İstanbul
05 Haziran, 2026, Cuma
  • DOLAR
    45.08
  • EURO
    52.99
  • ALTIN
    6665.7
  • BIST
    14.329
  • BTC
    77259.650$

Özgür Özel'den Tokat'ta 'taşıma seçmen' iddiası: AKP, seçim öncesi 550 kişinin kayıtlarını bu beldeye aldırdı

Özgür Özel'den Tokat'ta 'taşıma seçmen' iddiası: AKP, seçim öncesi 550 kişinin kayıtlarını bu beldeye aldırdı
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Tokat'ın Çevrecik beldesinde yapılacak yerel ara seçim öncesi dikkat çeken iddialarda bulundu. Beldeye seçimden önce 550 seçmenin taşındığını öne süren Özel, mutlak butlan kararına ilişkin ise "Sarayın atadığı değil, milletin seçtiği yönetecekse onun adı demokrasidir" dedi.

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, yerel ara seçimler öncesinde başlattığı Anadolu turu kapsamında Gümüşhane'nin ardından Tokat'ın Çevrecik beldesinde vatandaşlarla bir araya geldi.

Çevrecik'te konuşan Özel, seçim öncesi seçmen listelerine ilişkin önemli bir iddia ortaya attı.

 

Beldenin toplam seçmen sayısının 2 bin 166 olduğunu belirten Özel, seçim listeleri kesinleşmeden kısa süre önce 550 kişinin seçmen olarak kaydırıldığını öne sürdü.

“İktidar partisi buraya 550 tane, burayla ilgisi olmayan seçmen getirdi. Trabzon'dan, fabrikalardan seçmen yazmışlar. Bu insanların Çevrecik'le hiçbir bağı yok.”

Beldeyi kimin yöneteceğine dışarıdan getirilen kişilerin değil, Çevrecik halkının karar vermesi gerektiğini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün bu beldeyi kimin yöneteceğine karar verilecekse, bu kararı Çevrecik'in insanları verecek. Dışarıdan taşınanlar değil."

Taşıma seçmen uygulamasıyla seçim sonucuna müdahale edilmek istendiğini savunan Özel, "Trabzon'un bilmem neresinden, bu köyle bırak kan bağını, yolunun önünden geçmemiş adamı buraya getirip bu beldeye darbe yapamazsınız. Haksızlık bu” dedi.

“DUYUNCA KOŞTUM, GELDİM”

 

Özel şunları ifade etti: 

 

“Burada sizin evlatlarınız, benim yol arkadaşlarım, kardeşlerim var. Niksar’dan hemen yanınızdaki komşu beldeniz Yazıcık’tan Özgür Karabat evladınızla birlikte geldik. Zile’nin iki çalışkan evladı Cumhuriyet Halk Partisi’nin Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’la ve Genel Başkan Yardımcımız Murat Bakan’la birlikte geldik. Burada arkamda ‘Acaba bir adım geri gitti mi? Sağa - sola saptı mı?’ diye hiç endişe etmediğim sizin temsilciniz, burada, Tokat’ta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz var arkamda dağ gibi. Reşadiye‘nin çalışkan kadın İlçe Başkanı Ayşegül Karabey‘e teşekkür ediyorum huzurunuzda. Bugün buraya elbette bir seçim için geldik. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Çok tatsız, çok haksız süreçlerin içindeyiz. Adalet ve Kalkınma Partisi eliyle artık bizi ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla yenemeyeceğini bilen Erdoğan AK Parti’nin yargı kollarıyla üzerimize geliyor. Partinin son dört kurultayında; son üçünde geçerli oyların tamamını alan, daha en son kurultayda bin 303 oyla Genel Başkan olan, dört kez üst üste aldığımız mazbatayı yok sayıp bizi altı sene önceye götürerek, bizi karıştırmaya, bizi yenmeye çalışan bir saray düzenine karşı dimdik durmaya geldik. Herkes şunu bilsin… Şöyle bir şey duydum, özellikle koşup geldim. Birileri diyormuş ki ‘Partinin başını değiştirdiler, artık Özgür Özel yok. Eğer bu seçimi burada CHP kazanırsa Özgür’e yaramaz, butlana yarar. Oy vermeyin, oy vermeye gitmeyin, başka adaya oy verin.’ Son söyleyeceğimi ilk söylüyorum. Beni seviyor musun? Partinizi seviyor musunuz? Beni seven pazar günü sandığa gidecek. Adayımız Nazım Demirkol’a oy verecek.”

