© BRT

HAKLARI İÇİN EYLEMDE OLAN ÖĞRETMENLERE...

Emeklerinin karşılığı, insanlık hakları, eğitimlerinin gereği olarak bir süredir eylemde olan, direnen; haklarının ve haklılıklarının kabul edilmesiyle değil, baskıyla, şiddetle, horlama ile karşılaşan öğretmenler/eğitim erleri için olsun bu yazı...

ÖĞRETMENLER İÇİN ATATÜRK NE DEDİ?

Alâettin BAHÇEKAPILI

  Yaşamın bütün alanlarında ekonomide, sağlıkta, sanatta, sporda kalkınabilmek, sorunları çözebilmek için “eğitimli kadrolar” gerektiğini sık sık vurgulayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk,  kafası “ilim ve fen” ile donanmış öğretmenleri çok önemsiyordu. Ayrıca “Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir.” diyordu.  “Eğer Cumhurbaşkanı olmasam, Eğitim Bakanlığı’nı almak isterdim” diyecek denli önemsediği  eğitim sayesinde  “cahillikten kurtulabileceğimizi”  ve “yerimizde” kalmayacağımızı dile getiriyordu.  O’nun için Milli Eğitim’in  amacı  “yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir.”  Ve  “Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.”

        Ayrıca Atatürk, “ Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.” diyor ve bütün bu hedeflere varabilmek için  öğretmenlere güveniyordu: Çağdaş bilgilerle donanmış öğretmenlere. Çünkü  “ Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.”

   İlköğretimin taşıması gerektiği özellikleri de günümüzde de geçerliliğini koruyan bir isabetle sıralayan Atatürk   “İlk ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilmi ve fenni versin, fakat o kadar pratik bir şekilde versin ki, çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkûm olmadığına emin olsun.” diyordu. 

     Öğretmenlerin her fırsattan yararlanarak halka koşması gerektiğini, “ Eserinin üzerinde imzası olmayan yegane sanatkâr(ın) öğretmen” olduğunu vurgulayan Atatürk;  “Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.” diyor ve  öğretmenlere şöyle sesleniyordu: 

    “Öğretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER