İstanbul
16 Ağustos, 2026, Pazar
  • DOLAR
    47.19
  • EURO
    54.02
  • ALTIN
    6093.0
  • BIST
    13.981
  • BTC
    64692.549$

HARUN KARADENİZ

15 Ağustos 2026, Cumartesi 14:22
HARUN KARADENİZ

HARUN KARADENİZ

Ahmet ÖZER

Sevgili Uğur Mumcu, yüreklerimize nakışladığı o ünlü “Sesleniş”inde Harun Karadeniz’i şu tümcelerle anlatıyordu:

“…Kanserdik. Ölüm her gün bir sinsi yılan gibi, dolaşıyordu derilerimize. Uydurma davalarla kapattılar hücrelere. Hastaydık. Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık. Önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attık önlerine. Sonra da otuz iki yaşında, bırakıp gittik bu dünyayı ecelsiz…”

Harun, 68 Kuşağı’nın Kutupyıldızıydı. Öğrenci önderi olmanın ötesinde, özgün kitaplara da imza atan bir değerimizdi.

Gencecik ölümünün üzerinden 51 yıl geçti.

Ölümünün 40. yıldönümünde (15 Ağustos 2015) Karacaahmet Mezarlığı'nda kuşaktaşları, mücadele arkadaşları, değerli ağabeyi ve saygıdeğer eşi Hülya Karadeniz’in de katıldığı törende bir konuşma yapma onuru yaşamıştım. Anma törenine şair arkadaşım Ali Mustafa’yla katılmıştık. “Harun Karadeniz” başlıklı şiirimi paylaşıyorum. Sevgilerimiz onunladır.

HARUN KARADENİZ

-40. yıl buluşması-

karacaahmet

ünlü bir şarkıcının adı yazıyor kapıda: hamiyet yüceses

cumhuriyetin sesini demleyen sanatçı / 100. yılında

doğumunun.

kapıdan bakınca ilk mezar harun’un

“bir ağaç gibi tek ve hür” yaşıyor gömütünde.

bütün gömütlüğün nöbetini tutuyor hemen girişte

kırk yıl olmuş uzun yolculuğuna çıkalı

daha dündü uğurlanışı osmanağa’dan

bir insan selini andıran yüzbinlerin yumruğu bulutlarda

bir başka yolculuk yazdıramazdı “sesleniş”i uğur’a.

onca insan harun’un sevgisiyle yıkanan sesini

koydu bir dostunun yüreğinin yanına

kimse sormadı nerede olduğunu mezarının

çünkü harun sırasını bekliyordu konuşmacılara

teşekkür için

yakada fotoğraf değil ten kafesinde güldü sevenlerinin.

sözü hülya karadeniz aldı birden:

alucra / armutlu’dan itü’ye gidenin

harun olmasaydı adı

kuşkusuz einstein olurdu.

anlatılan destanıydı 68’li sosyalistin

öğrenci önderi / yazan düşünen

eylemin en önünde yürüyen.

kızı gülçin

adını taşıyor savunmanının

esmer gülüşü dudaklarından yüzüne yayılıyor

sanki harun’dur kürsüde

bir eylemi değerlendirmenin erincinde.

konuşuyor dünün gencecik eylemcileri anılara yaslanarak

kimi zap boylarına gidiyor azgın suya gem vurmaya

kimi üniversite kürsülerinden işgallere

hapishanelerin karanlık koğuşları anılmıyor

yer verilmiyor sorgulara

gerze tütün mitinginden / istinye’nin grev çadırlarından

binlerce ağızdan fırlayan çığlık

kırk yıl sonra takılıyor sesimize:

6. filo defol.

ne güzel çocuklardı onlar

çoğu yetmişini geride bırakmış şimdilerde

kiminin bir yanı uçuruma akar / yüreği kabarmada

zamanı durduran yaşamı giyinmiş gençlerle

harun da çıkıp geliyor upuzun boyuyla.

harun karadeniz

durbaş’ın ve kurdakul’un şiirlerinden

ter olup damlıyor

günyol ölümünün ardından

ne güzel başlık koymuştu yazısına:

harunlar tükenmez.

kırkıncı yılda

yüreğin kurulu saatiyle uyandı sevenleri

hepsinin elinde sevgiden bir çelenk

bir diğerinin ayak ucuna bırakılan

kimilerinin sözleri uğultuya dönüşürken

birer damla boşandı gözlerden

karacaahmet’te

kocaman selvilerin gözeten serinliğinde

savaşımdan gelen kırk yıllık yoksunluğumuz

bir ses olarak bırakıldı evrene

hepimiz harun’uz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.