 

“SEÇİM YOK, YOL YOK”

“Burası 1998’de belde oldu. Üç kez belde belediyesi seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni tercih ettiniz. Ne yaptılar? Bu ilçeyi, tüm beldeleri geri bıraktılar. Göç oldu. Güç kaybetti. Fırsatını buldular, belediyenizi kapattılar. Belde belediyesini kapatınca o günden bugüne 2 binin altına düşen nüfusuyla, 2013’ten beri zorluklar çekiliyor. Zaten burayı yok sayan, görmeyen, hizmet etmek istemeyen bir anlayış var. Ama ne oldu? Özellikle Bektaş Muhtarın gayretleriyle, sizlerin gayretleriyle burası yeniden belediye oldu. Bu pazar siz ananızın ak sütü gibi alnınızın teriyle sandığı getirdiniz, belediye başkanınızı seçeceksiniz. Bakın, sandık öyle bir şeydir ki sandık, yıllardır yapılmayan yol… Sandık geldi, sandıktan önce yol geldi. Yıllarca yapmadılar. Örneğin Reşadiye Tozanlı bölgesi. Seçim yok, yol yok. Herkes şunu bilsin ki sandık, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in en büyük kazanımıdır. Sandığa sahip çıkacağız. Sandığa sarılacağız. Partimize sarılacağız. Adayımıza sarılacağız.”

“ÇOK YANLIŞ SONUÇLAR, BAŞKA ANLAMLAR ÇIKAR”

“Efendim burada sizden özel bir şey istiyorum. O da şu… Çok zordayız, çok sıkıntıdayız, üzülüyoruz ve haksız saldırılara hep beraber aslan gibi direniyoruz değil mi? Çok özel şartlardayız. Onun için pazar günü sandıkta, ‘Efendim öbür aday da akrabamız, öbür aday yabancımız değil’ denir de oylar bölünecek olursa buradan çok yanlış sonuçlar, çok başka anlamlar çıkar. Onun için gün o gündür ki ülkesini seven, partisini seven, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini seven, Genel Başkanı’nı seven adayımıza sahip çıkacak. Beni seviyor musunuz? Beni destekliyor musunuz? Pazar günü gösterin bunu. Sahip çıkın adaya. Bakın, siz tanıyorsunuz ama yine de gelmişken ve seçim meydanına çıkmışken… Nazım Demirkol 56 yaşında. Burada doğdu, 18 yaşına kadar burada büyüdü. Daha sonra İstanbul’a gitti. Önemli bir şirkette çok önemli görevlerde bulundu. Ekmeğini kazandı… Arkadaşlar kimse kimseyi yuhalamasın. Efendim 56 yıl önce burada doğmuş, burada büyümüş. İstanbul’a gitmiş, ekmeğini kazanmış. Ama burayı unutmamış. Asla ve asla buradan bağını koparmamış. İstanbul’da Çevrecik Beldesi Kültür ve Dayanışma Derneği’nin başkanlığını yapmış. İkitelli Cemevi’nde yöneticilik yapmış. İki yıl sonra gelmiş buraya ve burada Çevrecik Beldesi Cem ve Kültür Evi Derneği’nin 2015’ten beri yöneticiliğini yapıyor. Yani damarlarında Çevrecik akan evladınızı size emanet etmeye geldim.”

