğe yönelik her türlü baskının, her türlü hukuksuzluğun karşısındayız. Bağımsız ve özgür gazeteciliği savunuyoruz. İsmail Arı ve tüm tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.”

***

SÜREÇ GADDAR YÜRÜTÜLDÜ

İsmail Arı’nın tutuklanma sürecini değerlendiren hukukçular, süreci "gaddarlık" olarak tanımladı. BirGün TV yayınında değerlendirmelerini paylaşan hukukçu İlhan Cihaner, "Savcının ifade almadan mahkemeye sevki çok rutin bir durum değil. Ayrıca usul yönünden de pek çok sorun var. Polis koruması altında olan, attığı adım bilinen bir kişiyi, tatil günü kamu kaynaklarını da heba ederek gidip Tokat’tan alıyorsunuz. Niçin bu kadar sıradışı bir şey yapılıyor? İsmail’e yöneltilen bir suç da yok. Tutuklama gerekçesi de Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin İsmail’in haberini yalanlaması. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma başlığındaki 217/A maddesini bu şekilde yorumlamak gazeteciliği fiilen imkansız hale getirir. Bu haberlerin hangisi halkta endişe, korku ya da panik yaratabilir? haberlerin neresinde kamu düzenini bozucu unsur var? Tersine kamu faydası var" diye konuştu.

SAVCI BAKAMADI MI?

"Arı’nın haberlerinin suç olmadığı çok açık" diye Cihaner sözlerine şöyle devam etti:

"Belki de savcının ifade almamasının gerekçesi, bizzat kendi kaleminden çıkmış daha önceki takipsizlik kararları nedeniyle şüphelinin yüzüne bakamamasıdır. İsmail’e yöneltilen ve işlediği iddia edilen suçun  alt sınırı bir yıl. İnfaz hukukumuzda alt sınırı 2 yıl olan suçların yatarı yok. Yani suç unsurları oluşsa bile cezaevinde yatmayacak bir kişiye en ağır koruma tedbirini uyguluyorsunuz ve ev hapsi, yurtdışı çıkış yasağı veya imza gibi orantılı tedbirleri uygulamıyorsunuz. Hem usul hem maddi ceza hukuku yönünden yapılan işlem hukuksuzdur, gaddarlıktır. Bu, tıpkı Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay gibi cesur araştırmacı gazetecilere yapılanlar gibi, susmalarını istedikleri için yapılıyor. Çünkü tüm baskılara rağmen iktidarın ve kamunun yanlışlarını, yolsuzluklarını cesaretle yazıyorlar. Sorguya giren avukatlar AİHM kararları ve AYM yorumunu ortaya koyarken tutuklama gerekçesi olarak DMM’nin açıklaması konuluyor. Bu bir skandaldır. O zaman cübbeye, savcıya, polise, yargıya ne gerek var?"

GERÇEKLER YARGILANIYOR

Arı’nın da avukatlığını üstelenen Av. Kerem Altıparmak, "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçunda (TCK 217/A) suçun oluşması için beş şart var. Bu hüküm düzenlenirken bu beş şart nedeniyle gazetecilerin etkilenmeyeceği vaat edildi. AYM de bu gerekçeyle hükmü Anayasa’ya aykırı bulmadı. Ama uygulamada en temel unsur bile uygulanmıyor" dedi.

Av. Altıparmak’ın Arı’nın tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar şöyle:

"Gazeteciye haberinizdeki şu cümle, şu iddia gerçeğe aykırı diye soru sorulmuyor. Onun yerine şöyle soruluyor: ‘Haberinizin suç oluşturduğu belirtilmektedir. Savunmanızı yapın’. Dün gazeteci İsmail Arı’ya da bu oldu. Eğer gazetecinin yaptığı haberin neresinin gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koyamıyorsanız, geriye kalan tek şey gazeteciliğin yargılanması. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu başından itibaren bir muhalif gazeteci avlama suçuna dönüşmüştür. Biraz objektif gazetecilik yapan her gazeteci biliyor ki piyango günün koşullarına göre kendisine de vurabilir. Zaten o kural tam da bu duygu için var."

***

BU HABERLERİN HEPSİ DOĞRU AMA BİRİLERİ İÇİN TEHLİKELİ

İlk olarak BirGün TV’de Bilal Erdoğan’ın "vakıf hükümdarlığına" ilişkin sözleri nedeniyle gözaltına alınan İsmail Arı’nın emniyetteki ifadesi sırasında dosyayı şişirmek için özel çaba sarf edildi.

