İstanbul
04 Ağustos, 2026, Salı
  • DOLAR
    47.19
  • EURO
    54.02
  • ALTIN
    6093.0
  • BIST
    13.981
  • BTC
    64692.549$

BİR ORMAN OLUŞUYOR VOLKAN'IN MEZARININ BAŞINDA!

03 Ağustos 2026, Pazartesi 07:07
BİR ORMAN OLUŞUYOR VOLKAN'IN MEZARININ BAŞINDA!

Bir Orman Oluşuyor Volkan’ın Mezarının Başında!

Turhan EYÜBOĞLU

 

Bir orman gibi geçirdi yaşadığı zamanı! Hep canlı, hep üretken, hep yaşama ümidi olan... Bir doğanın yaşamı gibi geçirdi yaşadığı zamanı, kalabalık ve omuz omuza... O kalabalık ormanla eğlendi, onunla üzüldü, onunla dertlendi. Onunla yaşama kilitlendi.

 

Rüzgar olup ormanın içinde yıllarca gezdi. Bir nehir oldu üstünde milyonlarca insanı her diyarda gezdirdi. Güneş oldu, insanların içini ısıttı. Her eve misafir oldu, güzel vakit geçirtti. Ufuk açtı, ufuk içinde ışık saçtı. Bir Maçka deresi gibi denize, oradan da okyanuslara ulaştı. Şimdi Maçka’da bir ceviz ağacının altında huzurla buluştu.

Sümela’dan sonra Maçka’da en çok ziyaret edilen yer haline geldi Volkan’ın mezarı. Türkiye'nin her tarafından ziyaret ediliyor, tanıyan tanımayan, küçük büyük herkes tarafından. Anlayacağınız çamlar da ziyaret ediyor, fidanlar da. Bir orman oluşuyor mezarın başında.

 

Hafif bir rüzgar esiyor oluşan ormanda. Rüzgar herkesin yanağına dokunarak geziyor ormanın içinde. Kimi hafif tebessüm ediyor rüzgarın dokunmasıyla. Kimi gözyaşı damlasına hakim olamıyor rüzgarın yanağına vuruşuyla.

 

Gelip ormanı oluşturanlar, oluşan rüzgarın onlara dokunuşuyla mezara bakıyorlar "Kalk gel hayatımıza tekrar gir!" dercesine. İşte o an gözünden bir yaş damlası hedefine giden bir kurşun gibi beliriyor. İşte o an, gözyaşının belirdiği an, Volkan’la kendini hatırladığı andan, şimdiki ana kadar, onunla geçirdiği hayatı, film şeridi gibi başlıyor.

 

Gözyaşı gözün ucundan bir damla olarak doğuyor, sonra arkasında bir yol bırakarak şakağa doğru yuvarlanıyor. Sonra bir dağın tepesinden aşağıya akarcasına yanağa doğru hızlanıyor. İşte bu zaman içinde Volkan'la geçirdiği hayatı tekrarlıyor. Bir mucize gibi bu kısacık süreye bir yaşamı sığdırıyor mezarın başında.

 

Bir anda mezara uzanıp Volkan’ın elini sahnedeymiş gibi tutmaya ihtiyacı olduğunu hissediyor. Çünkü o "Yanımdasın ya, bana yeter!" diyen el, elini tutamaz hale geldiğini anlıyor. Bir anda, bu yaşam sürecinin tekrarında, bir ses ona "Artık sen onun elini tutamazsın, hatıralarına sarıl!" diye sesleniyor. Öyle derinden geliyor ki ses, hayal görüyormuş gibi algılıyor.

 

Ancak beynindeki ses kararlı! Onu hayalden uyandıracak "Başın sağolsun"u tekrarlıyor ve duymayı geciktirebilmek için düşünmediğin o kelimeyi söylüyor: "Onu kaybettik!"

İşte o zaman, tamamen hayatını beraber geçirdiği zaman tünelinden çıkıyor, ne kadar güçlü bir insan da olsa ne yapacağını bilmeyen bir çocuk saflığında kalakalıyor.

 

Her ziyaretten sonra oluşan orman bir anda yangın yerine dönüp kül haline geliyor. Küller yeniden doğmak, orman olmak için vedalaşarak ayrılıyor. Binler geliyor, binler gidiyor mezarının başından! Ancak ne hikmetse ona giden 750 metrelik yol bir türlü yol olamıyor! Düzenlenemiyor, örnek bir yol yapılamıyor! Yazık, hem de çok yazık!

 

Maçka Belediyesi bunu bir türlü idrak edemiyor ve zaman akıp geçiyor. Konuşmalar, vaatler havalarda uçuşuyor. Yol bir türlü yapılamıyor! Çok mu zor o yolun düzenlenmesi ve yol kenarlarına Volkan’ı anlatır görsellerin koyulması? Çok mu zor mezarlığa giden yolun bir sanat, kültür yolu durumuna getirilerek Türkiye’ye sunulması? Çok mu zor?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.