 

“İKTİDAR İLGİSİ OLMAYANLARI SEÇMEN YAZDI”

“Çevrecik’in toplam seçmen sayısı 2 bin 166. Ama seçim listeleri kesinleşmeden 10 gün önce iktidar partisi buraya 550 olmadık, burayla ilgisi olmayan… Yahu kaymakamın önce görev yaptığı Trabzon’dan bir otobüse sığacak kadar, 45 seçmen. Bir başka yerde bir fabrikadan 100 taşıma seçmen. Öyle seçmenler yazmışlar ki Büşürüm’ün yolunu bilmeyen, Zinav’ın derdini bilmeyen, Suluçorak’ı hayatında görmemiş olanlar gelecekler, otobüslerden inecekler ve sizin beldenizin belediye başkanının kim olacağına karar verecekler. Sonra da çekip gidecekler. Bugün bu beldeyi kimin yöneteceğine karar verilecekse bu kararı Çevrecik’in insanları, evlatları verecek; dışardan taşınanlar değil. Bu köyde doğmuştur, bu köyde akrabası vardır. Bayramda, düğünde, hayırda, yasta, tasada bu köydedir. ‘Çevrecik belde olsun’ diye gelir. Buraya taşır, oyunu kullanır. Bildiğin insandır. Ama Trabzon’un bilmem neresinden bu köyle bırak kan bağını, yolunun önünden geçmemiş adamı buraya getirip, buraya darbe yapamazsınız. Haksızlık bu.”

“KİMSEYİ AYIRMADAN HİZMET EDECEĞİZ”

“O yüzden herkesin bu seçimin ne kadar önemli olduğunu idrak etmesi lazım. Gördünüz, yıllardır yapmadıkları yolu sadece seçim için yalandan yapıp geçiyorlar. Biz burada Nazım Demirkol’la beraber, Nazım Başkan seçildikten sonra kimseyi ayırmadan hizmet edecek aday olarak beldenin, yol, altyapı, su sorunlarını çözecek, internet altyapısı ile ilgili eksiklikleri giderecek, beldede devam eden projeleri hızla tamamlayacak, üniversite öğrencilerine burs verecek, gençlerin istediği dijital kütüphaneyi hayata geçirecek, Çevrecikspor’a sahip çıkacak, destek olacak, yaşlıların ulaşım sıkıntılarını çözecek. Bunu yaparken, buradan söylüyorum, İstanbul, Ankara, Mersin ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlarımız kaya gibi arkasında duracaklar, kaya gibi. Biz, elbirliğiyle bu bu beldeye omuz vermeye, Çevrecik’in sıkıntılarını el birliğiyle çözmeye kararlıyız, bundan hiç şüpheniz olmasın. Çevrecik’in yolunu bilmeyenler, yolunu yapmayanlar, hizmet etmeyenler, belediyesini kapatanlar, ‘Bundan sonra Çevrecik’te işimiz olmaz’ diyenler şimdi sandığı görünce yollara düştüler. Burada görüyorum, videoları gördüm. Gelen, giden bakanların dışarıdan taşımayla buralara gelip buralarda hiçbir şey yapamadığını gördüm. Bu meydanı böyle dolduranlara, beldesine sahip çıkanlara, partisine, iradesine, Genel Başkanına sahip çıkanlara selam olsun, helal olsun.”

 

“YÜRÜYÜŞ DEVAM EDİYOR”

“Bana soruyorlar, diyorlar ki ‘Özgür Özel, partiyi elinden almaya uğraşıyorlar. Yerine butlan atıyorlar. Sen yine gelmişsin CHP, CHP diyorsun.’ Kardeşim, ben bu partinin öz evladıyım. Seçilmiş Genel Başkanıyım. Bir diplomasızın bir mazbatasıza Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönettirmesine itirazım var. Buna izin vermeyeceğim. Bunun için her görev kıymetli, partinin geçmişine şu kadar saygısızlık etmedim. Şu düğmeyi önlerinde bir kere çözmedim. Bir kere kötü bir söz demedim. Bana neler ettiler, sustum, sustum katlandım. Ama ne zaman Atatürk’ün partisinin kapısına polisle geldiler, ne zaman bizi sürükleye sürükleye partiden attılar, işte o zaman ben sizinle birlikte, eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir zihniyeti, sarayın oyunlarını geride bırakarak yeni bir yürüyüşe çıktım ve adım adım yürüyorum. Bu yürüyüşün parolası kararlılıktır. Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi birdir, beraber olacaktır, seçilmiş Genel Başkanı ile birlikte bu parti tekrar yürüyüşüne devam edecektir. Buna inanıyor musunuz? Köy köy, belde belde, şehir şehir yürüyoruz. Yağmur yağıyor, yürüyoruz. Dolu yağıyor, yürüyoruz. Engel çıkıyor, yürüyoruz. Şunu bilin ki soruyorsan ‘Yorgun musun? Hasta mısın?’ diye. Yok. Biz vallahi yine bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu - düşmanı birbirinden ayırmakta. Benim dostlarım burada. Benim canlarım burada. Benim güvendiğim canlar burada. Canımı alsalar da dönmeyeceğim yolumdan, dönmeyeceğim.”

