İstanbul
14 Temmuz, 2026, Salı
  • DOLAR
    45.08
  • EURO
    52.99
  • ALTIN
    6665.7
  • BIST
    14.329
  • BTC
    77259.650$

Özel Çankaya'da konuştu: 'Partimizin evladına sahip çıkmaya geldik'

Özel Çankaya'da konuştu: 'Partimizin evladına sahip çıkmaya geldik'
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in gözaltına alınmasının ardından, Güner’e destek amacıyla Kuğulu Park’tan belediye binasına kadar sürecek bir yürüyüş düzenleniyor. CHP lideri Özel “18 yaşını doldurduğu günden beri partili olan partimizin evladına sahip çıkmaya geldik” diye konuştu.

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in gözaltına alınmasının ardından partililer, belediye önünde adalet nöbetini sürdürürken, Güner’e destek amacıyla Kuğulu Park’tan belediye binasına kadar süren bir yürüyüş düzenledi.

Yürüyüşe CHP lideri Özgür Özel, CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Asu Kaya, Ali Mahir Başarır, Murat Emir, Aliye Timisi Ersever, Cemal Enginyurt, Ulaş Karasu, Umut Akdoğan, Özgür Karabat, Ensar Aytekin ve Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin de katıldı. Seçilmiş yönetimin CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi ve Yalçın Karatepe de yürüyüşe katıldı.

Image

Yürüyüşün başlangıcında kısa bir konuşma yapan Özel, şunları söyledi:

"Bugün Hüseyin Can Güner, yıllardır söylenen müfettişlerin kusur bulunmadığı, yapılan bütün ihbarlara rağmen, sürekli yapılan işte kamu zararı değil, aksine kamu yararı olduğu ispatlanan bir dosyada yıllardır Ankara’daki savcılara ‘Çankaya’ya operasyon yapın’ deyip ‘Burada operasyon yapacak bir şey yok’ cevabı alanların buradaki kadroları değiştirmesinden sonra yaptırdığı ısmarlama bir operasyondur. Bugün de sorgu sırasında sorulan sorularda ne bir rüşvet, ne bir çete, ne bir suç örgütü. Ümit ediyoruz, yarın adalet tecelli eder. Aksi bir durumun yaşanması Ankara’nın kalbine, Cumhuriyet’in kalbine yapılan yeni bir darbe olur. Hüseyin Can Güner’in dediği gibi onun ne bizi, ne ailesini utandıracak, Ankara’ya ve Türkiye’ye hesabını veremeyeceği hiçbir şey yok. Bugünkü bütün sorgularda da bu ortaya çıkmıştır. Partinin seçildiğinde 30 yaşında olan, ömrü Gençlik Kolları'nda mücadeleyle geçmiş, 18 yaşını doldurduğu günden beri partili olan partimizin evladına sahip çıkmaya geldik.” 

“BELEDİYEYE KAR ETTİRİLDİ”

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in soruşturmaya konu olan ihalede kamu zararı değil kamu yararının ortaya çıktığını ifade ettiğinin hatırlatılması üzerine, “Tam olarak onu söylüyorum. Yapılan iş Çankaya Belediyesi’ne maliyet bindiren değil, aksine 4 milyon lira kar ettiren bir iştir. Bununla suçlanıyor olması çok saçma sapan bir durum. İptal ettikleri ihale çok daha pahalıya yapılan bir ihale. İptal edilip yeniden yapıldığında kamuya 4 milyon lira tekrar kazandırmış. Bu da tüm sorgu tutanaklarında açıklıkla ortaya çıktı zaten” dedi.

“SİPARİŞ BİR OPERASYON YAPILIYOR”

Sorguda rüşvet iddialarına dair bir soru sorulmamış olması da hatırlatılan CHP lideri Özel, “Yok evet rüşvet ya da bir suç örgütü sorusu sorulmadı. Takip ediyoruz” diye konuştu. Özel, operasyonun Ankara’daki atamalar sonrası yapılmasını zamanlama olarak nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine ise “Biraz önce de söyledim, yıllardır sipariş edilen bir operasyonu Ankara’da hukuka bağlılığını kaybetmemiş başsavcının, savcı vekillerinin, savcıların yapmadığı operasyonu yeni atamalardan sonra sipariş edilen bu operasyon yapılıyor. Ümit ediyoruz bunun sonu korkulan noktaya varmaz” dedi.

