TOPRAK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖMER ULUTAŞ: “ZAFERİMİZİ HEYBELİADA’DA KUTLAYACAĞIZ”
Toprak Partisi Genel Başkanı Ömer Ulutaş, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Heybeliada Ruhban Okulu önünde yapılacak basın açıklamasıyla ilgili duyuruda bulundu.
“RUHBAN OKULU İLE DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMA HEDEFİ”
Ulutaş, Fener Rum Kilisesi’nin kapalı olmayan Ruhban Okulu üzerinden kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını belirterek, “Heybeliada Ruhban Okulu açılsın yalanı ile bağımsızlığını ve devlet içinde devlet olma vasfını elde etmek istiyorlar” ifadelerini kullandı.
30 AĞUSTOS’TA HEYBELİADA’DA BASIN AÇIKLAMASI
Toprak Partisi Genel Başkanı Ömer Ulutaş, bu nedenle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Heybeliada Ruhban Okulu önünde bir araya geleceklerini duyurdu. Ulutaş, “Zaferimizin yıl dönümünde, bağımsızlık ve milli egemenliğimize sahip çıkmak için saat 15.00’te basın açıklamamızı yapacağız” sözleriyle çağrıda bulundu.
Ulutaş, tüm vatandaşları milli iradeye sahip çıkmak adına bu anlamlı günde Heybeliada’daki buluşmaya davet etti.
CHP’Lİ TANAL’DAN 30 AĞUSTOS MESAJI
CHP Şanlıurfa Milletvekili Av. Mahmut Tanal, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla paylaştığı mesajda, “30 Ağustos’un, tarih sahnesinden silinmek istenen Türk milletinin küllerinden doğduğu gün olduğunu” vurguladı.
CHP’li vekil Mahmut Tanal’ın 30 Ağustos mesajı şöyle:
“Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlandığı şanlı tarihi temsil eden 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gururla, heyecanla kutluyoruz!
30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece askeri bir zaferin değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük aşkının bir sembolüdür.
Bu bayram, ülkemizin birlik ve beraberlik içinde, özgürlüğe olan inancını ve kararlılığını tüm dünyaya gösterdiği, tarih sahnesinden silinmek istenen bir ulusun küllerinden yeniden doğduğu bir gündür.
30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin vatanına ve bağımsızlığına olan bağlılığının ve bu uğurda gösterdiği fedakarlığın ölümsüz bir nişanesidir.
Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nda kahramanlık destanı yazan tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum.
Cennet vatanımızı, özgürlük ve bağımsızlığımızı, “Kimsesizlerin kimsesi” olan Cumhuriyetimizi borçlu olduğumuz Büyük Zaferin 103. yıl dönümü kutlu olsun!”
BAYRAKTUTAN ZAFER BAYRAMI MESAJI YAYINLADI.
CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan 30 Ağustos Zafer Bayramı Dolayısı ile bir mesaj yayımladı...
Hayati Akbaş
ARTVİN- CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan 30 Ağustos Zafer Bayramı Dolayısı ile bir mesaj yayımladı…
CHP’li Bayraktutan'ın mesajı şöyle:
“Türk tarihinin dönüm noktası
olan ve dünyanın gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından biri 30 Ağustos
Zaferimizin 103. yılını kutlamanın gururu içerisindeyiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal
Atatürk’ün liderliğinde, 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, bundan tam 102
yıl önce, 30 Ağustos 1922’de eşsiz bir zaferle taçlanmıştır.
Eşine az rastlanır bu zaferle Anadolu topraklarının Türk vatanı olduğu
düşmana ispatlanmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, egemen güçlerin prangalarından
kurtularak tam bağımsızlığa kavuşmuştur.
Özgürlüğün, Cumhuriyetin, demokrasi ve sosyal hukuk devletinin müjdecisi
olan 30 Ağustos; Türk Milleti’nin, ordusu ile birlikte Başkomutan Atatürk’ün
önderliğinde yazdığı kahramanlık destanıdır. İşgalci güçler karşısında verdiğimiz
destansı mücadele, milletimizin en zor şartlar karşısında bile vatanını, bayrağını ve
hürriyetini canı pahasına koruyacağını bütün dünyaya göstermiştir. Ülkemizi
parçalamak isteyenler milletimizin azimli ve inançlı direnişi karşısında çaresiz
kalmışlardır.
