İstanbul
13 Ocak, 2026, Salı
  • DOLAR
    41.14
  • EURO
    48.33
  • ALTIN
    4443.9
  • BIST
    11.372
  • BTC
    115944.00$

HAYATINI ELİNDEN ALMAYIN!

12 Ocak 2026, Pazartesi 12:09
HAYATINI ELİNDEN ALMAYIN!

Hayatını Elinden Almayın!

Turhan EYÜBOĞLU

Bu kadar hukuksuzluk yüzünden inanın insan aklını yitirir, döner deliye. "Bu kadar haksızlık olur mu?" diye. İki pırıl pırıl yüz... İkisinin de alın yazısını görürüz. İftira, işkence, eziyet dünya yüzünde görülmemiş meziyet. Ne bekliyordunuz Trabzonlu'dan? Satarak mı çıksın mapushaneden? Daha çok beklersiniz geleceği olan insanların geleceklerini satmalarını. Onursuz bir yaşama gelecekte bakmalarını...

 

Ne yaptıklarını söyleyemiyorsun, iddianameye suç yazamadığın için okunamayacak duruma getiriyorsun. Suç arayıp bulamıyorsun. İçerde tutmayı hukuk sayıyorsun. :Biz hukuk devletiyiz!" deyip avunuyorsun. Tutuksuz yargılayamıyor, mahkemeyi canlı veremiyorsun.

 

Suç olmayınca suçlu gibi göstermek ne yazık ki Türkiye’de güç oldu. Gücün adaletinin getirdiği eziyetler Türkiye’yi kapladı ve her an herkesi içine alabilir. Artık günümüzde hukuk kuralları, hukukçular tarafından yok sayılıyor. 

 

Bir insanın suçlu mu suçsuz mu olduğunu anlamak güç. Çünkü suçlu da içerde suçsuz da. Günümüzde suçlu, suçsuzdan daha önce çıkabiliyor hapisten. Geldiğimiz nokta bu. Ne garip değil mi? 

 

Haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde anneler ağlatılmaz! Annelere rağmen işkence yapılmaz! Annelerin ağlamasından zevk alınmaz! Annenin feryadını duymamak için kulak kapatılmaz! Ağlayan anneyi görmezlikten gelinmez! Ağlayan bir anne gördüğünde vicdanın sızlamıyor ve merhamet seni terk ediyorsa sen bir insan olamazsın!

 

O, gerçek mücadelenin hayat olduğunu ispatlamış ve mücadelenin en zorlarını başarmış bir kahramandır! O, mücadelenin insan yaşamında en son adımını görüp yoluna devam edenlerdendir! Ne ailesinin, ne partisinin, ne yol arkadaşlarının başını öne eğecek hiçbir sürecin içinde olmadı. Başı daima dik olarak hayatına devam edecektir. 

 

Hayatını elinden almayın! Bu kötülüğü ona yapmayın!

 

Karabiber

İzmir'de bir ağaç gördüm 

Adı karabiberdi karabiber 

Yaprağının ucunu ısırdım 

Tadı karabiberdi karabiber. 

 

Bir yaşıma daha girdim 

Biber dediğin tuzluğa yaraşır 

Fidesi olur, fidan olur 

Bir çınar boyunda karabiber 

İnsanın başı döner 

 

Çiçek mi meyva mı tohum mu nedir 

Nar tanesi gibi pırıl pırıl 

Çingen pembesinden sıcak 

Karabiber ağaçlar dolusu 

Karabiber sebil 

Karabiber salkım saçak 

 

İzmir'de bir ağaç gördüm 

Adı karabiberdi 

Ya karabiber türküsü Allahım 

Necati Cumalı söylerdi 

Soba borusu gibi bir sesi vardı 

Karabiberim, derdi karabiberim 

Candarmalar geliyor kalk gidelim 

 

İzmir'de bir ağaç gördüm 

Adı karabiberdi 

Benim, avuç içi kadar saksılarda 

Asma kütükleri, yeşerten anam 

Bu ağacı görse sevincinden ağlardı 

 

İzmir'de bir ağaç gördüm 

Adı karabiberdi 

Dalını, meyvasını, gölgesini 

Getirdi masamıza serdi 

Yapraklarını görsen bayılırsın 

Bir yazma oyası kadar ince 

Söğüt dallarından narin 

Saçlarının arasında dolaştığını duyarsın 

İncecik biberli ellerin

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.