Özgür Özel'in basın mensuplarına verdiği demecin ardından yürüyüş başladı.

Yürüyüş boyunca yurttaşlar "Hüseyin Başkan yalnız değildir", "Susma sustukça sıra sana gelecek" gibi sloganlar attı.

 

"KAZANAMAYACAĞINIZA İNANIYORSANIZ SEÇİME GİRMEYİN YA DA SEÇİM YAPMAYIN"

Çankaya Belediyesi'ne gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, şunları söyledi:

"Yarın en geç öbür gün inşallah aramızda olacak. Herkes kendi kendine bir şeyler söylüyor. Televizyon mahkemelerinde CHP'li belediye başkanlarını mahkum ediyorlar. Bunlar bilerek konuşuyorsa da bilmeden konuşuyorsa da çok vahim. 'Çankaya'ya yapılan bu operasyon ABB'ye ulaşır mı?' diye konuşuluyor. Hakkımda tek bir soruşturma yok, olmayacak da. Evet yargılayabilirsiniz, iftira karşısında harekete geçebilirsiniz ama ortak bir hukuk istiyoruz. Herkese ne uygulanıyorsa bize de o uygulansın. Geçen seçimde rakibimin 600 dairesi sorgulansın, sayın genel başkanımızın bozuk tohum olarak ifade ettiği şahıs 600 milyonluk villasının hesabını versin. Kazanamayacağınıza inanıyorsanız seçime girmeyin ya da seçim yapmayın. Bırakın herkes kendi seçildiği beldeye hizmet etsin. Yüzde 65 ile tekrar göreve geldik bırakın sonuna kadar çalışıp aldığımız oyların hakkını verelim. Bir şey bulsalar ortaya koymazlar mı sanıyorsunuz bulamazlar yok çünkü."

"BURADAN, KİMSEYE DEĞİL, ERDOĞAN'A BİR HİKAYE ANLATACAĞIM..."

Yavaş'ın ardından söz alan Özgür Özel ise belediye önünde bir araya gelen yurttaşlara şöyle seslendi:

"Bugün burada Çankaya Belediyesi’nin önünde; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımızla, Ankara'nın belediye başkanlarıyla, belediye meclis üyeleriyle, milletvekillerimizle, partimizin yöneticileriyle birlikte, burada bize destek veren, seçtiğine, seçme hakkına sahip çıkan çok değerli meslek örgütlerini görüyorum, sendikaları görüyorum, siyasi partileri görüyorum, dayanışma gösteren tüm kurumlara saygıyla teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.

Şimdi buradan, şimdi buradan kimseye değil, kimseye değil; Recep Tayyip Erdoğan'a bir hikaye, bir yaşam hikayesi anlatacağım. Sonra bugün ne yapmaya çalıştığının, bunun ne anlama geldiğini kendisine tarih önünde şerh düşerek bırakacağım.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanır. O Hüseyin, Ankara Hukuk’ta hem derslerine çalışır hem dışarıda, dışarıda kendisini okutan, büyüten annesine yardımcı olmaya çalışır. O Hüseyin Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni dereceyle, en üst dereceyle, en kısa sürede iftiharla bitirmiştir.

O Hüseyin’in aklı halen savcılıktadır, hakimliktedir. O dönemde darbe girişimi olmuş, Adalet Bakanlığı makamları, 3500 kadro boşalmış ve 20 bin aday hakimlik savcılık sınavına girer. O Hüseyin, bizim Hüseyin, Can Hüseyin, Hüseyin Can Güner o zorlu sınava girer, 20 bin aday arasından 114. olur.

