GÜZELİM ŞEHİR TRABZON! 2
05 Ocak 2026, Pazartesi 12:19
Güzelim Şehir Trabzon! 2
Turhan EYÜBOĞLU
Size bu hafta anlatacağım konuyu geçen hafta yazımda belirtmiştim. Bu konuda o kadar doluyum ki konuya başlamadan bir iki paragraf yazmasam rahat edemeyeceğim!
Trabzonlular, Trabzon şehri kurulalı beri Trabzon'un sevdiği her şeye ihanet etti. Tarihten beri bizim gibi düşünenler bu ihanet karşısında ne yaptı? Söyleyeyim, sadece seyretti o kadar! Sadece bu dönemi kastetmiyorum; her dönem Trabzon’un sevdiği her şeye ihanet ettik. Onlarca yıl bu böyle devam etti. Artık anılarını beyninde yaşasan da anıyı hatırlatacak tüm işaretleri yok ettik.
Bu düşüncede olmamın nedeni tarihi Paris'ten, Roma'dan, Barcelona'dan, Prag'dan daha eski olan bu kadim şehrin kalbine, hiç acımadan defalarca bıçağı saplamamız oldu. Daha da ilginci bu saplanan bıçakların ne kadar yanlış olduğunu konuşanlar bıçak eline geçtiğinde intikam alırcasına saplamaya her dönem devam etti. Bu şehirde ne tarihi eser ne silüet ne de çocukluk anısı bıraktık.
Trabzon şehrinin yetmiş seksen yıl önceki fotoğraflarına bir bakın! Eğer bu şehir tahrip edilmeden korunabilseydi bugün dünyada herkesin görmek için yarıştığı bir şehir olacağını çok rahat göreceksiniz. Tabii görmek istiyorsanız!
Şimdiki Trabzon'a baktığımızda yapılaşmasını hiç gündeme dahi getirmiyorum; çünkü bende utanma duygusu hâlâ devam ediyor. Şehri terk etmek için fırsat kollayanlar, tek tipleştirilmeye devam etme ısrarı, hayali vaatler ve yalanlara boğulmuş sıradan bir kent durumunda!
Neyse burda bırakayım. Asıl konumuza geleyim. Gezginlerin Trabzon kentini anlattıkları eski yazılar, kente ait eski resim ve tasvirler incelendiğinde, kentin denizle bütünleşmiş, yeşili bol olan alanlar olduğu ve yapılaşmanın kıyının gerisindeki tepelerde oluştuğu anlatılmıştır.
1937 yılında Fransız şehir plancısı Jacques H. Lamber, Trabzon’un doğal ve kültürel kimliğinin, bu kimlikle güçlenen güzelliklerinin zamanla yok olmaması için bir kent planı hazırlamış. Adam bizim bu kente yapacaklarımızı o tarihte görmüş veya yapamayacaklarımızı görmüş de diyebiliriz.
Lamber’in plana göre; “Kentin 60.000 nüfuslu yapılmasını (Kent 1935 yılında 32.232 nüfusa sahipti.) şehrin batısında yeni bir kent kurulmasını, eski var olan kentin sağlıklı bir yaşantıya kavuşturulması için denize dik yeşil kanallar düzenlenmesini, halkın denizle ilişkisini sağlayıcı manzara noktaları ve teraslar yapılmasını, imar planına uygulama programının yapılmasını, hepsinden önemlisi Türk elemanlardan oluşan bir belediye plan bürosunun kurulmasını” önermiştir.
Nasıl? 1935 tarihinde bu insan bize bir yol göstermiş ve daha da ilginci "Siz bunu Türk elemanlarla yapın! Eski şehre dokunmayın, kale içini muhafaza edin ve değerleri ortaya çıkarın ki dünya buraya akar ve dünya şehri olursunuz!" demiş. Daha ne desin?
Lamber, Trabzon’un var olan güzelliklerinin ileride yok olması olasılığına karşı, kentlinin endişelerini de dikkate alarak bir seri uygulamayı içeren bir kent düzenleme programı yapmış ve bu programı ana hatları ile beş maddeye ayırmıştır. Maddeler arasında en önemlisi 5.maddedir! Serbest alanlar, parklar, görüntü noktaları, mahalle kültür merkezleri kurmak ve arkeolojik alanları korumaktır. Evet bunları 1935'te söylüyor ve planlıyor.
Arkeolojik alanları korumak diyor. Biz ne yaptık? Trabzon Antik limanın üstüne yani tarihin kalbine Trabzon Ticaret Odası ve Borsa binasını diktik. Sanki Trabzon’da yer yok gibi. Halbuki o limanı ve çevresini ortaya çıkarıp denizle buluşturup bütün dünyanın gelip göreceği bir yer haline getireceğimize 2000 yıllık limanı yok ettik. Nasıl, güzel mi?
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.