TRABZON BANA YABANCILAŞIYOR
02 Şubat 2026, Pazartesi 12:31
Trabzonspor bana yabancılaşıyor!
Turhan EYÜBOĞLU
Trabzonspor üzerine konuşmanın zor tarafı Trabzonlu herkesin Trabzonspor hakkında bir düşüncesi olmasıdır. Ne yazık ki Trabzon'da yaşayıp Trabzon'u tanımayan, Trabzonspor'u tutup Trabzonspor'un geçmişini anlamayan bir neslin yetişmesi ve yöneticilerin kendilerini inkar etmeleri beni Trabzospor'a yabancılaştırdı.
Yönetici olmadan önceki düşüncesiyle sana umut veren, konuştuğunda 'Ha, işte şimdi kendimize döneceğiz ve ayağa kalkacağız!' diye düşündüğün insanın, yönetici olduktan sonraki düşüncesinin yüz seksen derece dönen ve kendini inkar eden dönek yöneticiler yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Bir önceki başkanı eleştirip 'Bu kadar borç yapılır mı? Ne gereksiz harcamalar yapmışlar! Biz bu gidişe dur demek ve altyapıya önem vermek için geliyoruz!' diyerek taraftarlar tarafından alkışlanan sanki o sözleri dememiş gibi eleştirdiği başkanın iki katından daha fazla kulübü borçlandırdıktan sonra alkışlayanların tek bir eleştiri getirmemesi yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Elbirliği ile altyapının temel taşları ile uğraşan, altyapının hafıza birikimini hiç düşünmeden yok edip bir şey olmamış gibi davranan, üstüne sorumluluk almayan, beş kategoride Türkiye şampiyonu olmuş bir altyapı için 'Altyapıdan futbolcu yetişmiyor!' diyecek kadar cahilce konuşan, ancak zora geldiğinde altyapıdan oyuncuyu oynattığında 'Bu bizim değerimiz!' diyecek kadar zihin yoksunu insanlar yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Mehmet Ekici olayı gerçekleşmeseydi altyapıda olan Yusuf Yazıcı'dan kaç kişinin haberi olacaktı? Alt yapıdan birilerinin A takımda oynaması için Mehmet Ekici olayının gerçekleşmesini bekleyen zihniyet yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım. Bunun gibi size çok örnekler verebilirim. Hadi bir kaç tanede siz yazın.
'Altyapıdan futbolcu yetişmiyor!' deyip ahkam kesenler ilk onbirde çıkan altyapı sporcusuna kindarlık derecesinde saldırırken bilmem kaç milyon avro alan sporcuya bir baba şefkatiyle yaklaşması yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Trabzonspor'un genleri ile oynayan, medarı iftiharımız olan altyapıyı giderken bütün tazminatını alıp gidecek birinin söylemiyle değiştirebilecek kadar Trabzonspor'un birikimini yok edecek kararı, bakkaldan sakız alır gibi karar veren karar vericilerin (Ben bunları Trabzonspor'a ihanet edenler diye yorumluyorum.) yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Bir yönetime oy verdikten sonra yaptığı yanlışları söyleyemeyecek kadar çıkar düşkünü olanlar, menfaatlerini koruma adına yanlışları bildiği halde o yanlışları canla başla savunmaya kalkan çağın hastalığına yakalanmış rahatsızlar yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Türkiye Futbol Federasyonunun bana göre Türkiye futbolunu öldürmek adına aldığı ondört yabancıyı oynatmak kararını ayetmiş gibi uygulamaya kalkan Trabzonspor'un gerçeğini hiçe sayan, 'Yarışın içinde olmalıyız; ön sırada savaşmalıyız!' hikayesiyle insanları uyutmaya kalkan düşüncenin, bu düşünceye prim veren insanların yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Önceden her mahalleden bir futbolcu Trabzonspor'da top oynadığından mahalleler stada akar, futbolcusuna destek sağlardı. Mahallem Arafilboyu'ndan Cemil'in, Bekir'in, Çarşıbaşı'ndan Hüseyin'in, Faroz'dan Ali Kemal'in, Osman'ın, Akçaabat'tan Kadir'in, Hamdi'nin, Sotka'dan Necati'nin, Erdoğdu'dan Kemal'in, Arsin'den Hami'nin ve daha sayamadığım bir sürü Trabzonlu futbolcuyu destek için stat dolardı. Yani şehir iç içe yaşardı. İç içe yaşanan bir durumdan şimdi gol olduğunda birbirine sarılan iki futbolcunun bırakın mahalleden, şehirden, ülkeden, kıtamıza bile ait olmadığını gördükçe Trabzonspor'a yabancılaştım.
Hiçbir şehirde başka bir örneği olmayan, bana göre Türkiye futboluna damgalarını vurmuş benim için iftihar kaynağı olan Ahmet Suat'ı, Özkan Sümer'i, Şenol Güneş'i, Sadi Tekelioğlu'nu, Mustafa Reşit Akçay'ı futbol üzerine acımasız ve ukalaca eleştiren, ancak yan yana gelindiğinde konuşma yeteneklerini kaybeden, onlar konuştuğunda içinden hiçbir şey bilmediğini geçirip daha sonra çok biliyormuş gibi konuşan, çok bilmiş taraftarlar yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Önceden Trabzonspor'un bütçesi yeterli olmadığında katkıyı idareciler sağlardı. Yani idareci cebinden para verir, transfer yaparlardı. İdareciler cebinden para çıkmasın diye altyapıda kendini gösteren futbolcuları hemen A takıma alırlardı. Bunların örneklerini burada saymayayım; biraz düşünürseniz bulursun. Bu durumu değiştiren tüzükler yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Hak arayışı için yürüyenlerin çoğunun hakkımız olan kupayı kimin vermediğini bilmiyormuş gibi davranarak üç maymunu oynaması yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Trabzonspor siyaset üstü olduğu dönemlerden, siyasilerin oyuncağı, yönetenlerin siyasilere kul köle olması, en acısı da siyasetçilerden daha fazla siyasete girmeleri yüzünden Trabzonspor'a yabancılaştım.
Şimdi belki de 'Yahu kardeşim ne kadar da söyledin! Biz şampiyon olalım da nasıl olursa olsun!' diyorsun. İşte kardeşim, sen Trabzon'u da Trabzonspor'u da tanımamışsın. Onun için ben senin tuttuğun Trabzonspor'a yabancılaştım.Böyle bir Trabzonspor'un şampiyonluğu hiçbir zaman benim nezdimde şehrin şampiyonluğu olmayacaktır.
Sen Trabzonspor'un şampiyonluğunu sadece ligde alınmış bir şampiyonluk olarak gördüğün için ben sana ve senin düşündüğün Trabzonspor'a yabancılaştım. Sen, istiklal marşı okunurken tek bir Trabzonsporlu futbolcunun dudağını dahi oynatmadığı takıma bakadururken ben bir çocuğun saf haliyle benim Trabzonsporum’u bekleyeceğim.
Bir gün yönetici olduğunda düşüncesinden vazgeçmeyecek, çıkarları uğruna siyasilerin emri altına girmeyecek, şehrin yetiştirdiği hocasıyla sahada olan, kendi yetiştirdiği, kadrosunda altyapısından en az dört beş futbolcu bulunan, yabancının az, yerlinin çok olduğu o takımı sahada göreceğim günleri bekleyeceğim. İşte benim şampiyonluğum bu olacak.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.