“ABD ile İran arasında yaşanan çatışma ve perde arkasındaki pazarlıklar, aslında yeni dünya düzeninin nasıl şekilleneceğini açıkça göstermektedir” diyen Hüseyin Baş, “Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği de hayati önem taşımaktadır. Bugün ülkemiz, ya yıllardır sürdürülen Batı merkezli ekonomik anlayışlara mahkûm olmaya devam edecek ya da kendi milli tezleriyle yeni dönemin güçlü aktörlerinden biri olacaktır” İfadelerini kullandı.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle;
“Bugün dünya, yalnızca bölgesel krizlerin değil, küresel güç mücadelesinin de en sert, en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır. ABD ile İran arasında yaşanan çatışma ve perde arkasındaki pazarlıklar, aslında yenidünya düzeninin nasıl şekilleneceğini açıkça göstermektedir.
“Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor”
Çünkü mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir. Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor. Çin’in ekonomik yükselişi, Rusya’nın artan etkisi, BRICS ülkelerinin genişlemesi ve milli paralarla ticaretin yaygınlaşması ABD merkezli düzeni zayıflatıyor.
“Küresel güç merkezleri arasındaki büyük paylaşım…”
Gelinen noktada İran; Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkiler nedeniyle bu yeni güç denkleminde çok kritik bir yerde duruyor. Bu nedenle bugün yaşanan süreç sadece bir Ortadoğu gerilimi değil, küresel güç merkezleri arasındaki büyük paylaşım mücadelesidir.
“ABD artık tek patron olmadığını görüyor”
İsrail güdümündeki ABD ise eski gücünü koruyabilmek adına daha sert ve daha saldırgan politikalar izliyor. Çünkü artık dünyanın tek patronu olmadığını görüyor. NATO içindeki çatlaklar, Avrupa’nın yeni arayışları ve doların alternatiflerinin konuşulması bunun en açık göstergeleridir.
“Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği de hayati önem taşımaktadır”
Dünya yeni bir güç dengesine doğru ilerlerken Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği de hayati önem taşımaktadır. Bugün ülkemiz, ya yıllardır sürdürülen Batı merkezli ekonomik anlayışlara mahkûm olmaya devam edecek ya da kendi milli tezleriyle yeni dönemin güçlü aktörlerinden biri olacaktır.
“Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir”
Çünkü bugün görüyoruz ki liberal ekonomi modeli artık insanlığa refah üretmiyor. Türkiye’de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir.
“Türkiye ve dünya için çıkış yolu…”
Bu nedenle Milli Ekonomi Modeli bugün her zamankinden daha büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Devletin ekonomide güçlü ve otorite olduğu, milli kaynakların millet yararına kullanıldığı, milletin alım gücü ve refahının arttığı, milli kalkınmanın esas alındığı bir anlayış, artık yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir çıkış yolu haline gelmiştir.
“Türkiye’nin tarihi misyonu başkalarının projelerine eklemlenmek değil…”
Türkiye’nin tarihi misyonu başkalarının projelerine eklemlenmek değil; kendi medeniyet perspektifiyle adalet merkezli yeni bir yol ortaya koymaktır. Ve bu noktada en önemli görev şüphesiz yine yüce Türk milletinin olacaktır. İnanıyoruz ki bu kritik süreçte ülkemizin geleceğini emperyal baskılar ve oyunlar değil, milletimizin bu gerçekleri görüp buna göre tavır alması belirleyecektir.”
Kaynak: BTP Basın Birimi/ Eyüp Gündoğdu
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.