Ulusal birliğimize, beraberliğimize ve ülke bütünlüğümüze tarihinin her
döneminde büyük önem veren ulusumuz, bu kararlılığını bundan böyle de büyük bir
inançla sürdürecektir. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış vatan topraklarının değerini
çok iyi bilen ulusumuz, azınlık dayatmalarına ve bölücü girişimlere karşı gösterdiği
direnci dün olduğu gibi bugün de, yarın da gösterecek, ülkemizi daha da ileriye
taşıyarak çağdaş uygarlık düzeyini aşma hedefine emin adımlarla ilerleyecektir. Ve
yine Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkelerine sahip çıkacak, Cumhuriyet'imizin kuruluş
felsefesini ve ulusal değerlerimizi bizden sonraki kuşaklara aktaracaktır.
Vatanımızın birliği ve Milletimizin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelenin
kazanıldığı, özgürlük ve bağımsızlık meşalesinin sonsuza dek yakıldığı büyük zaferin
103. yılında, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı onurla, gururla, mutlulukla kutluyor; başta
bu kutlu zaferi bize armağan eden ve büyük dehasıyla ülkemizin geleceğine ışık
tutan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı ve
şehitlerimizi özlemle ve rahmetle anıyorum”.
BTP'li Av. Lütfullah Önder: "30 Ağustos Zaferi, Bir Kahramanlık Destanıdır"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Av. Lütfullah Önder, 30 Ağustos Zafer Bayramı 103.yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Türk milletinin tarih boyunca sergilediği kahramanlıkların ve iradenin en somut örneklerinden birinin 30 Ağustos Zaferi olduğunu vurguladı.
Av. Lütfullah Önder, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, Türk milletinin kanları ve canlarıyla yazdığı 30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele, yalnızca iki ordu arasında gerçekleşen bir savaş değil, aynı zamanda Tevhit medeniyeti ile Teslis medeniyetinin çarpışmasıdır.”
Önder, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlarken, bu zaferi ve Cumhuriyet mirasını Türk milletine bırakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnet ve rahmet dileklerinde bulundu. "Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyor, bu bayramı ve Cumhuriyet mirasını bizlere bırakan Gazi Mustafa Kemal'in şahsında tüm gazilerimize ve aziz şehitlerimize rahmetler diliyorum," dedi.
Milli Mücadele ve Büyük Taarruz günlerinin Türk milletinin büyüklüğünün en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Önder, "Tarih boyunca Türk milletine karşı oynanan oyunlar başka hiçbir millete karşı oynanmamıştır. Hiçbir millet de işgallere karşı Türk milleti gibi büyük bir Kurtuluş Savaşı verememiştir. 30 Ağustos, ekonomik, politik ve askeri olarak sömürgeleştirilmek istenen Türk milletinin varlık-yokluk mücadelesi zaferi ve bayramıdır," ifadelerini kullandı.
26 Ağustos'ta Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde şahlanan milli iradenin, 9 Eylül'de düşman kuvvetlerini İzmir'de denize döktüğünü hatırlatan Önder, "Bu büyük mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte iki medeniyetin mücadelesidir: Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin çarpışmasıdır," dedi.
Önder, sözlerine şöyle devam etti: “Mustafa Kemal Atatürk, kazandığı askeri zaferi ekonomik bağımsızlık ile taçlandırmak ve tam bağımsız bir ülke oluşturmak için son nefesine kadar mücadele etti. Onun hayalini kurduğu Tam Bağımsız Türkiye, Bağımsız Türkiye Partisi’nin de hayali ve hedefidir. Liberal ekonomi politikaları ekonomimizi kırılgan ve bağımlı hale getirdi. BTP’nin Milli Ekonomi Modeli Politikaları ile ekonomik bağımsızlığımızı ve ardından tam bağımsızlığı tesis edeceğiz.”
Günümüzde de Türk milletine yönelik benzer tehditlerin devam ettiğine dikkat çeken Önder, "Dün Türk milletini esaret altına almak isteyen güçler, bugün de vatanımıza ve milletimize yönelik benzer planlar kurmaktadır. Ancak milletimizin azmi ve kararlılığı, geçmişte olduğu gibi bugün de bu planları boşa çıkaracaktır. Sivil-asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin en önemli teminatıdır," şeklinde konuştu.