Diğer kaleme aldığı haberler ve sosyal medya paylaşımları dosyaya eklenerek İsmail’e sorular soruldu. Haberlerin arkasında duran İsmail, verdiği ifadede haberlere tekzip dahi gelmediğini hatırlattı.

İsmail’e sorulan, her bir cümlesi doğru olan ve birçoğu ödül alan haberleri ve yayında anlattıklarını hatırlayalım.

1-BİLAL ERDOĞAN’IN VAKIFLARI VE AKAN KAMU KAYNAKLARI

Erdoğan’ın ailesi 20’ye yakın vakıf yönetirken yaklaşık 15’inin yönetiminde veya mütevelli heyetinde Bilal Erdoğan bulunuyor. Kamu kaynakları ‘bu vakıflar kamu yararına çalışıyor’ denilerek aktarılabiliyor.

2- TARİHİ YAPILAR GÖZDEN ÇIKARILDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve birçok iktidar mensubunun mezun olduğu ve İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak değiştirilen lise için dikkati çeken bir karara imza atıldı. İmam hatip lisesine yurt inşa edilmesi için tescilli yapıların bulunduğu alan seçildi. Korunması gereken kültür varlıklarının yapılacak yurt inşaatı için taşınmasına karar verildi.

3- KAMU VAKFI NAYLON FATURALARLA SOYULMUŞ

Vergi müfettişlerinin, kamu vakfı olarak kurulan ve 66 ülkede faaliyet gösteren Yunus Emre Vakfı hakkında soruşturma yürüttüğü ortaya çıktı. Tabela şirketlerden alınan sahte faturalarla vakfın kasasının boşaltıldığı öğrenildi.

4- SARAYIN KORİDORLARINDAKİ TORPİL ÇARKI

Siyasi referansla atanan hakim ve savcılar mülakata tabi tutuluyor. Birçok aday ‘referans’ adı altında isimlerini Saray’a ya da Adalet Bakanlığı’na göndermeye çalışıyor. Bu zamana kadar, Akın Gürlek Bakan olunca görevden alınan Ramazan Can bu mülakatlara giriyordu. Bu kişi AKP Milletvekiliydi.

***

ARTIK KARARI DMM Mİ  VERİYOR?

Çeyrek asırlık Saray rejimi, akademisyenlere, avukatlara, siyasetçilere ve gazetecilere baskı aracı olarak kullandığı ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu kullanışlı bir aparata dönüştü. İktidar ve tarikat çevrelerini, ihalecileri, talanı, yağmayı ve devlet içindeki çürümeyi kaleme alınan gazeteciler ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu gerekçe gösterilerek cezaevine gönderiliyor. Ancak İsmail Arı’nın tutukluluğuna neden olan dosyasında kamuoyunun çok da alışkın olmadığı bir durum yaşandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mezun olduğu imam hatip lisesinde yurt inşa edilmesi için tescilli yapılan bulunması ve taşınmasına karar verilmesine ilişkin haber Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yalanlandı. Gazetecilerin, yurttaşların dönüp bakmadığı, toplumda bir karşılığı olmayan iktidarı aklama merkezine dönüşen Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu kez kolluk kuvvetleri ve mahkeme tarafından kabul gördü. Hangi kadroların, nasıl bir yetkinlikle haberi dezenformasyon olarak nitelendirip açıklama yaptığı bilinmezken Ankara’daki emniyette sorulan sorular arasında “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mezunu olduğu İmam Hatip Lisesi’nde tarihi yapılar ve kültür varlıkları gözden çıkarıldı” şeklindeki paylaşımınızla Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin de dezenformasyon yalanlama metni olduğu görülmektedir, bu paylaşım ile ilgili olarak savunmanızı veriniz?” denildi. Habere ilişkin herhangi bir araştırma, soruşturma yapılmasına gerek görmeyen mahkeme de tutukluluk kararında, “Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin 11 Mart 2026 tarihli paylaşım içeriği… göz önünde bulundurularak tutuklanmasına karar verilmiştir” denildi.

TEPKİ ÇEKMİŞTİ

Gazeteciler ve kamuoyunun “Sansür yasası” olarak nitelendirdiği yasaya itirazlarına rağmen AKP’li vekillerin oluruyla 2022’de DMM kuruldu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gazetecilere yönelik birbiri ardına gerçekleştirilen operasyonların ardından Şubat 2026’da yaptığı açıklamada yasa maddesiyle ilgili, “Haberle, haberciyle meselesi yok” dedi.

Dezenformasyon Yasası, “Gazetecileri susturma aracı” oldu. Dezenformasyon Yasası ile TCK’ye eklenen ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması, “Doğru haberlere yalan etiketi yapıştırma” fırsatına dönüştürüldü.

Kaynak: www.birgun.net

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.