Hüseyin mülakata girer ve mülakatta elenir. Bunun üzerine, bunun üzerine çok üzülür, çok kahrolur. Biz Hüseyin’i Meclis’e gelişinden gidişinden, bize gönüllü danışmanlık edişinden, hukuk konularında genç yaşına rağmen çok önemli bilgisinden, birikiminden biliriz. O gün Adalet Bakanı, bugünkü AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül’dür. O zaman bakanlar Meclis’tedir, salondadır. Yanına varırım, derim ki: 'Bu Hüseyin böyle büyüdü büyüdü buraya geldi. Ankara Hukuk’u dereceyle bitirdi. FETÖ’cü olsa anasını kurumda tutar mıyız? PKK’lı olsa anasını kurumda tutar mıyız? Sizin Bakanlığınızın maaşından, kursağından ekmek geçen, devletin ekmeğiyle büyüyen, anası halen daha cezaevinde infaz koruma memuru olan bu çocuktan Adalet Bakanlığı neden çekinir?' derim. En yüksek puanı alanı nasıl eler?

Şaşırır Adalet Bakanı. Not alır Adalet Bakanı. Sonra bu konu çok konuşuldu. Sonra bir kez daha, bir kez daha mülakat yapıldı. Bu mülakatta daha çok, bir kez daha sınav yapıldı, daha çok öğrenci katıldı. Hüseyin daha iyi bir derece yaptı ama sonuçta yine ikinci mülakatta elendi.

Sonra, dinlesinler, sonra ombudsman raporu, Meclis’te görüşülürken Şeref Malkoç orada. Raporda not var, diyor ki: 'Adalet Bakanlığı’nın sınavlarında mülakatta subjektif kriterler uygulanması tenkit konusu olmuştur.' Çıktım kürsüye, anlattım bu hikayeyi Sayın Malkoç’un huzurunda. Dedim ki: 'Bu meseleyi acaba Kamu Başdenetçiliği binasında mı konuşursunuz, yoksa damadınız Adalet Bakanı ile mi? Çünkü damadınız Abdülhamit Bey.'

Ben bu hikayeyi anlattığımda 'Vah vah, daha iyisini mi bulacağız? Bu kadar eğitimli, yetişmiş, annesi Bakanlığım mensubu, daha iyisini mi bulacağız?' demişti de bir mekanizma yine de daha da yüksek puan almasına rağmen Hüseyin’i bir daha alıp elemişti. O Hüseyin avukat oldu. Bütün davalarımı ona verdim.

Şimdi o Hüseyin, ben Genel Başkan olunca; her yerde adayları, Ankara'da başkanım çalıştı, anketlerle çalıştı, milletin dileğiyle çalıştı. Ve Ankara'da sadece Çankaya'da ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanları gece yatınca, yastığa başını koyunca gözüne uyku girmesi için Çankaya'yı öyle sakat değil; 1. Meclis'i, 2. Meclis'i, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, partisini ve partilerin genel merkezlerini, Çankaya Köşkü'nü ve Anıtkabir'i Çankaya Belediye Başkanı'na emanet ederek uyuruz."

"VİCDAN VARSA BIRAK HÜSEYİN'İ, ÖZGÜR ÖZEL BURADA!"

Özel konuşmasında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi. İstanbul'daki sistemin Ankara'ya getirildiğini savunan Özel, "Eğer Hüseyin Can Güner'in bir hukuksuzluğu varsa Allah benim canımı alsın. Ama amaç iftira atmaksa Allah bunu yapanlardan günü gelince en kötü şekilde hesabını sorsun. Şu kadarcık vicdan varsa bırak Hüseyin'i, Özgür Özel burada! Gelin benimle uğraşın" ifadelerini kullandı.

'MASUMLARIN CANINI YAKMA'

Konuşmasını, yine Erdoğan'a seslenerek bitiren Özel "Yastığa başını koyup bu haksızlığa rağmen uyuyabilecek misin? Senin torunun neyse Hüseyin Can benim evladımdır. Sana yapmayacağımızı bize yapma. Masumların canını yakma" diye konuştu.

Kaynak: Cumhuriyet

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.