BTP'nin uluslararası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet-Milli Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli'nin, Türk milletinin azim ve kararlılığıyla birleştiğinde aşılmayacak engel ve ulaşılamayacak zaferin kalmayacağını vurgulayan Önder, "Tarih şahittir ki, bu zorlu mücadelelerden yüce milletimiz yine kendi azmi ve kararı ile zaferlere ulaşmıştır. Bugün de millet olarak bu kararlılığa ve inanca dün olduğundan daha çok muhtacız," dedi.
Son olarak, "Bu vesile ile vatanı canından aziz bilip şehadete koşan ecdadımızı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik ediyorum. Ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş’ın dediği gibi; ‘bu vatan bizimdir, bizim kalacaktır,’" ifadeleriyle mesajını tamamladı.
Adem Ağca: “30 Ağustos, Türk Milletinin Bağımsızlık İradesinin Ölümsüzleştiği Tarihtir”

Yeniden Refah Partisi Ordu İl Başkanı Adem Ağca, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nün 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, büyük zaferin yalnızca bir askeri başarı değil, milletin yeniden doğuşunun ve bağımsızlık iradesinin en güçlü ifadesi olduğunu vurguladı.
Ağca, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“30 Ağustos, milletimizin topyekûn verdiği mücadelenin taçlandığı gündür. İşgal ordularının Anadolu’dan sökülüp atıldığı bu büyük zafer, Türk milletinin esareti reddeden karakterinin tarihe kazınmış en parlak örneğidir. Bu gün, aziz milletimizin küllerinden yeniden doğarak hürriyet ve bağımsızlık yolunda tüm dünyaya iradesini gösterdiği gündür.”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarih boyunca milletin en büyük güvencesi olduğuna dikkat çeken Ağca, “Ordumuz, dün olduğu gibi bugün de sadece sınırlarımızın değil, mazlum milletlerin de umudu olmuştur. Türk askeri, sadece bir silahlı güç değil; adaletin, vicdanın ve onurun simgesidir. Kahraman Mehmetçiklerimiz, her dönemde bu milletin gurur kaynağı olmuştur” dedi.
Ağca, şehit ve gazilere de özel bir vurgu yaparak, “Bizlere özgürlüğümüzü armağan eden tüm şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Onların fedakârlıkları, bizlere yalnızca bağımsız bir vatan değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en kutsal mirası kazandırmıştır” ifadelerini kullandı.
“30 Ağustos’un ruhu, milletimizin birliği ve beraberliği ile geleceğe ışık tutmaktadır” diyen Ağca, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“103 yıl önce yazılan bu destan, yalnızca geçmişi değil, geleceğimizi de aydınlatmaya devam edecektir. Zafer ruhunu koruduğumuz sürece hiçbir güç Türk milletini dize getiremeyecektir. Aziz milletimizin ve kahraman ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”
Olcay Güneş: 30 Ağustos, Milletimizin Zaferlerle Taçlanan Onur Günüdür

DEVA Partisi Yunusemre İlçe Başkanı Olcay Güneş, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, bu tarihi günün Türk milletinin bağımsızlık onurunu dünyaya ilan ettiği bir zafer olduğunu belirtti.
BİR MİLLETİN YENİDEN DİRİLİŞİ
Güneş, “30 Ağustos, Türk milletinin işgalcilere karşı onurlu mücadelesinin en parlak örneğidir. Bu zafer, milletimizin asla boyun eğmeyeceğinin, bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğinin kanıtıdır” dedi.
ŞÜKRAN VE MİNNETLE ANIYORUZ
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu zaferi bizlere armağan eden tüm kahramanlara şükranlarını sunduğunu dile getiren Güneş, “Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum” şeklinde konuştu.
“El ele vermeye ve tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”
Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi Zaferi’nin 103. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Türkel, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlattığı bağımsızlık mücadelesinin Dumlupınar’da, tarihe eşine az rastlanır bir zaferle taçlanmasının 102. yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Karanlık esaret şartlarına
7'den 70'e topyekun ortak mücadele ruhuyla karşı duran kahraman bir ulusun evlatları, olmaktan büyük onur duyuyoruz. Mustafa Kemallerin, Seyit Onbaşıların, Nene Hatunların, azim, fedakarlık ve kararlılığı tarihi zaferle taçlanmış, ortak kaderi paylaşan ulusların da umut ışığı olmuştur. Bağımsızlığa zincir vurmaya çalışanlara karşı verdiği mücadeleyi demokratik bir yönetimle en ileri seviyeye taşıyan bir ulus, gelecek nesillere üzerinde özgürce yaşayabilecekleri ülke bırakmıştır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, işgal altındaki topraklarda verilen bağımsızlık mücadelesinden Cumhuriyet yönetimine uzanan kahramanlık destanını şükranla anıyoruz. Tarihimizden aldığımız güç ve ilham, geleceğimiz için yol haritası oluyor. Hayata geçirdiğimiz her çalışmada her projede bu duygu ve düşünceyle, hareket ediyoruz. Ulu Önderin devrimleri ve Cumhuriyet değerleri ışığında onun hedeflediği gibi çağdaş, demokratik, bilimsel temellere dayalı bir ülke için el ele vermeye ve tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Tarihi zaferimizin 103. yıldönümünde, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nda destan yazan kahramanlarımızı ve tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı, rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun.”
