Çevreciler: Koza defol! Madene verecek suyumuz yok
GÜNDEMÇanakkale ili Merkez ilçesi Serçiler ve Terziler köylerinde Koza Altın AŞ tarafından açılmak istenen Altın-Gümüş Madeni Projesi için 17 Eylül 2025 tarihinde, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, tüm haklı itirazlarımız hiçe sayılarak, ikinci kez verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali için açılan davalar kapsamında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı.
Projenin iptali için 5 ayrı dava açılmış ancak Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Eskişehir Ekoloji Derneği ve muhtarların açtığı 2 dava ehliyet yönünden reddedilmişti. Davalardan Belediyenin açtığı ve yurttaşların müdahil olduğu dava ile ve ZMO’nun açtığı ve İda Dayanışma Derneği’nin müdahil olduğu dava Çanakkale 1. İdare Mahkemesinde görüşülecekken; Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu Derneği ve Bergama Çevre Platformu üyeleri tarafından açılan 3. dava ise Çanakkale 2. İdare Mahkemesine düştü.
Davalarda talep edilen yürütmeyi durdurma kararı, keşif ve bilirkişi incelemesinden sonraya bırakıldı.
Çanakkale 1. İdare Mahkemesi, uhdesindeki Çanakkale Belediyesi davasında 13 Şubat’ta keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi. ZMO’nun da talebi üzerine ZMO dosyası davacılarının da keşfe katılmalarına izin verildi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneğinin avukatı Furkan Oğuz’un 2. İdare Mahkemesine ilettiği keşfe katılım talebine verilen yanıtta, “Davacılar söz konusu keşfe katılabilir, kaldı ki yasal olarak tüm yurttaşlar keşfe katılma hakkına sahiptir.” denildi.
Su Yaşam Adalet Koalisyonu’nun çağrısı ile davacı kurumlar ve avukatlar, 13 Şubat 2026 Cuma günü saat 10.00’da, Çanakkale Adliyesi önünde toplanarak “SU, YAŞAM, ADALET!” sloganları ile keşif ve bilirkişi heyetini karşıladı. Daha sonra keşfin başlayacağı Terziler Köprüsü’ne gidildi. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Av. Kemal Aytaç, Çanakkale Barosu Başkanı Ardahan Dikme, Gazeteci Yazar İbrahim Gündüz, Çanakkale Belediyesi başkan vekili Av. Bülent Şarlan, Çanakkale Meclis üyeleri, Çanakkale İl Genel Meclisi üyeleri de keşfe katıldı.
Hâkimin yalnız davacılarla keşfi yürüteceğini, davacı olmayanların keşfe katılamayacağını bildirmesi üzerine jandarma, köy yolunu kapatıp barikat kurup davacıların isimlerini okuyarak davacıları barikatına arkasına aldı. Bu sırada tartışmalar yaşandı. Katılımcıların itirazı ve sloganlı tepkileri üzerine, davacı olmayanların keşfi uzaktan izlemesine karar verildi.
Hâkimin, yalnız 1. İdare Mahkemesinde görülen iki dava kapsamındaki davacıların beyanlarını alacağını belirtmesi üzerine, 2. İdare Mahkemesindeki davacılardan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği ve Ayvalık Tabiat Platformu Derneği temsilcileriyle avukatları Furkan Oğuz bu bildirime itiraz etti. Beyan vermek istediğini ifade eden Süheyla Doğan, hâkimin isteği üzerine kolluk tarafından alan dışına çıkartılmak istendi; ancak Süheyla Doğan, buna itiraz etti ve çıkmayacağını söyleyerek diğer davacıların yanında kalmaya devam etti.
Çanakkale Belediyesinin avukatı, müdahil Bülent Şarlan, müdahil birkaç yurttaş, Ziraat Mühendisleri Odası, müdahil İda Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen konuşmalarda ekolojik, bilimsel, tarihî, sosyolojik, hukuki açılardan bölgedeki fiili duruma karşı çıkılarak Bakanlık onayının yürütmesinin derhâl durdurulması istendi, sömürge madenciliği anlayışı reddedildi.
Ayrıca Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, müdahil Koza AŞ’nin (yeni adıyla Türk Altın AŞ) de beyanları alındı. Süheyla Doğan’ın yeniden beyan verme isteği, şirket avukatının söz hakkını devrettiği “teknik eleman”ın itirazı üzerine, hâkim tarafından yine kabul edilmedi. Bunun üzerine Süheyla Doğan, “Ben de beyanımı halka veririm.” diyerek projeye ilişkin itirazlarını, katılımcılara dönerek gerçekleştirdiği konuşmayla yerine getirdi.
Davacılar beyanlarında; Atikhisar Barajı’nın koruma havzasında, 1.400 m mesafede yapılacak bir altın madenciliği faaliyetinin baraja, Sarıçay’a, orman ekosistemine, tarım alanlarına vereceği zararları anlattılar ve ilgili ÇED Raporu’nun iptalini istediler. Bakanlık ve şirket avukatları ise projenin, Atikhisar Barajı’na hiçbir etkisinin olmayacağını söylediler.
Daha sonra ÇED alanında incelemeye başlandı. Açık Ocak Alanı, Bitkisel Depolama Alanı, Cevher Stok Alanı, Pasa Alanı görüldü.
Proje alanında akan dereler, yamaçlardan süzülen sular, ormanlık alanlar ve tarım alanları oldukça dikkat çekici idi. Tüm bu alanların yok edileceğini, yerinde cehennem çukurları ve pasa dağlarının oluşacağını düşünmek oldukça endişe verici idi. Proje alanında daha şimdiden sondajlar için oldukça fazla ağacın kesildiği ve zarar verildiği görüldü. Diğer yandan da Orman İdaresi tarafından amenajman planlarına göre gençleştirme kesimlerinin de yapıldığı görüldü fakat bu işlemin gerçekleştirildiği alandaki ağaçların genç yaşta oldukları da anlaşılıyordu, dolayısıyla bu işlemin hikmeti(!) anlaşılamadı.
Keşif, yoğun yağmur altında tamamlandı. Yaşam savunucuları ve davacılar Terziler Köprüsü’nde toplanarak basın açıklaması yaptı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, Av. Ali Çalıdağ, Gazeteci İbrahim Gündüz, ZMO Başkanı Onur Sinan Türkmen, Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü ve Burçep temsilcisi Süleyman Eryılmaz yaptıkları konuşmalarla projenin bölgeye vereceği zararları anlattılar ve ÇED Raporu’nun iptal edilmesini istediler.
“Madene Verecek Suyumuz Yok!”, “Su, Yaşam, Adalet!”, “Ekmek, Toprak, Adalet!” sloganları atan yaşam savunucuları, basın açıklamasından sonra alandan ayrıldılar.
İlginizi Çekebilir