 

“ANALARIMIZ, KIZ KARDEŞLERİMİZ AĞLAMASIN DİYE GELDİM”

“Yol boyunca yolumuza çıkanlara, yolumuza çiçeklerle çıkanlara, gözyaşlarıyla çıkanlara ve bizi yolumuz boyunca sımsıkı saranlara söylüyorum. Bana diyorlar ki annelerim; ‘Sabaha kadar ağladım, sabaha kadar.’ Bak, buradaki annem diyor ki ‘Sabaha kadar ağladım.’ Ben Cumhuriyet Halk Partisi‘ne kadın kolları, analarımız, kız kardeşlerimiz, seçim akşamları ağlamasın diye Genel Başkan oldum, ağlamasın diye. Nasıl ki 1970’lerde rahmetli Ecevit girdiği ikisi yerel, ikisi genel dört seçimde partiyi birinci parti yaptıysa, ant içtin, yemin ettim kurultayda. Gözünüzün içine baka baka dedim ki ‘Ya partiyi birinci parti yapacağım, ya da bu işi bırakacağım.’ Kurultaydan beş ay sonra Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu günkü gibi Türkiye’nin birinci partisi oldu. Onun için siz ne derseniz o olur. Siz ne karar verirseniz o olur. Çünkü demokraside milletin dediği olur. Sarayın dediği, sarayın atadığı değil milletin seçtiği yönetecekse onun adı; demokrasidir. Türkiye, sandığı çok çok çok benimsemiş bir ülkedir. Bakın, bu millet devletini sever. Çağırır, askere gider. İster, oğlunu askere yollar. Gün olur, ay-yıldızlı al bayrakla evladı şehit olur gelir. ‘Vatan sağ olsun’ der. Ama ne zaman biri sandığa elini uzatırsa, o sandığa müdahale ederse bu millet o eli kırar atar. O yüzden sizden bütün beklentimiz şudur. Partideki sandığı el uzattılar, o ele izin vermeyeceğiz. Pazar günü Çevrecik’teki sandığa el uzatıyorlar. Asla ve asla onlara izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayına oy vermek, bu ülkenin geleceğine oy vermektir. Çok kritik bir dönemeçteyiz.”

“GÜZEL GÜNLER, GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEĞİZ”

“Öyle ‘Üzüldüm, ağladım’ diyen annem hiç üzülmesin. Gençler, kimse umutsuzluğa kapılmasın. Kimse enseyi karartmasın. Hüseyin demiş; ‘Beyhude ah etme naçar, bir kapı örterse birini açar. Buna dünya derler, hepsi de geçer. Hangi günü gördün akşam olmamış? Hangi geceyi gördün güneş doğmamış?’ Göreceksiniz, hem buraya güneşi doğduracağız, hem partimizdeki kasvetli havayı dağıtacağız. Hep birlikte güzel günler göreceğiz, güneşli günler göreceğiz. Onun için şimdi size soruyorum. Bundan sonra bu evladınızla, bu kardeşinizle, gençler Özgür ağabeyinizle birlikte yürümeye var mısınız? Birlikte bu yolu yürüyecek miyiz? İktidara varmadan durmamaya söz veriyor musunuz? O zaman hepinizin yolu açık olsun, yolumuz açık olsun. Adayımızı size, sizi Allah’a emanet ediyorum. Yürüyelim arkadaşlar.”

Kaynak: Cumhuriyet

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.