CHP SAMSUN MİLLETVEKİLİ MURAT ÇAN’IN “30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI” MESAJI
CHP Samsun Milletvekili Murat Çan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı:
“30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık iradesi ve onurunun zirveye çıktığı eşsiz bir destandır”
30 Ağustos 1922, yalnızca bir askeri zafer değil; emperyalizme boyun eğmeyen, özgürlüğünü ve bağımsızlığını canı pahasına savunan bir milletin yazdığı onurlu bir destandır. Bu tarih, ulusumuz için tam bağımsızlığın, birlik ve kardeşliğin, özgür ve eşit yurttaşlığın simgesidir.
30 Ağustos Zaferi, sadece Türk milletinin değil, aynı zamanda tüm mazlum ulusların da yol göstericisidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen bu mücadele, halkımıza hem onurunu hem de özgürlüğünü geri kazandırmış; tüm dünyaya bağımsızlık iradesinin hiçbir koşulda teslim alınamayacağını ilan etmiştir.
Bugün, 103 yıl sonra; o büyük zaferin mirası olan Cumhuriyetimiz ne yazık ki ağır bir tehdit altındadır. Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet, liyakatsiz kadrolarla, keyfi yönetim anlayışıyla ve halkın iradesini hiçe sayan uygulamalarla yıpratılmak istenmektedir. Milletimizin laik, demokratik ve çağdaş yaşam hakkı; Cumhuriyet düşmanı politikalarla törpülenmeye, özgürlükler kısıtlanmaya çalışılmaktadır.
Oysa 30 Ağustos’un bize öğrettiği şudur:
Hiçbir güç, milletin bağımsızlık iradesini yenemez!
Nasıl ki 1922’de emperyalizme karşı omuz omuza verip özgürlüğümüzü kazandıysak; bugün de Cumhuriyetimizi, demokrasimizi ve halkın iradesini gasbetmeye çalışanlara karşı aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz.
30 Ağustos ruhu bize sadece geçmişi değil, geleceği de işaret etmektedir. Cumhuriyetimizi, laikliği, demokrasiyi ve halkın onurlu yaşam hakkını korumak; tıpkı 103 yıl önceki gibi ‘milli’ bir görevdir.
Hiç kimse unutmasın ki; bu ülkenin tapusu ne saraylara ne de şahsi iktidar hırslarına aittir. Tapusu, kanıyla canıyla mücadele eden milletimize aittir.
Bu inançla; 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gururla kutluyor, bize özgürlüğü ve Cumhuriyeti armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Ve söz veriyoruz; Cumhuriyetin sonsuza kadar yaşaması için, 30 Ağustos ruhunu daima diri tutacağız.”
ADD ARHAVİ ŞUBESİ BÜYÜK ZAFER’İN 103. YILI MESAJI YAYINLADI
“AH MUSTAFA KEMAL, MUSTAFA KEMAL…”
Atatürkçü Düşünce Derneği Arhavi Şube Başkanı Emine Hekimoğlu Büyük Zaferin 103 yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Hayati Akbaş
ARHAVİ- Atatürkçü Düşünce Derneği Arhavi Şube Başkanı Emine Hekimoğlu Büyük Zaferin 102 yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Başkan Emine Hekimoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi: “Ben, ömrümde hiçbir edebiyat eserinde, ordulara ilk hedeflerinin Akdeniz olduğunu bildiren günlük emri okurken duyduğum zevki duymadım. “Ne olmuştuk, biliyor musunuz? Kurtulmuştuk. Ah Mustafa Kemal, Mustafa Kemal, sana ölünceye kadar o günün sevincini ödeyebilmekten başka bir şey düşünmeyeceğim…” -Falih Rıfkı Atay / Çankaya
Türk Ulus’unun Anafartalar Kahramanı Sarı Paşa önderliğinde, her evinde ne varsa üçte ikisini vererek donattığı 204.000 mevcutlu BMM Orduları 1683 2. Viyana bozgunundan 239 yıl sonraki ilk taarruz savaşını 26 Ağustos 1922 sabahı başlattı.
İngiliz Genel Kurmayının “Türkler bu tahkimatı 6 ayda aşabilirlerse 6 günde aşmış gibi sevinebilirler” dediği Yunan mevzileri 6 saatte darmadağın edildi, 30 Ağustos’ta Zafer kesinleşti, Başkomutan’ın “Ordular; ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini alan Mehmetçik 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdi, işgalcileri ve işbirlikçilerini denize döktü.
Ulus ve Ordu yokluklarla, yoksunluklarla, ihanetler ve isyanlarla boğuşa boğuşa “Ya İstiklâl Ya Ölüm” dediği bir kader savaşına girişmişken meclisteki bazı milletvekilleri ile yancılarının “Vatanı kurtarsak bile Mustafa Kemal'den kurtulamayız” kaygısıyla işgalci emperyalistlerin peşine takıldıkları, akla gelmedik tuzaklar kurmaya, Mustafa Kemal Paşa’yı Başkomutanlıktan uzaklaştırmaya, meclis dışı bırakmaya, hatta yok etmeye çalıştıkları görülmüştür. İşgalcilerin tezgâhları, güdümlerindeki Saray ve hükümetinin entrikaları, kışkırttıkları isyanlar, Kuvayı İnzibatiye dedikleri düzmece ordular da cabası… Nazım’ın “Ateşi ve ihaneti gördük ”dediği günlerdir. Bu emperyalist işbirlikçisi hainlerin soyları kurumuş da değildir. Gün gelmiş ardılları “Keşke Yunan kazansaydı” diyebilmiş, kimilerince el üstünde tutulabilmişlerdir. Yani İsmet (İnönü) Paşa boşuna “Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin.” dememiştir.
Türk Ulusal Bağımsızlık Savaşı, bir Ulusun gerçek bir dahi liderliğinde kadını ve erkeğiyle, çocuğu ve yaşlısıyla topyekûn mücadelesinin destanlaşmış öyküsüdür. Bu Destan; Dumlupınar şehitliğinde yatan 1914 doğumlu 8 yaşındaki Ömer oğlu Hüsnü’nün, 11 yaşındaki Abdullah’ın, Gördesli Makbule’nin, Nezahet Onbaşı’nın, Ilgaz dağlarında bebesiyle donarak şehit düşen Şerife Bacı’nın ve daha on binlerce vatan evladının temiz kanları ile yazılmıştır. Günümüzde Atatürk’e, İsmet Paşa’ya hakaret eden, Milli Mücadele’yi ve Büyük Zafer’i unutturmaya çatışan, Mondros teslimiyetini, Sevr zilletini görmezden gelip Lozan’a “Hezimet” diyen aymazların, en azından bu Destan’ı kanlarıyla yazan kahramanlarımıza, aziz şehitlerimize verecekleri bir hesap vardır mutlaka. Bu gibiler cahil cesaretleriyle hadlerini aşmamalı, milletimizin sinir uçları ile oynamamalıdırlar.
Bulunduğumuz coğrafyada Üniter Ulus Devlet ve Laik Cumhuriyet güvencesinden yoksun ulusların nasıl emperyalizme yem oldukları Irak’tan Suriye ve Libya’ya kadar birçok örnekle ortadadır. Ders alınmalıdır.
Falih Rıfkı Atay’ın dediği gibi; “Nemiz varsa; bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı'nın, vicdanımızı Doğu'nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak; hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi'ne borçluyuz.”
Tarih bilimdir ve asla nankör değildir. Ulusumuzun hemen tamamı elbette her şeyi Büyük Zafer’e borçlu olduğunun bilincindedir ve başta Atatürk, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı da, aziz şehit ve gazilerimizi de, Cumhuriyetimiz ’in kurucularını ve Kemalist Devrim kadrolarını da minnetle, şükranla yad etmektedir.
Büyük Taarruz ’un ve 30 Ağustos Zaferimiz ’in 103. Şeref Yılı kutlu olsun.
Yaşasın Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye! Saygılarımızla”.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.